- KDC’deki Ebola salgınında 3 bin 7 kişi hayatını kaybetti, doğrulanmış vaka sayısı ise 6 bin 186’ya ulaştı; vaka-ölüm oranı yaklaşık yüzde 48,6 olarak hesaplanıyor.
- DSÖ Genel Direktörü Tedros, salgının kayıtlara geçen en büyük ikinci ve şimdiye kadar görülen en hızlı yayılan Ebola salgını olduğunu açıkladı.
- Salgın 6 eyalette yaklaşık 60 sağlık bölgesine yayıldı; vakaların yüzde 85’i, ölümlerin yüzde 88’i Ituri eyaletinde görülüyor.
- Salgına yol açan Bundibugyo virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya özel tedavi bulunmuyor; iki aday aşının güvenlik çalışmaları sürerken mevcut Ervebo aşısı cephedeki sağlık çalışanlarına uygulanıyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde aylardır devam eden Ebola salgını hızla büyüyor.
KDC sağlık makamlarının 31 Ağustos tarihli verilerine göre ülkede 6 bin 186 doğrulanmış vaka ve 3 bin 7 ölüm kayda geçti. Salgında yaklaşık 1.409 kişinin iyileştiği, 830 kişinin ise izolasyon veya Ebola tedavi merkezlerinde bulunduğu bildirildi. Vaka-ölüm oranı yüzde 48,6 seviyesinde.
Bu rakamlar, mevcut salgını KDC tarihindeki en ölümcül Ebola salgını haline getiriyor.
DSÖ: “Şimdiye kadar gördüğümüz en hızlı yayılan salgın”
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının hızına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.
Tedros, KDC’deki salgının “kayıtlara geçen en büyük ikinci ve şimdiye kadar gördüğümüz en hızlı yayılan salgın” olduğunu söyledi. Salgının geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirten Tedros, özellikle Ituri eyaletinin salgının merkez üssü olmaya devam ettiğini açıkladı.
Ituri'nin toplam vakaların yaklaşık yüzde 85’ini, ölümlerin ise yüzde 88’ini oluşturduğu bildiriliyor.
Altı eyalete yayıldı
Salgın ilk olarak KDC'nin kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde ortaya çıktı.
DSÖ'nün daha önceki raporlarında salgının temmuz sonunda beş eyalette 49 sağlık bölgesine yayıldığı belirtilmişti. Ağustos sonu itibarıyla ise salgının 6 eyalette yaklaşık 60 sağlık bölgesini etkilediği bildirildi.
Salgının yayılmasında bölgedeki çatışmalar, nüfus hareketliliği, sağlık altyapısının zayıflığı ve hastaların erken tespit edilememesi önemli sorunlar oluşturuyor.
Bilinmeyen bulaşma zincirleri
DSÖ'nün en büyük endişelerinden biri, hastaların önemli bölümünün bilinen temaslılar üzerinden takip edilememesi.
Tedros, ölümlerin çoğunun Ebola tedavi merkezleri dışında gerçekleştiğini belirterek bunun salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını söyledi.
Tedros'a göre birçok ölüm, daha önce bilinen temaslılar listesinde yer almayan kişiler arasında meydana geliyor. Bu durum, henüz tespit edilmemiş bulaşma zincirlerinin bulunduğuna işaret ediyor.
DSÖ Genel Direktörü, bütün bulaşma zincirleri bulunup kırılmadığı sürece salgının devam edeceği uyarısında bulundu.
Salgının yüzde 60'ı tedavi merkezleri dışında gerçekleşen ölümlerle bağlantılı
Reuters'ın aktardığı resmi verilere göre Ebola kaynaklı ölümlerin yaklaşık yüzde 60'ı tedavi merkezlerinin dışında gerçekleşiyor. Bu durum, hastaların sağlık sistemine ulaşmadan hayatını kaybettiğini ve virüsün toplum içinde daha uzun süre fark edilmeden dolaşabildiğini gösteriyor.
Ebola hastalarının güvenli şekilde defnedilmemesi de bulaşma riskini artıran faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle sağlık ekipleri yalnızca hastaları tedavi etmeye değil, hastalarla temas eden kişileri belirlemeye ve cenazelerin güvenli biçimde gerçekleştirilmesini sağlamaya da çalışıyor.
Salgına Bundibugyo virüsü neden oluyor?
Mevcut salgının arkasındaki virüs, Ebola virüsünün daha az görülen türlerinden biri olan Bundibugyo.
Bu tür, 2007-2008 yıllarında Uganda'da büyük bir salgına neden olmuştu. Ancak günümüzde KDC'de görülen salgının boyutu, bu virüse yönelik mevcut tıbbi imkanların yetersizliği konusunda ciddi endişe yaratıyor.
En önemli sorunlardan biri ise Bundibugyo virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya özel tedavinin bulunmaması.
