- ADL, Navi Pillay’ın Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesini eleştirerek kararı antisiyonizmin ödüllendirilmesi olarak nitelendirdi.
- UN Watch Başkanı Hillel Neuer, Pillay’ın geçmişini ve başkanlığını yaptığı BM komisyonunu hedef aldı.
- Dünya Yahudi Kongresi ve Simon Wiesenthal Merkezi temsilcileri, ödül kararının güvenilirliğe zarar verdiğini savundu.
- Wall Street Journal’ın yayın kurulu da Pillay’ın İsrail’e yönelik tutumunu ve Gazze’de soykırım tespit eden BM komisyonunun raporunu eleştirdi.
İsrail yanlısı lobi kuruluşları ve bazı medya organları, Gazze’de soykırım işlendiği sonucuna varan BM komisyonuna başkanlık yapan Navi Pillay’ın Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasına tepki gösterdi.
ABD’nin önde gelen İsrail yanlısı lobi kuruluşlarından İftira ve İnkarla Mücadele Birliği (Anti-Defamation League-ADL), Pillay’ın ödüle layık görülmesinin ardından yaptığı açıklamada, Nobel Komitesi’ni eleştirdi.
Açıklamada, “Nobel Komitesi, Navi Pillay’a Barış Ödülü’nü vererek, Yahudileri ve İsraillileri şeytanlaştırmayı meşrulaştırma ve antisiyonizmi savunma konusundaki geçmişini ödüllendirmiştir.” ifadeleri kullanıldı.
Pillay’ın İsrail’e yönelik soykırım suçlamalarının kanıtsız olduğu ileri sürülen açıklamada, Pillay’ın BM bünyesinde antisiyonizm ve antisemitizmi yaymaya çalıştığı iddia edildi.
ADL, Nobel Komitesi’nin “antisemitik söylemlere defalarca arka çıkan” bir kişiyi ödüllendirdiğini savunarak, “Bu barış değildir. Bu, nefretin normalleştirilmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
UN Watch da ödül kararını kınadı
BM’nin faaliyetlerini izleyen ve İsrail yanlısı tutumuyla bilinen UN Watch adlı sivil toplum kuruluşu da Pillay’a Nobel Barış Ödülü verilmesini kınadı.
UN Watch Başkanı Hillel Neuer, yaptığı açıklamada, “Nobel Komitesi’nin Navi Pillay’ı onurlandırmış olması bizi şok etti. Antisemitizm konusundaki endişe verici sicili ve kötü şöhretli bir BM komisyonuna başkanlık ederken sergilediği ağır etik ihlalleri, onu böyle bir ödüle layık olmaktan tamamen mahrum bırakmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Nobel Barış Ödülü’nün güvenilirliğini hedef aldılar
İsrail’in kuruluşunu destekleyen kuruluşlar arasında yer alan New York merkezli Dünya Yahudi Kongresi’nin Başkanı Ronald Steven Lauder de ödül kararına tepki gösterdi.
Lauder, açıklamasında, “Navi Pillay bir diplomat değildir ve kesinlikle bir barış elçisi de değildir. Norveç Nobel Komitesi’nin ona Barış Ödülü’nü verme kararı, antisemitizme karşı çıkan ve dünyanın her yerinde Yahudi yaşamını savunanlar için şok edici bir hakarettir.” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamada, Yahudi topluluklarının Pillay’ın faaliyetlerinden rahatsızlık duyduğu öne sürülerek kararın Nobel Barış Ödülü’nün güvenilirliğine zarar verdiği savunuldu.
Simon Wiesenthal Merkezi Başkanı Jim Berk de yaptığı açıklamada, “2026 Nobel Barış Ödülü’nün Navi Pillay’a verilmesi kararı, adaleti korumakla görevli kurumlar için endişe verici bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
Kanada merkezli Abraham Küresel Barış Girişimi Başkanı Avi Abraham Benlolo da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında ödül kararına tepki gösterdi. Benlolo, Nobel Komitesi’ne kararı gözden geçirme çağrısında bulundu.
Wall Street Journal da Pillay’ı hedef aldı
Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin yayın kurulu tarafından kaleme alınan “İsrail’den Nefret Etmeye Nobel Ödülü” başlıklı yazıda da Pillay eleştirildi.
Yazıda, Pillay “uluslararası hukuku çarpıtmakla” suçlanırken kariyerinin İsrail karşıtı bir tutumla şekillendiği ileri sürüldü. Nobel Komitesi’nin ödül kararına tepki gösterilen yazıda, Pillay’ın başkanlığını yaptığı BM komisyonunun 2025’te İsrail’in Gazze’de soykırım işlediği sonucuna vardığı rapor da hedef alındı.
Raporda soykırıma ilişkin kanıt sunulmadığı iddia edilen yazıda, Nobel Komitesi’nin ödülü Pillay’a vererek kendi itibarını zedelediği savunuldu.