gdh digital

İstanbul kedileri artık kentin sanat hafızasında

Hollandalı fotoğrafçı Marcel Heijnen, İstanbul’un sokaklarında özgürce dolaşan kedileri belgeleyerek kentin bu ikonik sakinlerine olan toplumsal bağlılığı gözler önüne seriyor.

Yazan: Nihan Miray Yirmibeş

· Güncellendi: · 2 dk okuma

İstanbul kedileri artık kentin sanat hafızasında

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

İstanbul’un tarihi sokakları, pazarları ve avluları, kedilerle iç içe geçmiş bir yaşam sunuyor. Kediler bu şehirde yalnızca bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda toplum tarafından korunuyor ve kabul görüyor.

Türkiye'de zaman zaman hayvanlara yönelik olumsuz haberler gündeme gelse de, özellikle İstanbul'da kedilerin korunması ve bakımı konusunda toplumsal bir dayanışma göze çarpıyor.

Bu durum, sokak köpeklerinin hâlâ çözüm bekleyen sorunlarıyla karşılaştırıldığında daha umut verici bir tablo sunuyor.

Fotoğrafçı Heijnen’in ilhamı Hong Kong’daki kedilerden geliyor

Marcel Heijnen’in kedilerle olan görsel yolculuğu Hong Kong’da başladı. Buradaki “Shop Cats” serisiyle şehirde insanların ve hayvanların bir arada yaşama biçimlerini belgeledi.

Çin'deki deneyimlerinden sonra sıradaki durak doğal olarak İstanbul oldu. Heijnen’in İstanbul’a ilk gelişi 2023 yılına denk geliyor ve yanında getirdiği kamerasıyla sokak kedilerini fotoğraflamaya başlıyor.

Sanatçı, ilk ziyaretinde kedilerin şehir dokusuna nasıl doğal bir şekilde entegre olduğunu gözlemliyor.
Cafelerde uyuyan, pazarların arasında koşan, tarihi yapıların üzerinde güneşlenen kedilerin varlığı onu derinden etkiliyor.

İstanbul kedileri şehirle bütünleşmiş bir yaşam biçimini simgeliyor

Heijnen, “Bu kediler ne tam anlamıyla evcil ne de sokak hayvanı; toplumun ortak ilgisiyle beslenen bir hibrit formdalar,” diyor.

Sanatçı, “Baharat pazarını yöneten turuncu bir tekirden cami basamaklarını mesken tutmuş üç renkli bir kediye kadar, İstanbul’da kediler hem Osmanlı ihtişamı hem de mütevazı arka sokaklarda özgürce dolaşıyor,” ifadelerini kullanıyor.

İstanbul halkının kedilere yemek verdiğini, barınaklar inşa ettiğini ve onlara büyük bir sevgiyle yaklaştığını vurguluyor.

Kediler sadece şehirde değil, insanların kalbinde de yer edinmiş

Heijnen, Avrupa’nın bazı şehirlerinde kedilerin insanlardan uzaklaştığını söylerken, İstanbul’da bunun tam tersinin yaşandığını belirtiyor.

Röportajında İstanbul’un kedilerle kurduğu bağa dair şunları söylüyor: “İstanbul’da 3 dakikadan uzun süre kedi görmeden yürüyemezsiniz. İnsanlar onları tanıyor, isimlerini biliyor, hasta olduklarında tedavilerini üstleniyor.”

Bu durumun resmi bir görev değil, şehir kültürünün bir parçası olduğunun altını çiziyor.

İstanbul kedileri artık şehrin DNA’sının bir parçası

“İstanbul denince artık kediler akla geliyor,” diyen Heijnen, bu varlığın metrodan camiye kadar her yerde hissedildiğini belirtiyor.

Son olarak, “İstanbul’daki kediler çok bilinen bir gerçek.
Benim görevim bunu iyi ışıkla, güzel fotoğraflarla sanat haline getirmek ve Kedi Müzesi’nde sergileyerek daha da görünür kılmak,” diyerek kitabının yaratacağı farkındalığa olan inancını dile getiriyor.

Kaynaklar: Creative Boom · Euronews

Podcast

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

gdh gündem bülteni

Gündemin nabzını her sabah gelen kutunuzda yakalayın.

Türkiye ve dünyadan öne çıkan haberleri, arka plan analizleriyle birlikte doğrudan e-posta adresinize gönderiyoruz.

Ücretsiz · İstediğiniz an iptal

Gündem bültenine katılın

Kayıt ücretsiz; istediğin an abonelikten çıkabilirsin.

Tüm bültenleri gör

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim