- Peru’da cumhurbaşkanlığı seçimini Keiko Fujimori kazandı.
- Fujimori, oyların yüzde 50,135’ini alarak rakibini yaklaşık 50 bin oy farkla geride bıraktı.
- Seçimde artan suç oranları ve siyasi istikrarsızlık belirleyici oldu.
- Sonuç, Latin Amerika’daki sağ siyasal hareketlerin güç kazandığı yeni bir döneme işaret ediyor.
Peru Seçim Komisyonu, 7 Haziran’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların tamamının sayıldığını açıkladı.
Nihai sonuçlara göre muhafazakâr sağın adayı Keiko Fujimori oyların yüzde 50,135’ini alarak 9 milyon 223 bin 396 oya ulaştı.
Sol görüşlü rakibi Roberto Sanchez ise yüzde 49,865 oy oranıyla 9 milyon 173 bin 755 oy aldı.
İki aday arasındaki yaklaşık 50 bin oy farkı, son yıllarda Latin Amerika’da görülen en çekişmeli seçim yarışlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Peru Ulusal Seçim Jürisi’nin seçim sonucunu 3 Temmuz’da resmen ilan etmesi bekleniyor.
Fujimori’den ilk mesaj
Sonuçların açıklanmasının ardından Fujimori, sosyal medya platformu X üzerinden destekçilerine seslendi:
“Perulular için düzen ve umut yoluna her geçen gün biraz daha yaklaşıyoruz”
51 yaşındaki siyasetçi, daha önce üç kez kaybettiği cumhurbaşkanlığı yarışını dördüncü denemesinde kazanmayı başardı.
Suç oranları seçimin kaderini belirledi
Seçim kampanyasının en belirleyici konusu, Peru’da hızla yükselen suç oranları oldu.
Haraç çeteleri, organize suç ağları ve kiralık cinayetlerdeki artış, seçmen davranışını doğrudan etkiledi.
Peru son 10 yılda sekiz farklı cumhurbaşkanı gördü ve siyasi istikrarsızlık toplumda ciddi bir güven krizine yol açtı.
Bu ortamda Fujimori, suçla mücadelede sert güvenlik politikaları uygulama sözü verdi.
Babasının mirası hem avantaj hem yük
Keiko Fujimori, Peru’nun eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı. Alberto Fujimori, 1990’larda Maoist gerillalara karşı yürüttüğü sert operasyonlar ve hiperenflasyonu kontrol altına alması nedeniyle geniş destek kazanmıştı.
Ancak daha sonra yolsuzluk ve insanlığa karşı suçlardan hüküm giymesi, soyadını tartışmalı hale getirdi.
Keiko Fujimori de kampanyasında bu mirası dikkatli şekilde kullandı. Babasıyla özdeşleşen “güçlü devlet” imajını korurken, daha uzlaşmacı bir siyasi profil sergilemeye çalıştı.
Sanchez sonuçlara itiraz edebilir
Rakibi Roberto Sanchez, seçim sürecinde özellikle yurt dışı oylarının sayımında usulsüzlük yaşandığını iddia etmişti.
Sanchez daha önce, tartışmalı bir sonuç çıkması halinde Fujimori liderliğindeki hükümeti tanımayabileceğini söylemişti.
Henüz seçim sonucuna ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Bu durum, ülkede seçim sonrası siyasi gerilimin devam edebileceğine işaret ediyor.
Latin Amerika’da sağ dalga güçleniyor
Fujimori’nin zaferi, Latin Amerika’daki siyasi yönelim açısından da dikkat çekici görülüyor.
Son yıllarda bölgenin birçok ülkesinde güvenlik, göç, enflasyon ve organize suç gibi başlıklar üzerinden sağ siyaset güç kazandı.
Peru’daki sonuç da bu eğilimin yeni halkası olarak yorumlanıyor.
Analistler, Fujimori yönetiminin başarısının yalnızca ekonomi değil, suçla mücadelede göstereceği performansa bağlı olacağını belirtiyor.