- Gök cisminin büyüklüğünün 0,5 ila 1,5 metre arasında olduğu tahmin ediliyor.
- Cismin 6 Eylül saat 19.14’te Avustralya’nın kuzeybatısı açıklarında atmosfere girmesi bekleniyordu.
- NASA, cismin atmosferde parçalanacağını ve Dünya için tehdit oluşturmadığını bildirdi.
- Olay, NASA açısından daha büyük gök cisimlerinin erken tespiti ve gezegen savunma sistemlerinin geliştirilmesi için önemli bir gözlem fırsatı olarak değerlendiriliyor.
ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Dünya’ya yaklaşan küçük bir gök cismiyle ilgili yeni bilgi paylaştı.
NASA Space Alerts hesabından yapılan açıklamaya göre cismin çapının yaklaşık 50 santimetre ile 1,5 metre arasında olduğu tahmin ediliyor. Cismin Avustralya’nın hemen kuzeybatısında Dünya atmosferine girmesi ve burada parçalanması öngörülüyor.
NASA, olayın herhangi bir tehlike oluşturmadığını özellikle vurguladı.
Kritik saat belli oldu
NASA'nın hesaplamalarına göre gök cisminin atmosfere giriş zamanı ABD Doğu Yaz Saati ile 12.14 olarak belirlendi. Bu, Türkiye saatiyle 19.14'e denk geliyor.
Cismin atmosferle karşılaşmasının ardından büyük ölçüde parçalanması beklenirken, olayın yeryüzünde önemli bir etki oluşturmasının öngörülmediği belirtildi.
Neden takip ediliyor?
Her ne kadar söz konusu gök cismi Dünya için tehdit oluşturmasa da NASA açısından bu tür olayların önceden tespit edilmesi önem taşıyor.
Küçük asteroit ve diğer doğal gök cisimlerinin Dünya'ya yaklaşırken tespit edilmesi, bilim insanlarının yörünge hesaplama ve erken uyarı sistemlerini geliştirmesine yardımcı oluyor.
NASA, bu tür olayların daha büyük ve potansiyel olarak tehlikeli gök cisimlerinin tespit edilmesi için kullanılan sistemlerin sınanmasına da katkı sağladığını belirtiyor.
Gezegen savunması için test niteliğinde
NASA'nın gezegen savunma çalışmaları, Dünya'ya yaklaşabilecek asteroit ve kuyruklu yıldızların belirlenmesini, yörüngelerinin hesaplanmasını ve olası çarpışma risklerinin değerlendirilmesini kapsıyor.
Küçük gök cisimlerinin atmosfere girmesi olağan bir kozmik olay. Bunların önemli bir bölümü atmosferde yanarak veya parçalanarak yok oluyor. Daha büyük cisimlerde ise yeryüzüne ulaşabilecek parçalar ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle NASA'nın 6 Eylül için yaptığı duyuru, yaklaşan büyük bir çarpışma alarmından ziyade başarılı bir erken tespit ve takip örneği olarak değerlendiriliyor.