• BIST 10014.575,51−0,24%
  • USD/TRY48,14+0,05%
  • EUR/TRY56,22+0,28%
  • Gram Altın7.132,85+0,35%
  • Brent Petrol87,30+1,04%
  • Bitcoin/TRY3.862.718,00+2,41%
GDH Digital

Uzayda yaşam arayışında yeni dönem: Yayılma desenleri takip edilecek

Yazan: Nihan Miray Yirmibeş

· Güncellendi: · 1 dk okuma

Uzayda yaşam arayışında yeni dönem: Yayılma desenleri takip edilecek
  • Bilim insanları, birden fazla gezegeni kapsayan istatistiksel yayılma desenlerini aramayı öneriyor.
  • Yeni yöntem, yaşamın bir dünyadan diğerine sıçrayarak (panspermia) orayı kendine göre değiştireceği varsayımına dayanıyor.
  • Birbirine yakın gezegenlerin benzer "yapay" özellikler sergilemesi, yaşamın varlığı için kimyasal gazlardan daha güvenilir bir kanıt sunuyor.
  • Yaklaşık 1.000 ötegezegenin verisi analiz edildiğinde, yaşamın biyokimyası bilinmese bile evrendeki yayılma izleri tespit edilebilecek.

Gökbilimciler, on yıllardır evrende yaşamın izini sürerken hep tek bir soruya odaklandı: "O gezegenin atmosferinde oksijen veya metan var mı?" Ancak bu yöntemin en büyük sorunu, volkanlar veya cansız kimyasal tepkimelerin de benzer "sahte sinyaller" üretebilmesiydi.

Tokyo Bilim Enstitüsü tarafından geliştirilen bu yeni yaklaşım, tek bir gezegendeki kimyasallara odaklanmak yerine, yaşamın bir dünyadan diğerine sıçrama ve ulaştığı yeri değiştirme (terraforming) alışkanlığını mercek altına alıyor.

"Parmak izi" değil, "yayılma haritası"

Yeni yöntem, yaşamın bir gezegende hapsolmayıp zamanla komşu dünyalara yayılacağı (panspermia) varsayımı üzerine kurulu. Bilim insanlarına göre, yaşam bir gezegenden diğerine geçtiğinde o gezegenin çevresini de kendi ihtiyaçlarına göre dönüştürmeye başlar.

Eğer uzayın belli bir bölgesindeki birçok gezegen, doğal süreçlerle açıklanamayacak şekilde birbirine çok benziyor ve kümeleniyorsa, bu durum orada yaşamın yayıldığının en güçlü kanıtı kabul edilecek.

Bu görsel yapay zeka ile üretilmiştir.

Sahte sinyal riski ortadan kalkıyor

Bu yöntemin en büyük avantajı, hata payının çok düşük olması. Bir gezegendeki oksijen yanıltıcı olabilir ancak birbirine yakın onlarca gezegenin hepsinin aynı "yapay" düzeni sergilemesi istatistiksel olarak tesadüfle açıklanamaz.

Geleneksel aramalar, bir binanın tek bir penceresindeki ışığa bakıp "İçeride biri mi var?" diye sormaya benzerken; yeni yöntem, tüm mahallenin ışıklarının aynı ritimle yanmasına odaklanıyor.

Dünyanın yıllar içindeki değişimi, NASA.

1.000 gezegenle büyük resim görülecek

Araştırmacılar, dev süper bilgisayarlarla yaptıkları simülasyonlarda, yaklaşık 1.000 farklı ötegezegenin atmosfer verisi analiz edildiğinde bu yaşam ağlarının net bir şekilde tespit edilebileceğini kanıtladı.

Üstelik bu yöntem, uzaylıların bizim gibi oksijen solumasına da ihtiyaç duymuyor; onlar bizden tamamen farklı kimyasallar kullansa bile, arkalarında bıraktıkları istatistiksel desenler onları ele verecek.

Bu agnostik (tanımsız) yaklaşım, insan yapımı teleskopların "ne aradığını tam bilmeden" bile yaşamın geniş ölçekli etkilerini yakalamasına olanak tanıyacak.

Bilim dünyası, bu keşifle birlikte uzayda yaşam arayışını bir "kimya deneyi" olmaktan çıkarıp bir "örüntü tanıma" disiplinine dönüştürmeyi hedefliyor.

Kaynak: Universe Today

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim