Günümüzde Aktau kenti yakınlarında bulunan Karakabak mezarlığındaki mezar 2019 yılında kazıldı. Arkeologlar Andrei Astafyev ve Evgeny Bogdanov tarafından incelenen buluntular, mezara defnedilen kadının dönemin seçkin tabakalarından birine mensup olabileceğini düşündürüyor.
Ayakkabıları altınla süslenmişti
Mezarın en dikkat çekici buluntuları kadının ayakkabılarındaki süslemeler oldu.
Ayakkabılarda kullanılan toka ve bağlantı parçalarının ince altın levhalarla kaplandığı belirlendi.
Ancak altın yalnızca ayakkabılarda kullanılmamıştı.
Kadının başlığı ve kemerinde de ayrıntılı süslemeler bulunması, cenazenin oldukça gösterişli bir kıyafetle gerçekleştirildiğini ortaya koydu.
Araştırmacılar bu nedenle mezarın sıradan bir kişiye değil, yüksek sosyal statüye sahip bir kadına ait olabileceğini değerlendiriyor.
Hun sonrası bozkır dünyasının izleri
Mezarda bulunan eserler, araştırmacılar tarafından MS 5. yüzyılın ikinci yarısı ile 6. yüzyılın ilk yarısı arasına tarihlendiriliyor.
Buluntular, Avrasya bozkırlarında Geç Hun ve Hun sonrası dönemle ilişkilendirilen ve literatürde “Shipovo ufku” olarak adlandırılan arkeolojik çevre içerisinde değerlendiriliyor.
Altın kaplamalı ahşap süslemelerde ise daha eski bozkır sanat geleneklerini hatırlatan unsurlar bulunuyor.
Bölgedeki başka mezarlardan çıkarılan bazı eserlerin benzer işçilik göstermesi de dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bunların aynı atölye veya hatta aynı ustanın elinden çıkmış olabileceği ihtimalini değerlendiriyor.
1500 yıl sonra ortaya çıkan zenginlik
Karakabak mezarı yalnızca altın eserleri nedeniyle önemli değil.
Buluntular, Kavimler Göçü sonrasındaki Hazar çevresinde yaşayan seçkinlerin giyim-kuşamı, sosyal statüsü ve bozkır sanat geleneklerinin devamlılığı hakkında da önemli ipuçları sunuyor.
Yaklaşık 1500 yıl önce ölen bir kadının cenazesi için hazırlanan gösterişli kıyafetin parçaları böylece yüzyıllar sonra yeniden gün yüzüne çıktı.