- Navi Pillay, ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırımlarını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
- ABD, mahkemenin faaliyetlerini hedef alan yaptırımlar açıkladı.
- UCM, Kasım 2024'te Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.
Pillay: Bu durum kabul edilemez
Norveç'in başkenti Oslo'daki Nobel Barış Merkezi'nde düzenlenen etkinliğe video konferansla katılan Pillay, Lahey merkezli UCM başta olmak üzere uluslararası mahkemelerin geleceğine ilişkin ciddi gerilim ve endişe yaşandığını söyledi.
ABD'nin, mahkemenin aldığı yargı kararları nedeniyle yaptırım uygulamasını eleştiren Pillay, bu durumun daha önce görülmemiş ve kabul edilemez olduğunu ifade etti. Pillay ayrıca, UCM'de çalışan yüzlerce kişinin kendilerini tehdit altında hissettiğine dikkati çekti.
ABD'den UCM'ye yaptırım kararı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington yönetiminin UCM'ye yönelik yaptırım kararını açıklarken mahkemenin Amerikalıları yargılamasına izin vermeyeceklerini belirtti. Rubio, mahkemenin faaliyetlerini sona erdirmemesi halinde ABD'nin mahkemeyi ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atacağını söyledi.
ABD ile UCM arasındaki gerilimin temelinde, mahkemenin Kasım 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emirleri de bulunuyor. Washington yönetimi bu kararlara karşı çıkmıştı.
ABD, daha önce de UCM Başkanı Tomoko Akane'nin aralarında bulunduğu bazı yargıç ve savcılara yaptırım uygulamıştı. Son kararla birlikte yaptırımlar mahkemenin kendisini de hedef aldı.
Pillay 2026 Nobel Barış Ödülü'nü kazandı
Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay, uluslararası ceza adaleti ve hukukun üstünlüğünün korunmasına yönelik çalışmaları nedeniyle 2026 Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.
2008-2014 yıllarında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev yapan Pillay, ayrıca işgal altındaki Filistin topraklarına ilişkin BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonuna başkanlık etti. Komisyon, Gazze'de yaşananlara ilişkin raporunda İsrail'in soykırım işlediği sonucuna varmış, İsrail ise bu değerlendirmeyi reddetmişti.
Pillay'ın ödüle layık görülmesi ve ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırım kararı, uluslararası ceza adaleti ve mahkemelerin bağımsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.