- Best for Britain raporu, İngiltere’nin tek bir parlamento dönemi içinde AB’ye yeniden katılabileceğini savundu.
- Finlandiya’nın üç yıldan kısa sürede tamamlanan üyelik süreci örnek gösterildi.
- Profesör Sir John Curtice’e göre İngiltere’de AB’ye yeniden katılım desteği yüzde 61’e ulaştı.
- Üyeliğin yeniden sağlanması için müzakerelerin yanı sıra AB üyelerinin oybirliğiyle onayı ve ulusal onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Avrupa yanlısı kampanya grubu Best for Britain tarafından hazırlanan yeni bir rapor, İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne yeniden katılım sürecinin tek bir parlamento dönemi içinde tamamlanabileceğini öne sürdü. Raporda, Finlandiya’nın üyelik süreci emsal gösterilerek mevcut uyum düzeyi ve güçlü siyasi iradenin müzakereleri hızlandırabileceği ifade edildi.
İngiltere’nin AB’ye dönüşünün mümkün olabilmesi için hem Londra’da hem de Birlik üyesi ülkelerde siyasi iradenin güçlü olması gerektiği vurgulandı.
Finlandiya örneği yeniden gündemde
Raporda, Finlandiya’nın 1990’ların ortasında üç yıldan kısa sürede Avrupa Birliği’ne katılması örnek gösterildi. Araştırmacılar, İngiltere’nin geçmişte Birlik üyesi olması ve AB mevzuatıyla önemli ölçüde uyumlu bir düzenleyici çerçeveye sahip bulunmasının yeniden katılım sürecini hızlandırabileceğini savundu.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın geçen ay İşçi Partisi’nin yıllık konferansında yaptığı açıklamalar da raporun gündeme gelmesinde etkili oldu. Burnham, ülkesini AB’ye daha da yakınlaştırabilecek seçeneklerin değerlendirileceğini belirtirken, Birliğe yeniden katılımın İşçi Partisi’nin bir sonraki seçim manifestosunda yer alabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Burnham’ın açıklaması, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in de aralarında bulunduğu bazı Avrupalı liderler tarafından memnuniyetle karşılandı.
AB’ye yeniden katılım desteği yüzde 61’e ulaştı
Anket uzmanı Profesör Sir John Curtice, Avrupa Birliği’ne yeniden katılım desteğinin yüzde 61’e yükseldiğini ve bu oranın Brexit referandumundan bu yana kaydedilen en yüksek seviye olduğunu belirtti.
Yeniden katılım sürecinin tamamlanabilmesi için İngiltere’nin AB ile bir dizi müzakere yürütmesi gerekiyor. Varılacak anlaşmanın ardından üyeliğin Birlik üyesi ülkeler tarafından oybirliğiyle onaylanması ve ulusal parlamentolarda gerekli onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Raporda, İngiltere’nin Hindistan ile yürüttüğü ticaret müzakerelerinin üç yıldan fazla, toplam 40 ay sürmesi de sürecin zaman çizelgesine ilişkin karşılaştırma olarak kullanıldı.
Euro ve Schengen üyeliği tartışma konusu olabilir
Raporda, İngiltere’nin yeniden katılım sürecinde karşılaşabileceği olası engellerin aşılabileceği savunuldu. İsveç ve Danimarka gibi AB üyelerinin ortak para birimi Euro’yu kullanmaması, İngiltere’nin de Euro’ya katılım konusunda farklı bir düzenlemeyle ilerleyebileceği görüşüne dayanak olarak gösterildi.
Pasaportsuz seyahat imkânı sağlayan Schengen bölgesine katılım konusu da olası müzakere başlıkları arasında değerlendirildi.
Raporu yöneten eski İngiltere ticaret bakanlığı yetkilisi Oliver Nicholls, İngiltere’nin geçmişteki üyeliği, mevcut mevzuat uyumu ve Avrupa Birliği değerleriyle ilişkisi nedeniyle farklı bir konumda bulunduğunu belirtti. Nicholls, gerekli siyasi iradenin oluşması halinde İngiltere’nin tek bir parlamento dönemi içinde yeniden müzakere masasına dönebileceğini savundu.
Avrupa Parlamentosu’ndan da destek geldi
İngiltere-Avrupa Birliği Parlamenter Ortaklık Asamblesi Başkanı ve Avrupa Parlamentosu Üyesi Sandro Gozi de rapordaki değerlendirmelere destek verdi. Gozi, İngiltere’nin eski bir üye olması ve düzenleyici çerçevenin önemli bölümünün hâlihazırda mevcut bulunması nedeniyle yeniden katılım sürecinin tek bir parlamento dönemi içinde tamamlanmasının önünde ciddi bir engel görmediğini ifade etti.
Eski Avrupa Komisyonu yetkilisi Sir Jonathan Faull ise raporu Brexit tartışmasına ölçülü ve faydalı bir katkı olarak değerlendirdi. Faull, İngiltere’nin onlarca yıllık üyelik geçmişinin yeniden katılım görüşmelerinde ülkeye farklı bir konum sağlayabileceğini belirterek, takvimin her iki taraftaki siyasi iradenin açıklığına ve sürekliliğine bağlı olacağını kaydetti.