Mevcut Ebola aşısı tam koruma sağlamayabilir
Önceki büyük Ebola salgınlarında kullanılan Ervebo adlı aşı, virüsün Zaire türüne karşı onaylanmış durumda.
Ancak mevcut salgına yol açan Bundibugyo türüne karşı Ervebo'nun ne ölçüde koruma sağladığı kesin olarak bilinmiyor.
Bu nedenle DSÖ, KDC'deki ön saflarda görev yapan sağlık çalışanlarına Ervebo aşısı uygulamaya başladı. Aynı zamanda Bundibugyo'ya özel yeni aşı adaylarının geliştirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.
Tedros, İngiltere ve Kanada'da iki yeni aşı adayı için güvenlik çalışmalarının yürütüldüğünü ve KDC'de ekim veya kasım aylarında etkinlik çalışmalarına başlanmasının planlandığını açıkladı.
Salgın ocak ayından beri fark edilmeden yayılmış olabilir
KDC hükümeti salgını resmi olarak Mayıs 2026'da ilan etti.
Ancak Reuters'ın aktardığı değerlendirmelere göre virüsün bölgede daha erken bir tarihte, hatta ocak ayında dolaşıma girmiş olabileceği düşünülüyor. Bu ihtimal, salgının neden kısa sürede bu kadar geniş bir alana yayıldığına ilişkin önemli ipuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
DSÖ'nün 1 Ağustos tarihli raporunda ise 30 Temmuz itibarıyla 3 bin 605 doğrulanmış vaka ve 1.587 ölüm bildirilmişti. O tarihte salgın beş eyalette 49 sağlık bölgesine yayılmıştı.
Bir ay içinde vaka ve ölüm sayılarındaki hızlı artış, salgının büyüme hızına ilişkin endişeleri daha da artırdı.
Afrika'da sağlık sistemi üzerindeki baskı büyüyor
Ebola salgını, çatışmaların ve yoksulluğun zaten ağır yük oluşturduğu KDC'nin doğu ve kuzeydoğusundaki sağlık sistemini daha da zorluyor.
Bölgedeki silahlı çatışmalar ve yerinden edilmeler, sağlık ekiplerinin bazı bölgelere ulaşmasını güçleştiriyor. Sağlık çalışanlarının ücret ve çalışma koşullarıyla ilgili sorunlar yaşaması da müdahale kapasitesini etkiliyor.
Ayrıca toplumdaki güvensizlik ve Ebola müdahale ekiplerine yönelik saldırılar, hastaların sağlık merkezlerine başvurmasını ve temaslıların belirlenmesini zorlaştırıyor.
Okullar yeniden açıldı, ailelerde Ebola endişesi
Salgının merkez üssü Ituri'de okulların yeniden açılması da tartışma yarattı.
Yetkililer, eğitimden uzun süre uzak kalmanın yaratacağı sorunlar nedeniyle okulların yüz yüze eğitime başlamasına karar verdi. Ancak bölgede 1.000'den fazla okulun yüksek riskli bölgelerde bulunduğu bildiriliyor.
Okullarda el yıkama noktaları, dezenfektan ve temas gerektirmeyen ateş ölçerler gibi önlemler uygulanıyor. Buna rağmen bazı veliler çocuklarını okula göndermek konusunda endişeli.
2014-2016 Batı Afrika salgınına yaklaşabilir
DSÖ ve diğer sağlık kuruluşları, mevcut salgının büyüklüğünün geçmiş Ebola salgınlarıyla karşılaştırılmasının önemine dikkat çekiyor.
2014-2016 yıllarında Batı Afrika'da Gine, Liberya ve Sierra Leone'yi etkileyen salgında 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Bu, şimdiye kadar kaydedilen en ölümcül Ebola salgını olarak biliniyor.
KDC'deki mevcut salgının ölü sayısı henüz bu seviyenin altında olsa da vaka sayısındaki hızlı artış ve virüsün yeni bölgelere yayılması nedeniyle sağlık kuruluşları salgının daha da büyüyebileceği konusunda uyarıyor.
DSÖ: “Her bulaşma zinciri kırılmalı”
DSÖ, KDC hükümeti, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) ve uluslararası yardım kuruluşlarıyla birlikte müdahale çalışmalarını sürdürüyor.
DSÖ, bölgeye 330 tondan fazla acil yardım malzemesi ve 300'den fazla uzman gönderildiğini açıkladı. Ancak salgının kontrol altına alınabilmesi için yalnızca tedavi merkezlerinin kapasitesinin artırılması yeterli görülmüyor.
Temaslıların tespit edilmesi, erken tanı, güvenli cenaze uygulamaları, sağlık çalışanlarının korunması ve toplumun salgınla mücadeleye katılımının sağlanması kritik önem taşıyor.
KDC'deki salgının önümüzdeki haftalarda hangi hızla yayılacağı, özellikle bilinmeyen bulaşma zincirlerinin ne ölçüde tespit edilip kırılabileceğine bağlı olacak.