• BIST 10014.588,83+0,09%
  • USD/TRY48,25+0,18%
  • EUR/TRY56,09−0,21%
  • Gram Altın7.081,51−0,62%
  • Brent Petrol87,54−0,86%
  • Bitcoin/TRY3.792.716,00−1,42%
GDH Digital

Kılıçdaroğlu'ndan Selahattin Demirtaş mesajı: Boşu boşuna hapisteler

Yazan: Kübra Karasu

· 4 dk okuma

Kılıçdaroğlu'ndan Selahattin Demirtaş mesajı: Boşu boşuna hapisteler
  • Dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine değinen Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş'ın o dönem "Kaldırılsın" yönündeki çağrısını hatırlattı.
  • Demirtaş ile en son yaklaşık bir buçuk yıl önce görüştüğünü belirtti.
  • Özgür Özel'e yönelik olası bölünme iddiaları üzerinden "Paralel yapı olmaz" uyarısında bulunuldu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 canlı yayınında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kamuoyunda tartışılan dokunulmazlıkların kaldırılması konusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin durumu üzerinden hukuki süreçlere yönelik eleştirilerini sıraladı.

“Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ederim”

Kılıçdaroğlu, CHP'nin de oylarıyla dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine değinerek, Selahattin Demirtaş'ın o dönemki "Kaldırılsın" açıklamasını hatırlattı.

Dokunulmazlığı kaldırılan bir insanın tutuklanmasının yanlış olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, yargılamanın mutlaka tutuksuz yapılması gerektiğinin altını çizdi. Kendi kurultaylarında da dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde kararları olduğunu sözlerine ekledi.

Kılıçdaroğlu, “Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala bir siyasi davadır. Bunlarda bir yolsuzluk ya da buna benzer bir iddia söz konusu değil. Düşüncelerinden ötürü bu insanlar hapisteler. Bunlar boşu boşuna hapiste yatıyorlar, benim şahsi kanaatim.” ifadelerini kullandı.

Demirtaş ile en son yaklaşık bir buçuk yıl önce yarım saatlik bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu buluşmada Türkiye'nin sorunlarını ve bölgedeki gelişmeleri konuştuklarını aktardı.

Milletvekili olması halinde kendi dokunulmazlığının da kaldırılmasını isteyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sürece ilişkin, "Fırsat olduğunda yine ziyaret ederim Demirtaş'ı." ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'e ‘paralel yapı’ uyarısı

Parti içindeki bölünme iddialarına değinen Kılıçdaroğlu, 100 yıllık bir parti olan CHP'de bu tür itiraz kültürlerinin olağan olduğunu belirtti.

"Mutlak butlan" kararı sonrası Özgür Özel'e çağrı yapan Kılıçdaroğlu, "Özgür Özel gitmesin, gerekirse parti içinde mücadele etsin ama paralel yapı olmaz." dedi. Hem grup başkanı olup hem de ayrı parti için çalışılamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, konuya dair arkadaşlarını da uyaracağını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, yeni kurultay süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

  • Yargıtay'daki başvurular geri çekilirse mahallelerden başlanarak seçimler en kısa sürede tamamlanacak.
  • Mahkeme kararı gereği, kurultayın eski ve iradesi sakatlanan üyelerle yapılamayacağı net bir şekilde ifade ediliyor.
  • İstanbul'a atanan çağrı heyetinin 45 günü geçmesine rağmen seçimi yapmadığı hatırlatılarak, CHP'nin seçimlere girmesini engelleyecek hiçbir gücün olmadığı vurgulandı.

Mutlak butlan kararı ve parti yönetiminin durumu

38'nci Kurultay için verilen davanın kendisi tarafından değil, iradelerinin satın alındığını belirten CHP'li delegeler tarafından açıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla sadece kendisinin değil, eski Parti Meclisi'nin (PM) de yönetime geri geldiğini hatırlattı.

100 yıllık partiyi kayyuma bırakmamak için bu sorumluluğu aldıklarını ve ‘kazık çakacak’ hallerinin olmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, partiyi kirlilikten arındırıp güvenli limana ulaştırdıktan sonra kurultayda aday gösterilirse bunu düşüneceğini aktardı.

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş açıklaması

Ekrem İmamoğlu'nun olası Cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarını yersiz bulan Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı adaylığı tartışmasını açmak kadar saçma bir şey yok." diyerek konunun yeri ve zamanı gelince belirleneceğini söyledi. Partinin politikasını belediye başkanlarının değil; kurultay, PM, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Genel Başkan'ın belirleyeceğinin altı çizildi.

