- İsrail güvenlik kabinesi, Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye girişini onayladı.
- Ben-Gvir, Hamas'ın yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak karara karşı çıktı.
- Dışişleri Bakanı Gideon Saar, planın uluslararası nitelikte olduğunu belirterek sürecin sabote edilmemesi gerektiğini söyledi.
- Gücün, Gazze'nin güneyindeki Refah yakınlarında karargâh kurmasının önü açıldı.
İsrail basınında yer alan haberlere göre güvenlik kabinesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı kapsamında oluşturulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye girişini onayladı. Karar, kabinede yapılan oylamada kabul edilirken, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir "hayır" oyu kullandı.
Ben-Gvir'den sert itiraz
Yedioth Ahronoth gazetesine göre Ben-Gvir, Hamas'ın Gazze'yi silahsızlandırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini öne sürerek, "Bu nedenle biz de bunu yapmakla mükellef değiliz. Gazze'deki çözüm, göçü teşvik etmektir." ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise Ben-Gvir'e, "Bu uluslararası bir plan. Belki başarılı olamayız ama en azından onu sabote eden biz olmamalıyız." sözleriyle karşılık verdi.
Refah'ta karargâh kurulabilecek
İsrail devlet televizyonunun haberine göre kabinenin kararı, Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'nin güneyindeki Refah kenti yakınlarında karargâh kurmasına da yeşil ışık anlamına geliyor.
Trump'ın Gazze planı
Beyaz Saray'ın 16 Ocak'ta onayladığını açıkladığı Gazze Planı kapsamında Barış Konseyi, Gazze Yürütme Konseyi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (Teknokrat Hükümet) ve Uluslararası İstikrar Gücü olmak üzere çeşitli geçiş dönemi yönetim yapıları oluşturuldu.
Plan kapsamında Barış Konseyi'nin ilk toplantısı 19 Şubat'ta Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlığında gerçekleştirildi. Gazze'deki saldırıları sona erdirmeyi hedefleyen 20 maddelik planın ikinci aşaması kapsamında hayata geçirilen girişim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 17 Kasım 2025 tarihli 2803 sayılı kararıyla da desteklenmişti.
Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze'nin yeniden inşasının yaklaşık 70 milyar dolara mal olacağı tahmin edilirken, bölgedeki çatışmalarda 70 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 170 binden fazla kişi yaralandı ve sivil altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip oldu.