- Üsküdar Belediye Meclisi'ndeki olaylı başkan vekilliği oylaması resmi olarak yargıya taşındı.
- Başvuruda oturum aralarında meclis üyelerine şantaj ve tehdit uygulandığı, oy pusulalarının usulsüzce iptal edildiği iddia edildi.
- Oylama gecesine dair canlı yayın görüntülerinin de sunulduğu krizde seçimin yenilenmesi ve kararın iptali talep edildi.
Üsküdar Belediye Meclisi'nde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçiminin ardından başlayan tartışmada yeni bir aşamaya geçildi. AK Parti, seçim sürecinde yaşandığını öne sürdüğü usulsüzlük, baskı ve tehdit iddialarıyla ilgili iki ayrı suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Parti tarafından yapılan basın açıklamasında, seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesine de başvurulacağı bildirildi. Açıklamada, seçim sürecine ilişkin iddiaların Üsküdar Belediyesi'nin kamuya açık canlı yayın kaydına dayandırıldığı belirtildi.
Üsküdar'daki seçim neden yargıya taşındı?
Üsküdar Belediye Başkanı'nın görevden uzaklaştırılmasının ardından Belediye Kanunu kapsamında başkan vekili seçimi yapılmıştı. 7 Ağustos'taki seçimde CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya, dördüncü turda 22 oy alarak başkan vekili seçilmişti. AK Parti'nin adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 oyda kalmıştı.
Seçimin ardından AK Parti, özellikle bazı oyların geçersiz sayılması ve üçüncü tur sonrasında verilen ara nedeniyle sonuca itiraz etmişti. Parti, bugün yaptığı açıklamayla tartışmalı olduğunu savunduğu seçim sürecini yargıya taşıdığını duyurdu.
Seçim sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirme
AK Parti, Üsküdar Belediye Meclisi'ndeki başkan vekilliği seçiminde meclis üyelerinin iradesinin baskı altında kaldığını öne sürdü.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Çarşamba günü gerçekleştirilen seçim, yalnızca Meclis’teki siyasi grupların değil, Üsküdar’da sandığa yansıyan halk iradesinin de bir tezahürüdür.
Meclis üyelerinin iradesini korumak da demokrasinin temel gereğidir. Ancak seçim sürecinde, bu iradenin özgür biçimde ortaya çıkmasını gölgeleyen ciddi ve vahim olaylar yaşanmıştır. Seçim güvenliği ve gizli oy ilkesi bakımından tartışmalı uygulamalar kamuoyunun gözleri önünde gerçekleşmiştir.”
“Bugün itibarıyla iki ayrı suç duyurusunda bulunduk”
Basın açıklamasında seçim sürecine ilişkin iki ayrı suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi. Açıklamada ilk başvurunun Başkanlık Divanı üyeleri hakkında yapıldığı ifade edilerek şu sözlere yer verildi:
“Birincisi, Başkanlık Divanı üyeleri hakkındadır. Başta görevi kötüye kullanma olmak üzere, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesine ilişkin suçlamaları ve iddiaları içermektedir.”
İkinci suç duyurusunun ise üçüncü tur sonrasında verilen ara sırasında yaşandığı öne sürülen olaylara ilişkin olduğu belirtildi:
“Diğeri ise 3.tur sonrasında verilen arada salonda ve salon dışında yaşanan olaylara karışan kişiler hakkındadır. Bu başvuru, 3.tur ile 4.tur arasında Meclis üyelerine yönelik baskı, tehdit ve alenen hakaret iddialarına ilişkindir.”
3. tur sonrası verilen ara tartışma konusu oldu
AK Parti'nin açıklamasında, üçüncü turda CHP'li 6 meclis üyesinin Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin lehine oy kullandığı öne sürüldü. Bu oylamanın ardından seçim sürecine ara verilmesinin olağan akışa aykırı olduğu savunuldu.
