Günlük hayatın koşturmacası içinde duyduğumuz pek çok kelime, bazen hafızamızda net bir karşılık bulamayabiliyor. Dilimizin sunduğu zenginlikten faydalanmak, yaşantımızda bizlere büyük kolaylıklar sağlar. Peki, sözü ağzında kalmak nasıl yazılır, anlamı nedir? İşte TDK verilerine göre detaylı açıklaması.
Sözü ağzında kalmak ne anlama gelir? TDK tanımı nedir?
Türk Dil Kurumu'nun güncel veri tabanı esas alındığında, sözü ağzında kalmağın tanımlanmış manası aşağıda yer almaktadır.
- Konuşmasını bitirememek
Sözü ağzında kalmak ile ilgili örnek cümleler
Metin içerisinde bu sözcüğün kullanımına dair verilen spesifik örnek aşağıda görülmektedir.
- Doktorun sözü ağzında kaldı. Sevim hanım: -Hâl neresi oluyor? diye sordu.
Sözü ağzında kalmak ifadesinin yer aldığı atasözleri ve deyimler
Halk arasında yaygın olarak kullanılan ve bu kelimeyi barındıran atasözleri ve deyimler listesi aşağıda yer almaktadır.
- Söz açmak
- Söz almak
- Söz altında kalmamak
- Söz anlamaz
- Söz anlatmak
- Söz anlayan beri gelsin
- Söz aramızda
- Söz atmak
- Söz ayağa düşmek
- Söz bir, Allah bir
- Söz çakmak
- Söz çıkarmak
- Söz çıkmak
- Sözde kalmak
- Sözden anlamak
- Söz dinlemek (veya tutmak)
- Söz düşmemek
- Söz düşürmek
- Söze atılmak
- Söze başlamak
- Söze boğmak
- Söze dalmak
- Söze karışmak
- Söze son vermek
- Söz etmek
- Söze yatmak
- Söz geçirmek
- Söz gelmek
- Söz getirmek
- Söz götürmek
- Söz gümüşse sükût altındır
- Söz işitmek
- Söz kaldıramamak
- Söz kesmek
- Söz olmak
- Söz olsun diye
- Söz sözü açmak
- Söz taşımak
- Söz tutmak
- Sözü (veya sözünü) çevirmek
- Sözü açılmak
- Sözü ağzına tıkamak
- Sözü ağzında bırakmak
- Sözü ağzında gevelemek
- Sözü ağzından almak
- Sözü bağlamak
- Sözü dağıtmak
- Sözü dolandırmak
- Sözü döndürüp dolaştırmak
- Sözü edilmek
- Sözü geçmek
- Sözü kesmek
- Sözü kısa kesmek
- Sözüm meclisten dışarı
- Sözü mü olur?
- Sözüm yabana
- Sözün ardı boşa çıkmak
- Sözünde durmak
- Sözünden çıkmamak
- Sözünden dönmek
- Sözüne gelmek
- Sözüne sadık kalmak
- Sözünü (veya sözünüzü) balla kestim (veya kesiyorum)
- Sözünü ağzına tıkmak
- Sözünü bağlamak
- Sözünü bilmek
- Sözünü bilmemek
- Sözünü esirgememek (veya sakınmamak)
- Sözünü etmek
- Sözünü geri almak
- Sözünü kesmek
- Sözünün eri
- Sözünü tutmak
- Sözünü tutmak
- Sözünü yabana atmamak
- Sözünü yedirmek
- Sözünü yemek
- Sözü sohbeti yerinde
- Sözü tartmak
- Sözü uzatmak
- Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir
- Söz vermek
- Söz yetiştirmek
- Söz yok!