- Hasan Murat Kapıkıran, çekirge artışının iklim değişikliği ve yağışlardan kaynaklandığını söyledi.
- Kapıkıran, resmi veriler olmadan durumun ‘istila’ olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti.
- Bilinçsiz pestisit kullanımının çekirgelerin doğal avcısı kuşları öldürerek popülasyonu ‘artıracağı’ uyarısında bulundu.
Son günlerde evlerimizin balkonlarına kadar ulaşan ve sosyal medyada gündem olan dev çekirgeler, ‘istila’ korkusu yarattı.
Ancak asıl tehlike çekirgelerin kendisinden değil, onlardan kurtulmak için doğaya bilinçsizce sıktığımız zehirlerden geliyor.
"81 ilde çekirge görünümlerinden bahsediliyor"
İlk olarak Trakya, İstanbul, Bursa ve Kocaeli'nde tespit edilen çekirgeler artık ülke genelinde görülüyor.
gdh’a konuşan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Murat Kapıkıran, "Biz Türkiye genelinde örgütlü bir odayız. 81 ilde hemen hemen bütün illerimizde bu tür çekirge görünümlerinden bahsediliyor." diyerek yayılımın boyutunu anlattı.
Tarım Bakanlığının bu canlıların Balkanlar üzerinden gelip gelmediğini veya mevcut türlerden mi olduğunu henüz açıklamadığını hatırlatan Kapıkıran, izleme çalışmalarının sonucunun beklenmesi gerektiğini söyledi.
İklim değişikliği ve yağışlar popülasyonu artırdı
Çekirge sayısındaki ani patlamanın nedenlerini değerlendiren uzman isim, temel sebebin iklim değişikliği olduğunun altını çizdi.
Bu artışın doğal bir döngüden kaynaklandığını belirten Kapıkıran süreci şöyle anlattı:
"Bazen aşırı kurak giden sezonların hemen sonunda çok yoğun yağışlar ve nemli ortamlar oluşması ve uzun sürmesi çekirge veya diğer bazı böcek popülasyonlarının artışına neden olabiliyor. Büyük ihtimalle son aylarda aşırı yağışlarla birlikte çekirge popülasyonlarında artış olduğunu söylemek mümkün."
"Şu an istiladan söz etmek mümkün değil"
Vatandaşlar arasında yayılan panik havasına rağmen sürecin henüz bir afet boyutunda olmadığını vurgulayan Kapıkıran, "Aynı zamanda bir epidemi açıklaması da yapmadı. Yani bir çekirge istilasından da henüz bahsedilemeyecek durumda." ifadelerini kullandı.
Mevcut tablonun bilim çevreleri ve bakanlık üzerinden henüz resmileşmediğine dikkat çeken Kapıkıran, "Şu an istiladan söz etmek mümkün değil. Bakanlığın bu konuda bir açıklama yapması gerekiyor." diye konuştu.
Doğal denge şart: Peki çözüm ne?
Zararlı böceklerle mücadelede kimyasallardan ziyade ekolojik yöntemlerin öncelikli olduğunu belirten Kapıkıran, "Çekirge mücadelesinde temel esas alınan şey doğal mücadeledir." diye konuştu.
Kapıkıran, bu istilayı önlemeye yönelik çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:
- Çeşitli çekirgeyi tüketen kuşların popülasyonlarının korunması,
- Kültür hayvanlarında da örneğin hindide, sülünde, keklik gibi hayvanların yetiştirilerek popülasyonun aşırı olduğu ortamlara salınmasıyla da popülasyonun dengeye alınması,
- Çekirgelerin 150 kilometre uçabildiği hesaba katılarak, sadece Bakanlık koordinesinde böcekler henüz yumurta veya yavruyken çok geniş alanlarda mücadele yapılması.
"Hiç kimse evinde kimyasal mücadeleye girmemeli"
Vatandaşların kendi başlarına alacağı ilaçlama önlemlerinin büyük riskler taşıdığını belirten Kapıkıran, kimyasal pestisit uygulamasının çevreye ve özellikle kuşlara ciddi zararlar vereceğini vurguladı.
Bireysel uygulamaların felaket getireceğini belirten uzman isim, "Hiç kimse evinde ya da bahçesinde, tarlasında var diye bir kimyasal mücadeleye girmemeli." diyerek uyardı.
"Kuşların tüketimleri azalırsa çekirge popülasyonu artar"
Bilinçsiz pestisit kullanımının çekirgeleri daha da çoğalttığına dikkat çeken Kapıkıran, ölümcül kısır döngüyü şöyle özetledi:
"Aşırı pestisit kullanımının kuşlara vereceği zararla kuşların çekirge popülasyonunu dengeye alan tüketimleri azalacağından çekirge popülasyonu artacaktır.
Aynı zamanda çekirge mücadelesi için kullanılan pestisitin arılar gibi diğer yararlı böceklere de vereceği zarar nedeniyle insana da, tarım ürünlerine de belli zarar vereceğini söylemek mümkün."