Ülkenin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazartesi günü televizyonda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ihracatında değere göre yüzde 13 artış kaydettiğini ve satışların 2022'de 254 milyar dolara ulaştığını söyledi.
"Dünyanın ciddi siyasi ve ekonomik sorunlarla boğuştuğu bir dönemde yatırımlara kesintisiz devam etmek, istihdamı artırmak ve ihracatı artırmak kolay olmadı” dedi.
Bu da gösteriyor ki Türkiye artık krizlerle ezilen bir ülke değil, krizleri yöneten bir ülke.
Türkiye, Batı yaptırımlarının yarattığı boşluğu doldurdu ve son bir yılda Rusya ile daha fazla ticaret yaptı. Ticaret bakanlığı, yalnızca Aralık ayında Rusya'ya yapılan ihracatın iki katından fazla artarak 1.31 milyar dolara ulaştığını söyledi. Türkiye, dengeli bir yaklaşım kurarak Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk yapmasına yardımcı olabileceğini savunarak Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmayı reddetmişti. Erdoğan, Temmuz ayında Rusya'nın limanlarını abluka altına almasına rağmen Ukrayna'nın tahıl ihraç etmesine izin veren bir anlaşmaya aracılık etti.
İhracattaki artış, Haziran'da yeniden seçilmek isteyen cumhurbaşkanı için iyi bir haber.
Hayat pahalılığı ve kriz, partisinin popülaritesini etkilemiş durumda. Enflasyon, büyük ölçüde alışılmışın dışında para politikaları nedeniyle aylardır yüzde 80'in üzerinde. Erdoğan'ın emriyle merkez bankası, gösterge faiz oranını yüzde 9'a indirerek, geçtiğimiz yıl liranın dolar karşısındaki değerinin neredeyse yüzde 30 azalttı.
Ticaret bakanlığı rakamlarına göre, lira Türkiye'nin ticaret açığını 2022'de 110,2 milyar dolara yükseltirken, ithalat maliyeti yüzde 34 artarak 364,4 milyar dolara ulaştı. Türkiye, ham petrol ve diğer enerji ürünlerinin önemli bir ithalatçısıdır. Ana uluslararası petrol ölçütü olan Brent, 2022'de dolar bazında yüzde 10'dan fazla yükselerek yılı varil başına 85 dolar civarında kapattı.
Son günlerde Erdoğan, milyonlarca işçi için erken emeklilik ve asgari ücreti ikiye katlanarak 8.500 TL'ye çıkararak popüler teşvik tedbirlerini açıkladı.
Asgari ücret artışı, sadece maaş merdiveninin en alt basamağında olanların değil, Türkiye ekonomisi genelindeki işçilerin ücretlerinde büyük bir artış sağlayacaktır.