- Beyaz perdede 76'sı başrol olmak üzere toplam 82 filme imza atan usta oyuncu, toplumsal eşitsizlik, bürokrasi ve adaletsizlik gibi konuları mizahi bir dille ele aldı.
- Dar gelirli bir ailede büyüyen ve eğitimini yarıda bırakan sanatçı, 51 yaşında üniversiteden mezun olarak kendi sinemasını anlatan bir yüksek lisans tezi hazırladı.
- Hayatı boyunca büyük bir uçak fobisi olan Kemal Sunal, "Balalayka" filminin çekimleri için Trabzon'u gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirerek aramızdan ayrıldı.
Geleneksel kalıpların dışına çıkarak izleyiciyi hem güldüren hem de düşündüren Kemal Sunal, toplumsal dertleri halkın içinden bir gözle beyaz perdeye taşıdı.
Sinemaya adım attığı ilk andan itibaren sade yaşamı ve halka dayadığı sırtıyla bir "balon" olmadığını kanıtlayan sanatçı, Türk sinema tarihinin en dinamik ve zamansız figürlerinden biri haline geldi.
Repliği olmadan seyirciyi güldürmeyi başardı
Profesyonel tiyatro kariyerine 1966 yılında Kenter Tiyatrosu'nda başlayan Kemal Sunal, ilk oyunu "Deli İbrahim"de üstlendiği celladın yardımcısı rolünde hiç repliği olmamasına rağmen seyirciyi güldürerek dikkatleri üzerine çekti.
Daha sonra Pendik Tiyatrosu, Ulvi Uraz Tiyatrosu, Aksaray Küçük Opera, Ayfer Feray Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda sahne aldı.
Münir Özkul'un keşfi ve sinemaya ilk adım
Devekuşu Kabare'de sahnelenen "Dün Bugün" oyununda Kemal Sunal'ı izleyen Münir Özkul, ünlü yönetmen Ertem Eğilmez'e, "Bak Ertem, bu çocuğa dikkat et. Bunda iş var" diyerek tarihi bir tanışmaya vesile oldu.
Sunal, 1972 yapımı "Tatlı Dillim" filminin kadrosuna katılarak sinema dünyasına adım attı. Bu adımdan sonra tiyatroyu bırakarak tamamen sinemaya odaklandı.
"İnek Şaban" lakabı nasıl doğdu?
Ertem Eğilmez'in Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eserinden sinemaya uyarladığı 1975 yapımı "Hababam Sınıfı" filmi, Kemal Sunal'ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Filmde canlandırdığı unutulmaz karakterin ardından usta oyuncu, tüm Türkiye'de "Şaban" ve "İnek Şaban" lakaplarıyla tanınır hale geldi.
Devekuşu Tiyatrosu'nun Ankara turnesinde Gül Sunal ile tanışan ve 1975 yılında evlenen sanatçının, bu evlilikten Ali ve Ezo adını verdiği iki çocuğu dünyaya geldi.
Kemal Sunal'ın eğitim hayatındaki azim öyküsü
Yoğun tiyatro turneleri sebebiyle yarıda bıraktığı üniversite eğitimine, 1992 yılında çıkan öğrenci affıyla geri dönen Sunal, büyük bir azim örneği sergiledi. Şu anki adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan okuldan 1995 yılında, 51 yaşındayken mezun oldu. Mezuniyet töreninde duygularını şu sözlerle ifade etti:
"4 yıllık üniversite maratonu sonunda bitti ama benimki biraz zor bitti. Ben 4 yıllık üniversite hayatını 27 yılda bitirdim."
Kemal Sunal
Usta sanatçı mezuniyetinin ardından radyo, televizyon ve sinema bölümünde yüksek lisans yaptı ve "Televizyon ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü" başlıklı bir tez hazırladı.
Bu çalışma, 2005 yılında ailesi tarafından kitap haline getirildi. Vatani görevini ise Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu'nda başlayıp Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda tamamladı.
Ödülleri ve zamansız vedası
Başarıya giden yolun disiplinden geçtiğine inanan sanatçı, kariyeri boyunca prestijli ödüllere layık görüldü. 1977'de "Kapıcılar Kralı" ile Antalya Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu", 1989'da "Düttürü Dünya" ile Ankara Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ve 1998'de Antalya Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur" ödülünü aldı.
Kariyerine 4 dizi ve 82 film sığdıran usta oyuncu, hayatı boyunca yenemediği uçak fobisi nedeniyle zor anlar yaşıyordu. 3 Temmuz 2000 tarihinde "Balalayka" filminin çekimlerine katılmak üzere Trabzon'a gitmek için bindiği uçakta geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilen Sunal; "Süt Kardeşler", "Tosun Paşa", "Mavi Boncuk", "Zübük" ve "Propaganda" gibi onlarca başyapıtla kalbimizde yaşamaya devam ediyor.