- Meta'nın ABD'de 16,7 milyar dolarlık uzlaşmaya varmasının ardından Almanya'da tüketici savunucuları, çocuklar için gece yasakları ve yaş doğrulama talebinde bulundu.
- Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını düzenleyecek çalışma kapsamında yaş doğrulama ve ebeveyn denetim sistemleri devreye alınacak.
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen ve ekim ayında çıkması planlanan yönetmelikle çocukların kişisel verileri ve güvenliği güvenceye alınacak.
Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta hakkında ABD’de çocukların ve gençlerin platformlarda aşırı zaman geçirmeye teşvik edildiği iddiasıyla açılan davada varılan 16,7 milyar dolarlık uzlaşma, sosyal medya şirketlerinin çocuklara yönelik sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı. ABD’deki sürecin ardından Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıların korunmasına yönelik uygulamalarında kapsamlı değişiklikler yapması beklenirken, Almanya’da da tüketici savunucuları daha sıkı önlemler alınması çağrısında bulundu.
Tartışmanın odağında ise çocukların sosyal medya kullanım süresi, kişisel verilerinin korunması ve platformların genç kullanıcılar için ne kadar güvenli olduğu yer alıyor.
Almanya’da daha sıkı kurallar çağrısı
Alman Tüketici Merkezleri Federal Birliği (vzbv) Başkanı Ramona Pop, çocukların sosyal medya kullanımından kaynaklanan baskının azaltılması için farklı önlemlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Pop, şu ifadeleri kullandı:
"Süre sınırları, gece yasakları veya devre dışı bildirimler gibi koruma önlemleri, reşit olmayanlar üzerindeki kullanım baskısını azaltabilir."
Ancak Alman tüketici savunucularına göre yalnızca kullanım süresine müdahale edilmesi yeterli değil. Sosyal medya platformlarının çocukları ve gençleri daha en baştan koruyacak şekilde tasarlanması gerektiği savunuluyor.
fatyu“Platformlar güvenli tasarlanmalı”
Ramona Pop, çocukların dijital dünyadan tamamen dışlanması yerine güvenli bir kullanım ortamının oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
Pop, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Platformlar, gençleri dijital katılımdan dışlamadan koruyacak şekilde tasarlanmalıdır. Riskli özellikler, ancak kullanıcıların reşit olduğunu kanıtlamasının ardından etkinleştirilmelidir."
Bu yaklaşım kapsamında yaş doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi ve çocukların riskli içerik ve özelliklere erişiminin sınırlandırılması öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.
Türkiye’de 15 yaş altı için düzenleme
Çocukların sosyal medya kullanımına yönelik benzer bir düzenleme Türkiye’nin de gündeminde bulunuyor. Türkiye’de 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni kurallar için çalışmalar sürüyor. Düzenlemenin temelinde çocukların dijital ortamda karşılaşabileceği risklerin azaltılması, güvenli internet kullanımının desteklenmesi ve sosyal ağ sağlayıcılarının sorumluluklarının artırılması yer alıyor.
Türkiye’de hazırlanan modelde yaş doğrulama mekanizmaları, ebeveyn kontrol araçları ve çocukların zararlı içeriklerden korunmasına yönelik uygulamaların güçlendirilmesi hedefleniyor.
Yönetmelik için ekim ayı işaret edildi
Türkiye’de yasal düzenlemenin ardından uygulamaya ilişkin ayrıntıların yönetmelikle belirlenmesi bekleniyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda, özellikle 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının nasıl denetleneceği, yaş doğrulamanın hangi yöntemlerle yapılacağı ve platformların sorumluluklarının nasıl uygulanacağı üzerinde duruluyor. Yönetmeliğin ekim ayında çıkarılması planlanıyor.
Çocukların kişisel verileri de korunacak
Türkiye’deki düzenleme yalnızca çocukların sosyal medyada geçirdiği sürenin sınırlandırılmasına odaklanmıyor. Çocukların kişisel verilerinin korunması ve yaşlarına uygun olmayan içeriklere erişimlerinin engellenmesi de çalışmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Sosyal ağ sağlayıcılarının çocukların güvenliğini gözeten mekanizmalar oluşturması ve ebeveynlerin kontrol imkanlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
ABD’de Meta hakkında sonuçlanan dava ve Almanya’da yükselen düzenleme talepleri, sosyal medya platformlarının çocuklara yönelik sorumluluklarını uluslararası ölçekte yeniden tartışmaya açarken, Türkiye’deki düzenleme hazırlıkları da aynı dönemde ilerliyor.