- Okul alışverişinde pamuklu giysiler ile ergonomik çantalar tercih edilmeli; genel sağlık taramalarının yanı sıra 4 yaş hatırlatma ve su çiçeği aşıları tamamlanmalıdır.
- Kahvaltıda hamur işi yerine protein ağırlıklı besinler sunulmalı, kantin ürünleri yerine evden hazırlanan kuruyemiş ve meyveler verilmelidir.
- Okula uyum sürecinin 1 ayı bulabileceği unutulmamalı; ebeveynler baskıcı veya kaygılı tutumlar yerine çocukla empati kurup öğretmenle iş birliği yapmalıdır.
Okulların açılmasına sayılı günler kala çocukların yeni eğitim dönemine sağlıklı hazırlanması önem taşıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan uzmanlar, okul öncesi ve okul çağındaki çocuklar için sağlık kontrolleri ve aşıların gözden geçirilmesi, ruhsal hazırlık, dengeli beslenme ve uygun okul ekipmanlarının seçilmesi gerektiğine dikkat çekti. Uzmanlar, ailelerin çocukların sağlıklı ve güvenli bir eğitim yılı geçirmesi için okul öncesi hazırlıkları yalnızca kıyafet ve kırtasiye alışverişiyle sınırlamaması gerektiğini belirtti.
Sağlıklı ve güvenli ürünleri tercih edin
Ailelerin kıyafet, ayakkabı, çanta ve kırtasiye alışverişinde ürünlerin görünüşünün yanı sıra çocukların sağlığına uygunluğuna da dikkat etmesi gerekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çağ, kıyafetlerin pamuklu, doğal ve çocuğu terletmeyen özellikte olması gerektiğini belirterek, “İlk aldığımız kıyafetleri üretim ve paketleme aşamasında çeşitli kimyasallara maruz kalabileceğinden mutlaka yıkayıp çocuğa giydirmekte fayda var.” dedi.
Ayakkabıların rahat, hafif ve kaymaz tabanlı olması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Çağ, çantaların ise hafif, ergonomik ve iki omuzda taşınabilen modellerden seçilmesini önerdi. Ağır çantaların omurga sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Çağ, kırtasiye ürünlerinde ise üretici bilgilerinin ve güvenlik belgelerinin kontrol edilmesi, ağır metal ve toksik madde içerebilecek ürünlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.
Sağlık kontrollerini ihmal etmeyin
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyza Ustabaş Kahraman, çocukların okula başlamadan önce genel büyüme ve gelişimlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Boy ve kilo takibinin yanı sıra bilişsel, davranışsal, dil ve motor gelişim, işitme ve görme kontrollerinin yapılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kahraman, “Sağlıklı büyüme ve gelişmesi olan bir çocukta rutin kan tetkiki istemiyoruz. Ancak halsizlik, solukluk, iştahsızlık veya büyüme ve gelişmede duraksama varsa çocuğun ihtiyacına göre gerekli tetkikleri yapıyoruz.” dedi.
Aşı kartlarının da mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Kahraman, özellikle 4 yaşta uygulanan kızamık kızamıkçık kabakulak ve karma aşılarının hatırlatma dozlarına dikkat çekti. 1 Eylül 2026 itibarıyla Ulusal Aşı Programı’na 4 yaşta su çiçeği aşısı hatırlatma dozunun da ekleneceğini belirten Doç. Dr. Kahraman, geciken aşıların tamamlanabileceğini ve kreşe başlayacak çocuklarda mevsimsel influenza aşısının da değerlendirilmesini önerdi.
Beslenmede protein ve doğal besinler öne çıkıyor
Beslenme ve Diyet Uzmanı Asya Naz Al, gelişim çağındaki çocukların yeterli ve dengeli beslenmesinin büyüme ve gelişim açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle protein içeriği yüksek besinlerin günlük beslenmede yer alması gerektiğini aktaran Al, “Çocuklarımızın meyve ve sebzeleri mutlaka tüketmelerini istiyoruz. Günde bir ya da iki porsiyon olacak şekilde meyve ve sebze tüketmeleri önemli.” dedi.
Kahvaltıda poğaça, simit ve börek gibi yüksek karbonhidrat ve yağ içeren seçenekler yerine yumurta, peynir ve tam tahıllı ekmek gibi alternatiflerin tercih edilmesini öneren Al, kahvaltı yapmak istemeyen çocuklar için küçük ara öğünler oluşturulabileceğini söyledi. Meyve suyu ve sabah saatlerinde fazla miktarda meyve tüketiminin kan şekerini hızlı yükseltebileceğine dikkat çeken Al, kantinlerde satılan yağ ve tuz içeriği yüksek ürünler yerine evden hazırlanmış kuru meyve ve kuruyemiş gibi sağlıklı ara öğünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.
Uyum sürecindeki en kritik dönem
Uyun sürecinin kritik olduğunu dile getiren Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Zorlu “Uyum sağlamak sadece çocuğun okula gidip gelmesi değil; öğretmenle iyi bir ilişki kurması, arkadaşlarıyla kaynaşması ve derse dikkatini verebilmesiyle de ilgilidir. Bazı çocuklar hızlıca alışırken, bazıları için bu süreç daha uzun olabilir. Biz genellikle ilk bir ayı uyum süresi olarak değerlendiriyoruz” dedi.
"Aşırı kaygılı ebeveyn tutumları süreci uzatabilir"
Ebeveynlerin çocuğu dinleyip duygularını anlamasının uyumu kolaylaştırdığını belirten Dr. Zorlu, “Çocuğun kaygılandığı ya da zorlandığı bir nokta varsa onu anlamak, hak vermek, öğretmenle iş birliği içinde olmak süreci hızlandırır. Buna karşılık baskıcı ya da aşırı kaygılı ebeveyn tutumları ise süreci uzatabilir.” şeklinde konuştu.