İddiaya göre bu izler, Gize Piramitleri'nin geçmişte büyük bir selin veya yükselen suların etkisi altında kaldığının kanıtı.
Hatta bazı paylaşımlarda piramitlerin çevresinin bir zamanlar deniz veya büyük bir su kütlesiyle kaplı olduğu ve dalgaların piramidin taşlarını aşındırdığı ileri sürülüyor.
Peki bu doğru mu?
Piramitte gerçekten “alttan oyulmuş” taşlar var
İddianın çıkış noktalarından biri tamamen hayal ürünü değil.
2025 yılında Acta Carsologica dergisinde yayımlanan ve doğrudan Keops Piramidi'nin taşlarındaki aşınmayı inceleyen bilimsel araştırma, piramidin açıkta kalan yumuşak karbonat kayaçlarında dikkat çekici aşınma biçimleri bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar bazı taş blokların dış bölümlerinin gerçekten alttan oyularak çıkıntılı bir görünüm kazandığını belirtiyor.
Fakat bunun açıklaması çok farklı.
Yağmur, sızan su, rüzgâr ve çöl koşulları
Araştırmaya göre piramidin taşlarının üst kısımlarında, zaman zaman yağan yağmur ve yüzeyden sızan suyun etkisiyle kireçtaşının çözünmesi ve yeniden kristalleşmesi gerçekleşiyor.
Bunun sonucunda taşın üzerinde koruyucu bir kabuk meydana geliyor.
Alt bölümlerde ise yüzey daha açık durumda kaldığından rüzgâr erozyonu, oyukların ve kanalların oluşmasında daha belirgin rol oynuyor.
Yani bugün gördüğümüz yüzey biçimleri tek bir büyük felaketin değil; yağmur, sızan su, çözünme, yeniden kristalleşme ve rüzgâr gibi süreçlerin binlerce yıllık ortak etkisinin sonucu olabiliyor.
Piramit bugün orijinal yüzeyini de göstermiyor
Burada gözden kaçan çok önemli başka bir ayrıntı var.
Keops Piramidi tamamlandığında bugün gördüğümüz basamaklı ve kaba taş yüzeyine sahip değildi.
Piramit, Tura'dan getirilen ince beyaz kireçtaşı kaplama bloklarıyla tamamen örtülüydü ve dış yüzeyi düzgün, parlak bir görünüm taşıyordu.
Bugün bu dış kaplamanın çok büyük bölümü kayıp. National Museums Scotland'a göre 19. yüzyıla gelindiğinde kaplama taşlarının çoğu zaten sökülmüş ve başka yapılarda kullanılmıştı.
Dolayısıyla bugün gördüğümüz aşınmış taş yüzeylerini doğrudan piramidin MÖ 3. binyıldaki dış cephesi gibi değerlendirmek de yanıltıcı.
Peki “dalga erozyonu” nereden çıktı?
Burada Büyük Piramit ile Gize Sfenksi hakkındaki başka bir tartışmanın birbirine karıştırılması ihtimali de bulunuyor.
Sfenks ve çevresindeki kayalarda gerçekten uzun yıllardır bir “su erozyonu hipotezi” tartışılıyor.
Bu görüşün savunucuları, Sfenks çevresindeki bazı aşınmaların yoğun yağışlarla açıklanabileceğini ve dolayısıyla Sfenks'in kabul edilen tarihten çok daha eski olabileceğini ileri sürüyor.
Ancak bu görüş ana akım arkeoloji ve Mısırbilim tarafından kabul edilmiş değil; aşınmanın tarihlendirilmesi ve nedenleri konusunda farklı jeolojik açıklamalar bulunuyor.
Üstelik burada söz konusu olan iddia deniz dalgaları değil, esas olarak yağış ve suyun kireçtaşı üzerindeki etkisi.
Gize'nin sular altında kaldığını gösteriyor mu?
Şu anki bilimsel verilerle:
Hayır.
Büyük Piramit'in taşlarında suyun rol oynadığı kimyasal ve fiziksel aşınmalar bulunması, piramidin bir zamanlar büyük bir selin veya denizin altında kaldığını göstermiyor.
Gize'deki anıtların taşlarında yağmur, yeraltı suyu, kapiler yükselme, tuzlanma, sıcaklık değişimleri, rüzgâr ve depremler gibi çok sayıda etkenin birlikte çalıştığı biliniyor. Gize piramitlerinin korunmasına ilişkin bilimsel çalışmalar da bozulmayı bu çoklu çevresel süreçlerle açıklıyor.
Dolayısıyla sosyal medyada dolaşan görseldeki “Parabolic Wave Erosion” çizgisini, tarih öncesi dalgaların Büyük Piramit'e vurduğunun kanıtı olarak sunmak bilimsel açıdan doğru değil.
Fakat fotoğrafın arkasındaki gerçek de yeterince ilginç:
4.500 yıldır Gize'de duran Büyük Piramit'in taşları gerçekten su, rüzgâr, sıcaklık ve çöl koşullarının ortak etkisiyle hâlâ değişmeye ve aşınmaya devam ediyor.
#gdhtarih