- Sudan yönetimi, ülkenin Libya benzeri bir şekilde bölünmesini kesin bir dille reddetti.
- HDK'nin El Ubeyd'i kuşatma girişiminin başarısız olduğu ve ordunun kentte kontrolü sürdürdüğü belirtildi.
- Sudan, HDK'nin kontrol ettiği sivil bölgelerin meşrulaştırılmasını öngören ateşkes önerilerine karşı çıktı.
- Türkiye'nin Sudan'daki meşru yönetimi destekleyen "ilkeli tutumu" övülürken, uluslararası toplumdan insani yardımlar konusunda daha fazla destek istendi.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanının Siyasi ve Dış İlişkiler Danışmanı Dr. Amgad Fareid Eltayeb, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, Sudan'ın bölünmesinin hiçbir koşulda kabul edilmeyeceğini söyledi.
Eltayeb, "Halkımızı, Hızlı Destek Kuvvetlerinin siyasi hırslarına teslim edemeyiz. Aynı zamanda Libya senaryosundaki gibi bölünmeyi de kabul edemeyiz." ifadelerini kullandı.
Sudan yönetimi, HDK'nin kontrol ettiği sivil bölgelerin fiilen tanınmasına yol açacak herhangi bir ateşkes veya barış planına karşı olduklarını vurgularken, yalnızca örgütün işgal ettiği bölgelerden tamamen çekilmesini öngören tekliflere açık olduklarını bildirdi.
El Ubeyd çatışmalarına dikkat çekti
Eltayeb, Kuzey Kurdufan eyaletinin merkezi El Ubeyd'in çatışmaların merkezinde bulunduğunu belirterek, HDK'nin burada daha önce Faşir'de yaşanan katliamları tekrarlamayı amaçladığını öne sürdü.
Sudan ordusunun saldırıları püskürttüğünü ve El Ubeyd'in kontrolünü koruduğunu ifade eden Eltayeb, HDK'nin bazı bölge ülkelerinden sağlandığını iddia ettiği gelişmiş insansız hava araçlarıyla sivilleri hedef aldığını savundu.
Eltayeb ayrıca uluslararası toplumun HDK'yi "terör örgütü" olarak tanıması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'ye övgü, uluslararası topluma yardım çağrısı
Türkiye'nin Sudan konusunda ilkeli bir politika izlediğini söyleyen Eltayeb, Ankara'nın ülkedeki meşru yönetimi desteklediğini ifade etti.
Hartum'un yeniden hükümet kontrolüne geçmesinin ardından Uluslararası Göç Örgütünün verilerine göre yaklaşık 2,5 milyon kişinin kente geri döndüğünü aktaran Eltayeb, en büyük sorunun insani yardımlara erişim değil, yardım kaynaklarının yetersizliği olduğunu belirtti.
Eltayeb, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın insani yardımlarda önemli rol üstlendiğini vurgulayarak, uluslararası topluma Sudan'a yönelik insani destek mekanizmalarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.