Açıklamada, ara sırasında CHP'li bazı meclis üyelerinin baskı ve tehdit gördüğünün iddia edildiği belirtildi. Basın açıklamasında ayrıca, söz konusu iddiaların seçim sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu:
“Nitekim aranın ardından tablo değişmiş, üçüncü tur ile dördüncü tur arasında yaşanan bu değişimin, verilen ara sırasında yaşanan tehdit, şantaj ve baskı iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği doğmuştur.”
Bu iddialara ilişkin hukuki süreç başlatıldığı belirtilirken, soruşturma kapsamında yapılacak incelemelerin sürecin ayrıntılarını ortaya koyması bekleniyor.
Geçersiz oylar için hangi gerekçeler gösterildi?
Dördüncü turda bazı oyların geçersiz sayılması da AK Parti'nin itirazlarının merkezinde yer aldı. Basın açıklamasında, bazı pusulaların harflerin farklı şekillerde yorumlanması nedeniyle geçersiz sayıldığı öne sürüldü.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“G harfinin 6’ya, Z harfinin T harfine ve 2 ‘ye benzetildiği, K harfinin üzerinden tekrar geçildiği gerekçeleriyle oyların geçersiz sayıldığına şahit olduk.”
AK Parti, oy pusulalarının matbu olmadığını ve meclis üyelerinin adayların adını ve soyadını kendi el yazısıyla yazdığını belirterek, adayın açıkça anlaşılması halinde yalnızca harflerin görünümünün oyu geçersiz kılmaması gerektiğini savundu.
Divan Başkanı'nın sözleri de açıklamaya girdi
Basın açıklamasında, oyların değerlendirilmesi sırasında Divan Başkanı Ali Aral'ın söylediği belirtilen sözler de gündeme getirildi.
Açıklamada şu ifadeler aktarıldı:
- “Karıştı bu oylar ya.”
- “Oyları karıştırdım.”
- “Hangisi geçersizdi?”
AK Parti, oyların ve itirazların hangi pusulaya ilişkin olduğu konusunda yaşandığını öne sürdüğü bu karışıklığın seçim güvenilirliği açısından soru işaretleri oluşturduğunu savundu.
“Bir önceki itirazda diğer adayın pusulası geçersiz sayıldı”
AK Parti, bazı oyların geçersiz sayılmasına ilişkin kullanılan gerekçelerden birinin de tartışmalı olduğunu öne sürdü. Açıklamada, bir pusulanın başka bir pusula üzerinden verilen karara dayanılarak geçersiz sayıldığının iddia edildiği belirtilerek şu ifade aktarıldı:
“Bir önceki itirazda diğer adayın pusulası geçersiz sayıldı; K harfinden dolayı aynı şekilde bunu da geçersiz sayıyoruz.”
AK Parti, her oy pusulasının kendi içeriği üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Seçimin yenilenmesi için dava açılacak
AK Parti, suç duyurularıyla birlikte seçim sonucuna ilişkin idari yargı yoluna da başvuracağını açıkladı. Basın açıklamasında seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesinin talep edileceği belirtilerek:
“Seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesinde de dava açacağız.”
ifadeleri kullanıldı.
Böylece Üsküdar Belediye Meclisi'ndeki başkan vekilliği seçimiyle ilgili tartışma, iki ayrı suç duyurusu ve idare mahkemesine yapılacak başvuruyla birlikte yargı sürecine taşınmış oldu.
CHP ne demişti?
Seçimin ardından AK Parti'nin usulsüzlük ve baskı iddialarına CHP tarafından itiraz edilmişti. CHP Grup Başkanvekili Mustafa Erhan Eyvel, meclis üyelerinin oylarını özgür iradeleriyle kullandığını savunmuştu. Seçimin ardından başkan vekili seçilen Sibel Tan Çetinkaya da görevine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.
Yeni hukuki süreçte, seçim sırasında yaşandığı öne sürülen olayların ve oyların geçerliliğine ilişkin itirazların yargı tarafından nasıl değerlendirileceği takip edilecek.