- İsveç hükümeti, AB dışından gelen oturum izni sahiplerine ülkelerine dönmeleri halinde 350 bin İsveç kronuna kadar ödeme yapıyor. Bu miktar yaklaşık 37 bin dolara karşılık geliyor.
- Programın 2026 yılı bütçesi 1,3 milyar İsveç kronu olarak belirlendi ancak şu ana kadar yalnızca 171 kişi teşvikten yararlandı.
- Başbakan Ulf Kristersson hükümeti göçü azaltmayı öncelikleri arasına alırken, hükümeti parlamentoda destekleyen aşırı sağcı İsveç Demokratları uygulamanın daha da genişletilmesini istiyor.
- Muhalefet ve insan hakları çevreleri uygulamanın ayrıştırıcı olduğunu savunurken, uzmanlar düşük katılımın programın göçü azaltma konusunda etkisiz kaldığını gösterdiğini belirtiyor.
İsveç, son yıllarda Avrupa’nın göç politikası konusunda en belirgin dönüşümlerinden birini gerçekleştiriyor.
Sağ koalisyon hükümeti, 2026’nın başından itibaren Avrupa Birliği dışından gelen ve İsveç’te oturum iznine sahip kişilere ülkelerine gönüllü olarak dönmeleri karşılığında 350 bin İsveç kronuna kadar ödeme yapmaya başladı. Bu miktar güncel kurla yaklaşık 37 bin dolara denk geliyor.
Hükümet programı “yeniden göç” politikası olarak tanımlıyor. Başbakan Ulf Kristersson, yeniden göçün hükümetinin gündeminde önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor.
Programın yıllık bütçesi ise 1,3 milyar İsveç kronu olarak açıklandı.
Başvuranların sayısı beklentilerin çok altında
Ancak hükümetin sunduğu yüksek miktardaki mali teşvike rağmen uygulamaya ilgi oldukça sınırlı kaldı.
Reuters’ın aktardığı resmi verilere göre, 2026 yılında şimdiye kadar yalnızca 171 kişi ülkeden ayrılmak için mali teşvikten yararlandı.
Bu durum, programın İsveç’teki göçmen nüfusunun büyüklüğüyle kıyaslandığında oldukça sınırlı bir etki yarattığına işaret ediyor.
Göç politikaları üzerine çalışan Mixed Migration Centre yöneticisi Bram Frouws ise bu tür programların gönüllü göçü önemli ölçüde artırdığına ilişkin kanıt bulunmadığını söyledi.
Frouws’a göre programın asıl amacı, göç konusunda hükümetin “sert” bir politika izlediği mesajını vermek olabilir.
İsveç Demokratları daha fazlasını istiyor
Hükümeti parlamentoda destekleyen aşırı sağcı İsveç Demokratları, programın kapsamının genişletilmesini savunuyor.
Parti, İsveç vatandaşlığını almış kişilerin de vatandaşlıklarından vazgeçmeleri halinde mali teşvikten yararlanabilmesini istiyor.
Partinin göç politikaları sözcüsü Ludvig Aspling, asıl büyük potansiyelin İsveç vatandaşlığına geçmiş ancak ekonomik ve sosyal olarak ülkede zorlanan kişiler arasında bulunduğunu savundu.
Parti ayrıca temmuz ayında toplu taşıma araçlarında Somali kökenli göçmenleri hedef alan “Mogadişu’yu özlediniz mi?” ifadelerinin yer aldığı reklamlar yayınladı. Reklamlarda göçmenlere ülkelerine dönmeleri halinde hükümetin sunduğu mali teşvik hatırlatıldı.
Hükümet göç politikasını genel olarak sertleştiriyor
İsveç’in göç politikasındaki değişiklik yalnızca gönüllü dönüş ödemeleriyle sınırlı değil.
Hükümet, göçmenlere yönelik diğer kuralları da sıkılaştırıyor. Kalıcı oturum izinlerinin kaldırılması ve göçmenlerin üç yıl sonra yeniden oturum başvurusu yapmasının öngörülmesi bu adımlar arasında bulunuyor.
Ağustos ayında ise İsveç’te vatandaşlık başvurularında ilk kez zorunlu vatandaşlık testleri uygulanmaya başlandı. Testlerde adayların ülkenin tarihi, kültürü ve siyasi sistemi hakkında bilgi sahibi olup olmadığı değerlendiriliyor.
İsveç Göç Bakanı Johan Forssell, vatandaşlığın yalnızca haklar değil, aynı zamanda sorumluluklar da getirdiğini savunuyor.
Göçmenler ülkede kalmak istiyor
Reuters’ın Stockholm’de görüştüğü göçmenlerin büyük bölümü hükümetin sunduğu paraya rağmen İsveç’ten ayrılmak istemediğini söyledi.
Sudan, Afganistan, Ukrayna ve Çin gibi farklı ülkelerden gelen göçmenler, İsveç’te özgürlük, güvenlik ve çalışma imkanlarına sahip olduklarını belirterek ülkelerine dönmeyi düşünmediklerini ifade etti.
Stockholm Camisi imamı Mahmoud Khalfi ise hükümetin politikalarının özellikle Müslüman toplumda endişe yarattığını savundu.
Khalfi, uygulamanın göç sorunlarını çözmek yerine ülkede kalmak isteyen göçmenler açısından daha fazla baskı ve belirsizlik oluşturduğunu söyledi.
Seçim öncesi göç politikası öne çıktı
İsveç’te uygulama, 13 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde siyasi tartışmaların merkezindeki konulardan biri haline geldi.
Ülkede yaklaşık 10,6 milyon kişi yaşıyor ve yaklaşık 2 milyon kişi yurtdışında doğmuş durumda. Son kamuoyu yoklamalarında hükümet blokuyla Sosyal Demokratlar ve merkez sol muhalefetin desteğinin birbirine oldukça yakın olduğu görülüyor.
İsveç’in göç politikasındaki sertleşme Avrupa genelindeki eğilimle de paralellik gösteriyor. Almanya, Avusturya, Yunanistan, Danimarka ve Hollanda da düzensiz göçmenlerin Avrupa Birliği dışındaki ülkelere gönderilmesine yönelik “dönüş merkezleri” oluşturmak için anlaşmalar arıyor.
İsveç’in uygulaması ise göçmenlerin gönüllü olarak ayrılmasını doğrudan mali teşvikle desteklemesi nedeniyle Avrupa’daki benzer politikalar arasında dikkat çekiyor.