- İlk şiir kitabı “Duvar”ı 1948’de kendi imkânlarıyla yayımladı.
- Yeşilçam’da “Ali Kaptanoğlu” takma adıyla senaryolar yazdı.
- 10 Ekim 2005’te hayatını kaybeden İlhan, şiir, roman, gazetecilik ve sinema alanlarında eserler bıraktı.
Türk edebiyatında şair, romancı, denemeci ve eleştirmen kimlikleriyle yer edinen Attila İlhan’ın ölümünün üzerinden 21 yıl geçti. “Sisler Bulvarı”, “Yağmur Kaçağı”, “Ben Sana Mecburum” ve “Ayrılık Sevdaya Dahil” gibi kitapların yazarı, edebiyat çalışmalarını gazetecilik ve senaryo yazarlığıyla birlikte sürdürdü.
Edebiyata uzanan yol lise yıllarında şekillendi
15 Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğan İlhan, divan şiiriyle ilgilenen babasının etkisiyle küçük yaşta edebiyata yöneldi. İzmir Atatürk Lisesi’nde öğrenciyken, mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet’in şiirlerini göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Babasının yürüttüğü hukuk mücadelesinin ardından 1944’te öğrenimine devam etme hakkını kazandı.
Lise yıllarında “Cebbaroğlu Mehemmed” şiiriyle katıldığı yarışmada ikinci oldu. Aynı yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı birinciliği, Fazıl Hüsnü Dağlarca ise üçüncülüğü kazandı. 1946’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolan İlhan, eğitimini tamamlamadı; edebiyat ve gazeteciliğe yöneldi.
“Duvar”dan “Ben Sana Mecburum”a
İlk şiir kitabı “Duvar”ı 1948’de kendi imkânlarıyla yayımlayan İlhan, 1949’da Paris’e gitti. Sonraki yıllarda İstanbul, Paris ve İzmir arasında yaşadı. Fransa’da gözlemlediği toplumsal ve siyasal gelişmeler, eserlerine de yansıdı.
Şiirlerinde aşk, ayrılık ve yalnızlığı toplumsal meselelerle birlikte ele aldı. Halk şiiri ve divan edebiyatından yararlanırken modern şiirin anlatım olanaklarını da kullandı. Garip akımına eleştirel yaklaşan İlhan, “Mavi” dergisi çevresinde gelişen ve “Maviciler” olarak anılan edebî hareketin öne çıkan isimlerinden biri oldu.
Yeşilçam’daki adı: Ali Kaptanoğlu
1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmaya başlayan İlhan, ilerleyen yıllarda senaryo çalışmalarına ağırlık verdi. Sinema için yazdığı eserlerde “Ali Kaptanoğlu” takma adını kullandı.
“Yalnızlar Rıhtımı”, “Şoför Nebahat”, “Ateşten Damla”, “Devlerin Öfkesi” ve “Ver Elini İstanbul”, senaryosunu kaleme aldığı yapımlar arasında yer aldı. Lütfi Akad’ın yönettiği “Yalnızlar Rıhtımı”nda kardeşi Çolpan İlhan ile Sadri Alışık başrolleri paylaştı.
Romanlarında Türkiye’nin yakın tarihini anlattı
İlk romanı “Sokaktaki Adam” 1953’te yayımlanan İlhan, karakterlerinin kişisel hikâyelerini siyasal ve toplumsal değişimlerle birlikte işledi.
“Aynanın İçindekiler” roman dizisinde Türkiye’nin yakın tarihine odaklandı. “Bıçağın Ucu”, “Sırtlan Payı”, “Yaraya Tuz Basmak”, “Dersaadet’te Sabah Ezanları”, “O Karanlıkta Biz”, “Allah’ın Süngüleri-Reis Paşa” ve “Gazi Paşa” bu dizide yer aldı.
Gazeteciliğini de sürdüren yazar, Demokrat İzmir’de başyazarlık ve genel yayın yönetmenliği yaptı; Milliyet, Güneş ve Cumhuriyet’in de aralarında bulunduğu gazetelerde köşe yazıları kaleme aldı.
Eserleriyle yaşamayı sürdürüyor
“Tutaruklunun Günlüğü” değil, “Tutuklunun Günlüğü” adlı şiir kitabıyla Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü’nü, “Sırtlan Payı” romanıyla Yunus Nadi Roman Armağanı’nı kazanan İlhan, çeviri alanında da çalıştı. André Malraux ve Louis Aragon’un eserlerini Türkçeye kazandırdı.
10 Ekim 2005’te İstanbul’daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybeden yazar, Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi. Edebî mirasını yaşatmak amacıyla 2007’de kurulan Attila İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı, ödüller ve kültürel çalışmalarla faaliyetlerini sürdürüyor.