Türkiye, Hindistan ve Çin, Rusya'nın işgal ettiği dört Ukrayna bölgesinin Rusya Federasyonu'na katılmak için referandum yapmasını soğukkanlı bir şekilde karşılamaması, Ukrayna işgaline göz yuman bazı ülkelerin de artık sabrının taştığını ortaya koydu.
Batı ile Rusya arasındaki arabuluculuğun merkezinde yer alan Türkiye, yaptığı açıklamada tek taraflı referandum yapma girişimlerinden endişe duyduğunu söyleyerek sert bir tepki verdi.
Türkiye tarafından yapılan açıklamada; “Bu tür gayri meşru oldubittiler uluslararası toplum tarafından tanınmayacaktır. Bilakis, diplomatik süreci canlandırma ve istikrarsızlığı derinleştirme çabalarını zorlaştıracak” ifadeleri kullanıldı.
Türkiye; " Ülke olarak, 2014 yılında Kırım'ın yasadışı ilhakından bu yana vurgulanan Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine desteğimizi yeniliyor ve devam eden savaşı barışçıl müzakereler yoluyla çözmek için gerekli tüm desteği vermeye hazır olduğumuzu yineliyoruz." açıklaması yaptı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta düzenlediği brifingde, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü her zaman desteklediğini yineledi.
Erdoğan, BM Zirvesi için bulundupu ABD'de verdiği röportajdai Rus mevkidaşının taviz verme havasında olduğu izlenimini edindiğini söyledi.
Putin ile yakın zamanda yaptığı bir görüşmeyi PBS'ye anlatan Erdoğan şunları söyledi: “Aslında bunu mümkün olan en kısa sürede bitirmeye istekli olduğunu gösteriyor. Benim izlenimim buydu çünkü işlerin gidişatı oldukça sorunlu.”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Putin'e yüzüne karşı "savaş zamanı değil" dediği için bolca övdüğü Hindistan başbakanı Narendra Modi'den somut adımlar atmasını istedi.
Hindistan'ın açıkca taraf tutmayı reddetmesi de Türkiye'ni yaklaşımı gibi umut verici oldu.
Hindistan'ın Dışişleri Bakanı Jaishankar da, Columbia Üniversitesi'ndeki bir oturumda Ukrayna'ya atıfta bulundu ve ülkesinin savaşa ve ABD'ye karşı tutumuna dair politikalarını yeniden değerlendirdiğini belirtti.
Jaishankar; “Yaklaşık 50 yıldır, çeşitli nedenlerle ABD'ye şüpheyle ve büyük bir ihtiyatla baktık. ABD ile farklı bir ilişki kurmak için önceki varsayımların üstesinden gelmek için çok çaba harcadık. Başbakan Modi'nin yaptığı büyük farklılıklardan biri bu durumu ideolojik bir kaygı olarak taşımaması oldu." açıklamasında bulundu.
Bu açıklama, Hindistan'ın tarafsızlıktan küçük adımlarla uzaklaşarak, Ukrayna'ya yaklaşımın da ortaya koymuştur.
Çin ise, bu konuda politikası kırılması daha zor olan bir "cevizdir" ve Çin, çoğu zaman anlaşılmaz ifadeleri ile çelişkili yorumlara gebedir. Ancak Çin dışişleri bakanlığı tarafından son dönemde gelen açıklamalar da Putin'in kumarını pek desteklemiyor.
Eski bir İngiliz Dışişleri bakanı ise bu gelişmeler ilgili şu cümleleri kuruyor.: “Şimdi Rusya'nın kazanamayacağı açık, ancak bu açıkça kaybetmekle aynı şey değil.”
The Guardian'da yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.