- Yaz aylarında düşme ve elektrikli scooter kazalarına bağlı ortopedik yaralanmalar artıyor.
- Uzman Dr. Harun Güven, kırık ve bağ yaralanmalarında geç kalınmaması gerektiği uyarısında bulundu.
- Şiddetli ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığında acile başvurulması önerildi.
Yaz tatiliyle birlikte artan seyahatler, açık hava aktiviteleri ve elektrikli scooter kullanımı, ortopedi acillerinde yoğunluğa neden oluyor. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Bahçelievler Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Harun Güven, gdh'a özel açıklamalarında özellikle kol, el bileği, ayak bileği, köprücük kemiği ve kalça kırıkları ile bağ ve menisküs yaralanmalarının yaz aylarında en sık karşılaşılan ortopedik travmalar olduğunu belirtti.
Basit görünen düşmeler ciddi yaralanmalara dönüşebiliyor
Yaz döneminde yaşanan düşme ve çarpmaların hafife alınmaması gerektiğini belirten Dr. Güven, bazı kırık ve bağ yaralanmalarının ilk saatlerde belirgin bulgu vermeyebileceğine dikkat çekti.
Dr. Güven şunları söyledi:
"Hastalar çoğu zaman 'üzerine basabiliyorum, kırık olamaz' ya da 'sadece burkuldu' düşüncesiyle sağlık kuruluşuna geç başvuruyor. Ancak bazı kırıklar ve bağ yaralanmaları ilk saatlerde belirgin bulgu vermeyebilir. Erken tanı, hem tedavi sürecini kısaltır hem de kalıcı fonksiyon kaybı riskini azaltır."
Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin
Travma sonrası görülen bazı belirtilerin ciddi yaralanmalara işaret edebileceğini belirten Dr. Güven, şu uyarıda bulundu:
"Travma sonrasında şiddetli ağrı, hızla gelişen şişlik, uzuvda şekil bozukluğu, üzerine basamama veya kolunu kullanamama, eklem hareketlerinde belirgin kısıtlılık, uyuşma ya da parmaklarda morarma ve soğukluk gibi bulgular varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalı."
İlk müdahalede bu hataları yapmayın
Yaralanmanın ardından yapılacak ilk müdahalenin tedavi sürecini doğrudan etkileyebileceğini vurgulayan Dr. Güven, doğru yaklaşımı şöyle anlattı:
"Yaralanan bölge mümkün olduğunca hareket ettirilmemeli, üzerine gereksiz yük verilmemelidir. İlk 24-48 saat boyunca 15-20 dakikalık aralıklarla soğuk uygulama yapılabilir. Etkilenen uzuv mümkünse kalp seviyesinin üzerinde tutulmalı ve elastik bandajla çok sıkmayacak şekilde desteklenebilir. Şekil bozukluğu olan uzuvlar kesinlikle yerine oturtulmaya çalışılmamalıdır."
"Nasıl olsa burkulmuştur" düşüncesi tedaviyi geciktirebilir
Dr. Güven'e göre travma sonrası en sık yapılan hatalardan biri, yaralanmayı hafife alarak sağlık kuruluşuna geç başvurmak oluyor.
Uzman isim, özellikle ayak bileği, el bileği ve omuz yaralanmalarında hastaların ağrıya rağmen günlük yaşamına devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Travma hastalarında en sık karşılaştığımız hata, 'Nasıl olsa burkulmuştur' diyerek sağlık kuruluşuna geç başvurulması oluyor. Özellikle ayak bileği, el bileği ve omuz yaralanmalarında hastalar ağrıya rağmen yürümeye veya kolunu kullanmaya devam ediyor. Bu durum bazı kırıkların yer değiştirmesine, bağ yaralanmalarının ilerlemesine ve tedavinin daha zor hale gelmesine neden olabiliyor."
Kırık veya çıkığı yerine oturtmaya çalışmayın
Çevreden alınan tavsiyelerle yapılan bilinçsiz müdahalelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Dr. Güven, kırık ya da çıkık olduğu düşünülen uzuvlara müdahale edilmemesi gerektiğini vurguladı.
"Bir diğer önemli hata ise çevreden duyulan önerilerle kırık veya çıkık olduğu düşünülen uzvun çekilmesi ya da yerine oturtulmaya çalışılmasıdır. Bu müdahaleler damar, sinir ve yumuşak doku hasarını artırabilir. Travma sonrası yapılması gereken en doğru yaklaşım, yaralanan bölgeyi mümkün olduğunca sabit tutarak en kısa sürede ortopedik değerlendirme yaptırmaktır."
Ağrı kesicinin etkisine aldanmayın
Ağrının azalmasının yaralanmanın iyileştiği anlamına gelmediğini belirten Dr. Güven, son olarak şu uyarıda bulundu:
"Ağrı kesici kullandıktan sonra ağrının azalması, altta yatan kırık veya bağ yaralanmasının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Özellikle üzerine basamama, belirgin şişlik, şekil bozukluğu veya hareket kısıtlılığı varsa mutlaka muayene edilmelidir."