• BIST 10014.467,25+0,51%
  • USD/TRY48,54−0,01%
  • EUR/TRY56,29−0,18%
  • Gram Altın6.787,49+0,74%
  • Brent Petrol101,76−4,20%
  • Bitcoin/TRY3.757.550,00+0,29%
GDH Digital

“Pala Dayı” ve kardeşleri atalarından kalan yayla geleneğini sürdürüyor

Yazan: Nihan Miray Yirmibeş

Afyonkarahisar’ın Dipsiz Yaylası’nda yaşayan “Pala Dayı” lakaplı İsmail Dadak ve kardeşleri, geleneksel Yörük yaşamını sürdürüyor. Koyunculuk yapan kardeşler, atalarından kalan tohumlarla ürün yetiştiriyor ve kültürlerini yeni kuşaklara aktarıyor.

Beş kardeş yayla geleneğini sürdürüyor

Beş kardeşin en büyüğü olan İsmail Dadak, çevresinde “Pala Dayı” olarak tanınıyor. Dadak, kardeşleriyle birlikte atalarından öğrendikleri yaşam biçimini sürdürüyor.

İsmail ve İlyas Dadak günün tamamını yaylada geçiriyor. Diğer üç kardeş de şehirdeki işlerini tamamladıktan sonra akşamları yaylaya geliyor.

Yazları Dipsiz Yaylası’na çıkıyorlar

Dadak kardeşler yaz aylarını aileleriyle birlikte Dipsiz Yaylası’nda geçiriyor. Yaklaşık 200 dekarlık bölgede doğayla iç içe yaşıyorlar.

Yüksek rakımdaki yaşam, kardeşlerin günlük düzenini mevsim şartlarına göre şekillendiriyor. Şehir yerine yaylayı tercih eden aile, burada daha özgür ve doğal bir yaşam sürdüğünü belirtiyor.

Sofralarını kendi ürettikleriyle kuruyorlar

Kardeşler gün boyunca koyunlarını otlatıyor ve sürünün bakımını yapıyor. Aynı zamanda yayladaki toprakları ekip biçerek çeşitli ürünler yetiştiriyorlar.

Ürettikleri gıdaları aile sofralarına taşıyorlar. Böylece hayvancılık ile tarımsal üretimi bir arada sürdüren bir yaşam kuruyorlar.

Atalarının toprağında üretim yapıyorlar

İsmail Dadak, yaşadıkları arazinin ataları tarafından geçmişte öküzlerle işlendiğini anlatıyor. Toprakların zaman içinde kardeşler arasında bölündüğünü belirtiyor.

Aile, atalarından kalan arazileri yaşam alanı olarak kullanmaya devam ediyor. Dedelerinden miras kalan tohumlarla üretim yaparak hayatlarını sürdürüyorlar.

Zorlu şartlara rağmen üretimden vazgeçmiyorlar

Yayladaki yaşam, hava koşulları nedeniyle zaman zaman zorlaşıyor. Mayıs ayında yağan kar, ailenin koyunları için kurduğu çadırın yıkılmasına neden oldu.

Dadak kardeşler yaşadıkları güçlüklere rağmen koyunculuğu bırakmayı düşünmüyor. Küçük üreticilerin katkısıyla şehirlerde yaşayan insanlara fayda sağladıklarına inanıyorlar.

Kıyafetleri Yörük kültürünün izlerini taşıyor

Kardeşler uzun saçları ve pala bıyıklarıyla çevrelerinde kolayca fark ediliyor. Günlük işlerinde sade kıyafetler kullanırken sosyal yaşamlarında özgün bir tarz benimsiyorlar.

Bol paçalı pantolon, geniş yakalı gömlek ve ceketten oluşan takım elbiseler giyiyorlar. Yöresel oyun havaları eşliğinde oynadıkları oyunlar da yaşattıkları geleneklerin bir parçasını oluşturuyor.

Yaşamlarını sosyal medyada paylaşıyorlar

Dadak kardeşler yayladaki günlük hayatlarını sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaşıyor. Koyunların bakımı, üretim süreçleri ve aile içindeki dayanışmaları ilgi görüyor.

Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından ziyaretçiler aileyi görmek için yaylaya geliyor. Bazı konuklar, kardeşlerin yaşamında 50 yıl önce geride bıraktıkları kendi geçmişlerini gördüklerini söylüyor.

Kültürlerini yeni kuşaklara aktarıyorlar

İlyas Dadak, saçlarının Oğuzlardan, bıyıklarının ise Göktürklerden geldiğini ifade ediyor. Aile, çocuklarına ve yeğenlerine atalarının isimlerini vererek onları eski örf ve âdetlerle yetiştiriyor.

Yörük yaşamının dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını belirten Dadak, kültürlerini korumak için bu zorluklara katlandıklarını söylüyor. Şehir hayatının kendilerine uygun olmadığını düşünen kardeşler, yaşamlarını yaylada sürdürmek istiyor.

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim