Son 20 yılda Çin, otomobil parçaları endüstrisinde küresel bir lider olma yolundaydı. Büyümesi ise Avrupalı ve Amerikalı otomobil üreticileri tarafından desteklenmişti.
Ancak endüstri yöneticileri ve tedarik zinciri uzmanlarına göre, uluslararası otomobil grupları şimdi Çin'in tedarik ağına güvenmiyor.
Ford'da üst düzey bir yönetici olan Ted Cannis, "[sektör genelinde] lojistik operasyonların geniş çaplı yeniden düşünülmesi gerek" "Tedarik zinciri önümüzdeki on yılın odak noktası olacak." dedi.
Bu duruma iki gelişme neden oldu. Birincisi, Çin'in fabrikaları kısa sürede kapatmaya zorlayan sıfır Covid-19 politikasının neden olduğu belirsizlik. Pandemi uzun sürdükçe belirsizliklerde çoğaldı.
İkincisi ise Çin'in uluslararası arenadaki Rusya'ya benzer şekilde güvenilir gözükmeyen imajı.
Çoğu uluslararası grubun büyüklüğü nedeniyle Çin pazarını tamamen terk etmesi pek olası olmasa da, ülkede dünya çapındaki fabrikalara ürün akışının zamanla azalması bekleniyor.
Sonuç olarak, yabancı üreticiler, yalnızca ülke içinde kullanılmak üzere Çin'de parça ve araba üretmeyi hedefliyor.
Bu, ülke içindeki kendi fabrikaları için güvenli bir yerel tedarik zincirini korurken, denizaşırı satılan mallar için Çinli fabrikalara olan güvenlerini azaltıyor.
Bu nedenle de Avrupalı tedarikçiler ürün tedariki sağlayabileceği yeni pazarlar arıyor. Alman Die Welt gazetesine konuşan P World Yarımca'nın CEO'su Kris Adams'a göre Türkiye genç ve iyi eğitimli bir nüfusa sahip olması ve altyapısı sağlamlığı nedeniyle tedarik zincirinde ve yatırımında önemli bir potansiyele sahip.