- İçişleri Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de işlenen kasten öldürme, yaralama ve gasp gibi silahlı suçların en az yüzde 75'inde ruhsatsız silahlar kullanılıyor.
- 2025 yılı boyunca düzenlenen operasyonlarda 110 binden fazla ruhsatsız silah ele geçirilirken, 120 bin kişi hakkında yasal işlem yapıldı.
- Kanunlarda yapılan son değişikliklerle ruhsatsız silah taşıyanlara verilen hapis cezasının alt sınırı iki yıla çıkarılarak tutuklu yargılamanın önü açıldı.
- Sosyal medya devlerinin yasaklarına rağmen satıcılar; Telegram, Facebook grupları ve "dark web" üzerinden anonim kimliklerle yasadışı silah ticaretini sürdürüyor.
İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de ateşli silahlarla gerçekleştirilen saldırıların büyük çoğunluğunda ruhsatsız silahlar kullanılırken, emniyetin üç yıldır sürdürdüğü yoğun operasyonlara rağmen bu silahların sosyal medya ve mesajlaşma platformları üzerindeki satışı engellenemiyor. Binlerce üyesi bulunan kamuya açık ya da kapalı gruplar üzerinden alıcı ve satıcılar "özelden" anlaşıp silahları "elden" teslim almaya devam ediyor.
Sosyal medya platformlarındaki yasaklar satışları durdurmaya yetmiyor
BBC Tükçe’nin haberine göre, Meta platformlarında silah, mühimmat veya patlayıcı madde satışını ya da kullanımını teşvik eden reklamlar tamamen yasaklanmış durumda bulunuyor. Şirket yetkilileri, gelen talepler üzerine yasadışı içerik barındıran Facebook gruplarını kapattıklarını belirtiyor.
Buna karşın Temmuz ayında ruhsatsız silah satışı yapılan yaklaşık 200 bin üyeli bir Facebook grubunun ve bazı Telegram kanallarının kapandığı tespit edildi. Ancak uzmanlar, kapatılan bu adreslerin yerine her an yenilerinin kolayca açılabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
Yapay zeka destekli önlemler ve dark web üzerinde tespit zorluğu
Marmara Üniversitesi'nden adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Alım satım işlemlerini gerçekleştirenlerin profilleri, sayfaları ya da kanalları kapatıldığında, farklı isimlerle bunları yeniden açmaları mümkün" diyerek platformların yetersizliğine değiniyor. Kırık ayrıca satıcıların IBAN kullanmak yerine nakit ya da kripto paraları tercih etmesi nedeniyle yasadışı faaliyetlerin takibinin son derece zor olduğunu ifade ediyor.
Telegram cephesinden yapılan açıklamada ise "Yasadışı silah satışları Telegram'ın hizmet şartları tarafından açıkça yasaklanmıştır ve bu tür içerikler tespit edildiğinde kaldırılır" denildi. Şirket, yapay zeka ve makine öğrenimi destekli moderatörlerin her gün milyonlarca zararlı içeriği proaktif olarak temizlediğini iddia ediyor.
Cezaların artırılması tutuklama kararlarını kolaylaştırıyor
Ruhsatsız silahlara yönelik artan tehdit sonrası 6136 sayılı kanunda yapılan değişiklikle ruhsatsız silah bulundurmanın cezası iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına yükseltildi. Yapılan bu yasal düzenlemeyi değerlendiren Dr. Özgür Aydın, "Tutuklama kararı alınabilecek bir suç tipi değildi. Artık alt sınırı iki yıl olduğu için, delilleri yok etme, kaçma şüphesi de varsa, ilgili kişi hakkında tutuklama tedbirine karar verilebilir hale geldi" şeklinde konuştu.
Ancak Dr. Aydın, infaz rejimindeki indirimlerin bir "cezasızlık algısı" yaratmaya devam ettiğini belirterek durumun ciddiyetini vurguluyor. Yeni kanunla birlikte artık 3D yazıcılarla üretilen silah parçaları ile kurusıkıdan gerçeğe dönüştürülen silahlar da aynı ağır cezai yaptırımlara tabi tutuluyor.
Şiddet kültürüne karşı topyekun mücadele çağrısı
Gençlerin sosyal medyadaki diziler ve filmler aracılığıyla şiddete özendiğini söyleyen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Gençler film, dizi ve medya içeriklerindeki ana karakterle özdeşleşiyorlar. 'Nereden alırım' düşüncesiyle sosyal medyada araştırma yapıyorlar, yasadışı örgütlerin pençesine düştükten sonra ister istemez suça karışıyorlar" uyarısını yaptı.
Çözümün sadece polisiye önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Dr. Özgür Aydın ise "Devletin en önemli görevi bütün şiddeti kontrol altına alması. Yani şiddetsiz bir ortamı sağlaması" diyerek kültürel bir mücadelenin önemine dikkat çekti. Aydın ayrıca devletin hem ruhsatsız silahla mücadele etmesi hem de ruhsatlı silah sahiplerinin topluma karşı sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirtti.