Etkili ve doğru bir iletişim kurmanın ilk kuralı, kullandığımız kelimelerin anlam dünyasına hakim olmaktır. Dilimizin sunduğu zenginlikten faydalanmak, yaşantımızda bizlere büyük kolaylıklar sağlar. TDK'nın güncel yazım kılavuzunda sıkça aranan bu kelimelerden biri de söz altında kalmamak olarak öne çıkıyor.
Söz altında kalmamak sözlük anlamı nedir? (TDK)
Sözlük maddesi olarak bakıldığında, kelimenin tek bir tanıma sığmadığı ve çeşitli durumları ifade ettiği görülür. Güncel anlamları maddeler halindedir.
- Bir kimsenin kendisine dokunan sözüne gereken cevabı vermek
- Kendisini inciten, itham eden veya rahatsız bir duruma düşüren söze gereken karşılığı verip durumu düzeltmek
Söz altında kalmamak cümle içinde nasıl kullanılır?
Kelimenin yapısına uygun olarak seçilmiş olan ve kullanımı örneklendiren ifade şöyledir.
- Oğlunu savunmasını bilir, hiçbir sözün altında kalmazdı.
Söz altında kalmamak hakkındaki atasözleri ve deyimler
İçinde söz altında kalmamak deyiminin geçtiği kalıplaşmış sözler ve anlamları, güncel sözlük verilerine göre derlenmiştir.
- Söz açmak
- Söz almak
- Söz anlamaz
- Söz anlatmak
- Söz anlayan beri gelsin
- Söz aramızda
- Söz atmak
- Söz ayağa düşmek
- Söz bir, Allah bir
- Söz çakmak
- Söz çıkarmak
- Söz çıkmak
- Sözde kalmak
- Sözden anlamak
- Söz dinlemek (veya tutmak)
- Söz düşmemek
- Söz düşürmek
- Söze atılmak
- Söze başlamak
- Söze boğmak
- Söze dalmak
- Söze karışmak
- Söze son vermek
- Söz etmek
- Söze yatmak
- Söz geçirmek
- Söz gelmek
- Söz getirmek
- Söz götürmek
- Söz gümüşse sükût altındır
- Söz işitmek
- Söz kaldıramamak
- Söz kesmek
- Söz olmak
- Söz olsun diye
- Söz sözü açmak
- Söz taşımak
- Söz tutmak
- Sözü (veya sözünü) çevirmek
- Sözü açılmak
- Sözü ağzına tıkamak
- Sözü ağzında bırakmak
- Sözü ağzında gevelemek
- Sözü ağzında kalmak
- Sözü ağzından almak
- Sözü bağlamak
- Sözü dağıtmak
- Sözü dolandırmak
- Sözü döndürüp dolaştırmak
- Sözü edilmek
- Sözü geçmek
- Sözü kesmek
- Sözü kısa kesmek
- Sözüm meclisten dışarı
- Sözü mü olur?
- Sözüm yabana
- Sözün ardı boşa çıkmak
- Sözünde durmak
- Sözünden çıkmamak
- Sözünden dönmek
- Sözüne gelmek
- Sözüne sadık kalmak
- Sözünü (veya sözünüzü) balla kestim (veya kesiyorum)
- Sözünü ağzına tıkmak
- Sözünü bağlamak
- Sözünü bilmek
- Sözünü bilmemek
- Sözünü esirgememek (veya sakınmamak)
- Sözünü etmek
- Sözünü geri almak
- Sözünü kesmek
- Sözünün eri
- Sözünü tutmak
- Sözünü tutmak
- Sözünü yabana atmamak
- Sözünü yedirmek
- Sözünü yemek
- Sözü sohbeti yerinde
- Sözü tartmak
- Sözü uzatmak
- Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir
- Söz vermek
- Söz yetiştirmek
- Söz yok!