- Eski eşi Neslihan Acar'a şiddet uyguladığı yönündeki iddiaları reddeden Levent İnanır, darp olayını kendisinin gerçekleştirmediğini savundu.
- Ailesine şiddet görüntüleri ve tehdit mesajları atıldığını belirten Acar, yaşananların şahitleri olduğunu söyleyerek İnanır'ın açıklamalarını yalanladı.
- Kadir İnanır'ın vasiyet süreciyle tırmanan gerilimde taraflar, konunun hukuki boyuta taşınacağını bildirdi.
Levent İnanır ile eski eşi Neslihan Acar arasında geçmişte yaşandığı belirtilen şiddet olayı yeniden gündeme taşındı. Acar’a ait olduğu belirtilen darp görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gözler Levent İnanır’a çevrildi. Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından İnanır, hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Eski eşine yönelik şiddeti kendisinin uygulamadığını savunan İnanır, olayda başka bir kişinin bulunduğunu öne sürdü.
Levent İnanır: “O şiddeti kesinlikle ben uygulamadım”
Hakkındaki şiddet iddiasını kesin bir dille reddeden Levent İnanır, olayın failinin kimliğini açıklamayacağını belirtti.
İnanır açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle, eski eşime yönelik şiddet uyguladığım yönündeki iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum. Söz konusu şiddeti ben uygulamadım. Uygulayan kişiyi ne yazık ki burada sizlere açıklamak beni de yaralar ve üzer, bu yüzden o hiç istenmeyecek şiddeti uygulayan kişiyi burada açıklamayacağım. Ama şunu tekrarlamak isterim o şiddeti kesinlikle ben uygulamadım."
İnanır ayrıca Neslihan Acar’ın ilerleyen süreçte kendi iradesiyle açıklama yapmak istemesi halinde bunun tamamen kendisinin vereceği bir karar olduğunu ifade etti.
Neslihan Acar’dan sosyal medyada karşı açıklama
Levent İnanır’ın açıklamasının ardından Neslihan Acar da sosyal medya hesabından yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Acar, açıklamasında olayın yalnızca tarafların birbirini suçladığı bir süreç olmadığını savunarak yaşananlara tanıklık eden ortak dostlar, akrabalar, arkadaşlar ve çevredeki kişilerin bulunduğunu belirtti.
Acar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Tüm bunlara ilaveten, aileme gönderilen fotoğrafın ve beraberindeki tehdit içerikli mesajın kamuoyunun gündemine gelmesinin sorumluluğu bana ait değildir. Elbette herkes her şeyi inkâr da edebilir, kabul de edebilir. Peki hâlâ hayatta olan, yaşananların şahidi ortak dostları, akrabaları, arkadaşları, konu komşuyu ne yapacağız? Bu fotoğraf nedeniyle ailemin ve benim yaşadığımız duyguyu ancak yaşayan tarif edebilir."
Acar, yaşananların ardından kendisinin ve ailesinin zor bir süreç geçirdiğini belirterek açıklamalarının tehdit veya baskıyla yönlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
"Ben, bizi utandırmak isteyen birinin elinden o kozu aldım. Bunu yaşayan binlerce kadın olduğunu biliyorum; siz de biliyorsunuz."
Acar: “Bu konuyu buraya taşıyan taraf ben olmadım”
Neslihan Acar, son günlerde yaşanan tartışmanın kamuoyu önünde devam etmesini istemediğini de belirtti. Ailesinin yaşadığı sürece dikkat çeken Acar, özellikle annesine gönderildiğini belirttiği mesajın kendisini etkilediğini söyledi.
"Şu birkaç günlük süreci sağlıklı yönetemememin sebebi, 77 yaşındaki anneme gönderilen mesajla kontrolümü kaybetmemdir. Savunduğum tüm değerlere, aileme, gerçekte konuşulması gereken gündeme ve Kadir İnanır'ın anısına gölge düşürmemek adına ailevi sorunlarımızı kamuoyu önünde yaşamamayı tercih ediyorum. Bu konuyu buraya taşıyan taraf ben olmadım."
Acar ayrıca özgür iradesiyle yaptığı açıklamalara tehdit veya baskıyla müdahale edilmemesi gerektiğini ifade etti.
"Hiç kimsenin özgür irademle yaptığım açıklamalara tehdit veya baskı yoluyla müdahale etme hakkı yoktur."
Tartışma Kadir İnanır'ın vasiyet süreciyle başladı
İki isim arasındaki tartışmanın yeniden gündeme gelmesinde Kadir İnanır hakkında yapılan açıklamalar da etkili oldu. Levent İnanır, eski eşine yönelik şiddet iddiasını reddetmesinin yanı sıra “İnanır” soyadı ve dayısının sağlık süreci hakkında da açıklama yaptı.
Ancak tarafların son açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, geçmişte yaşandığı belirtilen darp olayı oldu. Levent İnanır, açıklamasının sonunda konunun hukuki boyutuna da dikkat çekti.
"Önümüzde hukuki bir süreç bulunmaktadır. Bu sürecin herkes açısından hakkaniyetli, sağduyulu ve adil şekilde ilerlemesini diliyorum.
Hakkımda geçmişte yapılan ve gelecekte yapılabilecek açıklamalar ve iddialarla ilgili tüm hukuki haklarım saklıdır."