A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan, altın piyasasındaki gelişmeleri ve beklentilerini değerlendirdi. Doğan, ons altın fiyatlarını pahalı bulduğunu belirterek mevcut yükselişlerin kalıcı olmayabileceği görüşünü paylaştı.
Altında yükselişin arkasındaki temel faktör: Dolar
Altın fiyatlarını değerlendirirken temel olarak doların seyrine bakılması gerektiğini belirten Doğan, diğer parametrelerin ikinci planda kaldığını ifade etti.
Doları güçlendirecek gelişmelerin altın fiyatları üzerinde baskı oluşturacağını belirten Doğan, EUR/USD paritesindeki hareketliliğin de altındaki yükselişte etkili olduğuna dikkat çekti.
Doğan, paritenin 1,14 seviyesinin altından 1,17'ye yükselmesiyle birlikte ons altının yaklaşık 4 bin dolardan 4 bin 700 dolar seviyelerine kadar çıktığını söyledi.
Ancak zayıf doların ABD tarafında, özellikle seçim sürecinde Donald Trump açısından avantajlı olmayabileceğini belirten Doğan, bu nedenle hem paritedeki yükselişin hem de altındaki son hareketin kalıcı olmayabileceğini değerlendirdi.
Güçlü istihdam verisi altın için risk oluşturabilir
Piyasaların gözü cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisine çevrilirken, Doğan bu verinin altın açısından kritik olabileceğini söyledi.
Yaz ayları ve mevsimsel etkilerin ardından güçlü bir istihdam verisi veya yüksek enflasyon rakamının gelmesi halinde dolar endeksinin yeniden 101 seviyesine çıkabileceğini belirten Doğan, böyle bir senaryonun altın fiyatlarında sert düşüşlere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Doğan, altın yatırımcısının yaklaşık yüzde 10'luk bir marj içerisinde risk taşıdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kasım ayına kadar olan dönemde 4.000 doların altı altın için tam anlamıyla bir yıkım olabilir; bu risk kesinlikle göz ardı edilmemelidir.”
Doğan ayrıca geçmişte altında yüzde 8-10'luk günlük dalgalanmaların görüldüğünü hatırlatarak, mevcut seviyelerde sert hareketlerin yaşanabileceğine dikkat çekti.
“Ons altın fiyatlarını pahalı buluyorum”
Altındaki mevcut seviyeleri genel olarak pahalı bulduğunu belirten Doğan, 4 bin dolar seviyesinin daha önce test edildiğini ancak kırılamadığını ifade etti.
Düşük enflasyon ve istihdam verilerinin ardından altının 4 bin 700 dolar seviyelerine kadar yükseldiğini belirten Doğan, bundan sonraki süreçte ABD'den gelecek ekonomik verilerin fiyatlamalar açısından belirleyici olabileceğini söyledi.
TL getirisi altının cazibesini sınırlayabilir
Doğan'ın dikkat çektiği bir diğer konu ise yurt içindeki yüksek TL getirisi oldu.
Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının sunduğu getirinin altının cazibesini sınırlayabileceğini belirten Doğan, ons altındaki olası yükseliş ile dolar/TL'deki artış birlikte değerlendirildiğinde dahi altının yıllık yaklaşık yüzde 40'lık TL getirisinin üzerine çıkmasının düşük ihtimal olduğunu söyledi.
Doğan, mevcut koşullarda yatırımcıların yalnızca altındaki yükselişe odaklanmak yerine TL getirisi, doların seyri ve ABD'den gelecek ekonomik verileri birlikte değerlendirmesi gerektiğine işaret etti.