- Rami Ben Hamo, Kudüs Bölge İş Mahkemesi'nde Başbakanlık Ofisi aleyhine 450 bin şekel tazminat talebiyle dava açtı.
- Ben Hamo, Sara Netanyahu'nun kendisine “geri kalmış Faslı” anlamına gelen ifadeyle hakaret ettiğini ve sözlerin birden fazla kez tekrarlandığını öne sürdü.
- Eski çalışan, Netanyahu'nun ayakkabılarının tabanlarını ıslak mendillerle temizlemek de dahil olmak üzere kişisel işlerini yaptırdığını iddia etti.
- Netanyahu'nun temsilcileri suçlamaları “sahte haber” olarak nitelendirerek davayı, Netanyahu ailesine yönelik siyasi bir kampanyanın parçası olmakla suçladı. İddialar henüz mahkeme tarafından karara bağlanmış değil.
İsrail Başbakanlık Ofisi'nde ve resmi başbakanlık konutunda çalışan Rami Ben Hamo, Sara Netanyahu hakkında kapsamlı suçlamalar içeren bir dava açtı.
Ben Hamo, Mart 2023-Aralık 2025 döneminde resmi konutta çalıştığını ve bu süreçte Netanyahu'nun eşi tarafından günlük bağırma, hakaret ve aşağılamaya maruz kaldığını öne sürdü. Davada 450 bin şekel, yani yaklaşık 112 bin sterlin tazminat talep ediliyor.
Davada, çalışma saatlerinin de olağan sınırların çok üzerine çıktığı iddia edildi. Ben Hamo, ayda 60 ila 80 saat fazla mesai yaptığını ve bazen sabah başlayan mesaisinin gece yarısından sonrasına kadar sürdüğünü belirtti.
“Geri kalmış Faslı” suçlaması
Davanın en dikkat çekici iddiası, Sara Netanyahu'nun Ben Hamo'nun Fas kökenine yönelik sözleri.
Ben Hamo, plastik poşetlerin nasıl katlanacağı konusunda yaşanan bir tartışma sırasında Netanyahu'nun kendisine “geri kalmış Faslı” dediğini öne sürdü.
Eski çalışan, bu sözlerin kendisini özellikle incittiğini ve ifadenin birden fazla kez kullanıldığını iddia etti. Davaya göre Netanyahu ayrıca, “Sana nasıl çalışılacağını öğrettiğim için bana maaş ödemelisin” şeklinde sözler sarf etti.
Ben Hamo, bazı olayların ardından ağladığını ve Netanyahu'dan kendisine yönelik bu tutumu durdurmasını istediğini de ileri sürdü.
“Ayakkabı tabanlarını temizliyordum”
Eski çalışanın iddiaları yalnızca sözlü hakaretlerle sınırlı değil.
Ben Hamo, Sara Netanyahu'nun kişisel çantasını ve ayakkabılarının tabanlarını ıslak mendillerle temizlemesini istediğini öne sürdü.
Ayrıca temizlik sırasında herhangi bir ayrıntının gözden kaçırılması halinde kendisine bağırıldığını ve hakaret edildiğini iddia etti.
İddialara göre Netanyahu, temizlik işlerinin istenilen şekilde yapılmaması halinde “Nasıl temizleyeceğini bilmiyorsun” gibi ifadeler kullanıyordu.
Kalp rahatsızlığı sonrasında da çalıştığını öne sürdü
Davada en dikkat çekici bölümlerden biri ise Ben Hamo'nun sağlık sorunlarıyla ilgili.
Ben Hamo, Şubat 2025'te çalışma sırasında göğüs ağrısı yaşadığını, hastaneye kaldırıldığını ve kalp rahatsızlığı nedeniyle kateterizasyon işlemi geçirdiğini belirtti.
Ancak iddiasına göre sağlık sorunlarının ardından çalışma koşulları düzelmek yerine daha da ağırlaştı.
Netanyahu'nun kendisine “Sen körsün”, “Yeri yıkamayı bilmiyorsun” ve “Hiçbir şey temiz değil” gibi ifadeler kullandığını öne sürdü.
Ben Hamo ayrıca Netanyahu'nun kendisine “Yerine başka birini bulsunlar” anlamına gelen sözler söylediğini iddia etti.
Başbakanlık Ofisi'nden yardım istediğini söyledi
Ben Hamo, Netanyahu'nun resmi konutunda çalışmaya devam etmek istemediğini ve amirlerinden başka bir göreve geçirilmesini istediğini belirtti.
Ancak davaya göre kendisine, yerine başka çalışan bulunamadığı ve bir süre daha dayanması gerektiği söylendi.
Eski çalışan, bu süreçte çalışma koşullarının fiziksel ve psikolojik durumunu ciddi biçimde etkilediğini savundu.
Tartışmalı “Tanrı beni bu işten kurtarsın” olayı
Dava dosyasında yer alan bir başka olay ise Ben Hamo'nun işten ayrılma sürecine ilişkin.
Ben Hamo, bir tartışmanın ardından aslında “Tanrı beni artık bu işten kurtarsın” anlamına gelen bir ifade kullandığını söylüyor.
Ancak iddiasına göre Sara Netanyahu bunu, “Tanrı onu artık ortadan kaldırsın” şeklinde anladı ve konuyu Binyamin Netanyahu'ya aktardı.
Başbakanın eve gelmesinin ardından Ben Hamo'nun konuttan ayrılmasının istendiği öne sürüldü.
Netanyahu cephesi: “Sahte haber”
Sara Netanyahu cephesi ise suçlamaları kesin biçimde reddediyor.
Netanyahu'nun temsilcileri iddiaları “sahte haber” olarak nitelendirirken, davayı ve konuyla ilgili medya haberlerini Netanyahu ailesine yönelik siyasi bir “cadı avının” parçası olarak değerlendirdi.
Açıklamada, özellikle seçim dönemlerinde Netanyahu ailesine yönelik benzer iddiaların yeniden gündeme getirildiği savunuldu.
Likud da Sara Netanyahu'nun Fas kökenine ilişkin hakaret ettiği iddiasını reddederek, kendisine atfedilen sözleri “yalan” olarak nitelendirdi.
İlk dava değil
Ben Hamo'nun davası, Sara Netanyahu'nun çalışma koşulları nedeniyle gündeme geldiği ilk hukuki süreç değil.
Jerusalem Post'un aktardığına göre daha önce Başbakanlık Ofisi çalışanlarından bir başka kişi de Netanyahu'nun tutumuyla ilgili dava açmış ve taraflar arasında anlaşmaya varılmasının ardından çalışana on binlerce şekel tazminat ödenmişti.
Bu davada da Netanyahu'nun çalışanı aşağıladığı ve kötü muamelede bulunduğu yönünde iddialar yer almıştı.
İddialar henüz kanıtlanmış değil
Ben Hamo'nun açtığı dava şu aşamada iddialardan oluşuyor. Mahkeme henüz suçlamalar hakkında nihai bir karar vermiş değil.
Dolayısıyla “geri kalmış Faslı” ifadesinin gerçekten kullanılıp kullanılmadığı, çalışma koşullarının hukuka aykırı olup olmadığı ve tazminat talebinin kabul edilip edilmeyeceği yargı sürecinin sonucunda netleşecek.
Dava, buna rağmen Netanyahu ailesinin son yıllarda başbakanlık konutundaki çalışanlarla ilişkileri konusunda gündeme gelen tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.