Mansur Yavaş, Vahap Seçer ve Zeydan Karalar ile yüz yüze görüştüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın çalışkan ve hesap vermeye her an hazır bir isim olduğunu belirtti.

Özgür Özel'i daha önce arşiv raporlarına dayanarak dört belediye başkanı adayı konusunda uyardığını, o isimleri bir dahaki seçimde aday göstermemeyi planladıklarını ancak Özel'in bunu dinlemeyerek onları aday gösterdiğini sözlerine ekledi.

Çankaya Belediyesi hakkında neden konuşmadı?

Belediyelere yönelik hukuki süreçlere değinen Kılıçdaroğlu, bütün başkanların tutuksuz yargılanmasını savunduğunu belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının siyasi olmadığını ve dosyaların sıradan iddianameler içermediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu savcının iddianamesi. Bir de avukatın savunması olacak. Davanın sonucunu bekleyeceğiz." dedi.

Çankaya Belediyesi operasyonu hakkında ise önceden kuşkuları olduğunu ancak detaylı yorum yapmaktan kaçındığını belirtti.

Partinin ahlaki üstünlüğünün korunması gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bir il başkanının 40 gazete için milyonlarca lira para aktardığı gerekçesiyle görevden alındığını vurguladı.

Parti disiplinine sevklerin arınmanın ilk adımı olduğunu hatırlattı.

Cenazelerdeki çelenk krizi ve Haluk Levent açıklaması

Kadir İnanır ve Ahmet Telli'nin cenazelerinde yaşanan çelenk krizlerine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, bu durumun kendisini sevmeyenlerin intikam duygusundan kaynaklandığını ve Telli'nin ailesinin duruma çok üzüldüğünü belirtti.

Çelengini içeri almayanların ve kurultay tartışmaları sırasında Genel Merkez'i protesto edenlerin gerçek CHP'li değil, ağırlıklı olarak Türkiye İşçi Partili (TİP) marjinal gruplar olduğunu ifade etti.

Komedyen Deniz Göktaş olayına da değinen Kılıçdaroğlu, Göktaş hakkında soruşturma açıldığında ona sahip çıkılması gerektiğini düşündüğünü belirtti.

Siyasetçilere yönelik ağır eleştirilerin hoşgörüyle karşılanması gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, öte yandan AHBAP derneğine yönelik operasyona ve Haluk Levent'in gözaltına alınmasına çok şaşırdığını ifade etti.

“Türkiye hiçbir egemen gücün taşeronu olmayacak”

Siyasetteki 13 seçim kaybedildiği iddialarını reddeden Kılıçdaroğlu, bunların ikisinin referandum olduğunu, genel oyların ise yüzde 20'lerden yüzde 38'lere ulaştığını savundu.

CHP'nin artık inançlı kesim dâhil tüm toplumla ilişki kuran ve Türkiye'ye yön veren bir konumda olduğunu vurgulamak adına afişlerdeki "birinci parti" ibaresinin "kurucu parti" olarak değiştirildiğini söyledi.

"Stratejik özerklik" kavramına açıklık getiren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bağımsız bir ülke olarak hiçbir egemen gücün taşeronu olamayacağını belirtti. "Osmanlı coğrafyası" tanımının tarihi ve kültürel kader birliğine dayandığını, Rusya ve Çin gibi ülkelerle mutlaka anlaşma yapılması gerektiğini aktardı.

Ofisinin giderlerini nasıl karşılıyor?

Milletvekili seçildiği günden beri mal varlığını kendi sitesinde yayımladığını ve 27,5 yıllık bürokratik hayatında hiçbir şaibeye karışmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ofis finansmanı tartışmalarına noktayı koydu.

Korumaların yemek ve araç giderleri konusundaki detayları şu şekilde açıkladı:

  • Devletin sağladığı korumaların yemek ve araç masraflarının Genel Merkez tarafından bir süre sonra kesildiği belirtildi.
  • Korumaların yemek giderlerinin, karşıdaki lokantayla anlaşılarak gelen faturalar üzerinden bir iş insanı tarafından ödendiği açıklandı.
  • İhtiyaç duyulan araç tahsislerinin ise Kılıçdaroğlu'nun kendi arkadaşları tarafından gönüllü olarak sağlandığı ifade edildi.

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim