Yaz mevsimi çoğumuz için deniz, güneş ve açık hava demek. Ancak bazı insanlar için sıcak havalar bambaşka bir anlam taşıyor. Güneşe çıkınca, hızlı yürüyünce, spor yapınca hatta bazen heyecanlanınca bile ciltlerinde ani kızarıklıklar, kaşıntılar ve küçük kabarcıklar ortaya çıkabiliyor.
Bu kişiler genellikle aynı cümleyi kuruyor:
"Galiba benim sıcak alerjim var."
Peki gerçekten sıcak alerjisi diye bir hastalık var mı?
Aslında işin tıbbi tarafı biraz farklı.
Halk arasında "sıcak alerjisi" olarak bilinen durumların büyük bir kısmı, kolinerjik ürtiker veya sıcaklığa bağlı gelişen cilt reaksiyonlarıdır. Yani çoğu zaman sorun sıcak havanın kendisinden değil, sıcaklığın vücut içinde oluşturduğu değişikliklerden kaynaklanır.
Vücut ısısı arttığında neler oluyor?
İnsan vücudu yaklaşık 36,5-37 derece civarında çalışmayı sever. Ancak sıcak hava, yoğun egzersiz, stres, heyecan veya çok baharatlı bir yemek sonrasında vücut ısısı yükselmeye başlayabilir.
Normal şartlarda bu durum tamamen doğal bir süreçtir. Beynimiz sıcaklık artışını algılar, ter bezlerini çalıştırır ve vücudu serinletmeye çalışır. Fakat bazı kişilerde bağışıklık sistemi bu sürece gereğinden fazla tepki verebilir. Sonuç olarak ciltte ani kaşıntı, kızarıklık ve kabarıklıklar ortaya çıkar. İşte bu tabloya "kolinerjik ürtiker" adı verilir.
Kolinerjik ürtiker nedir?
"Terliyorum ama cildim yanıyor" Kolinerjik ürtikeri olan kişilerden sık duyduğumuz ifadelerden biri budur. Kolinerjik ürtiker, vücut sıcaklığının yükselmesiyle ortaya çıkan özel bir kurdeşen türüdür. Ancak problem yalnızca sıcaklık değil, terleme sırasında ortaya çıkan biyolojik sinyallerdir. Kişi yürüyüş yaparken, koşarken, sıcak duş alırken, güneş altında kalınca veya yoğun stres yaşadığında birkaç dakika içinde belirtiler başlayabilir.
Genellikle;
* Toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı kabarcıklar
* Yaygın kaşıntı
* Yanma hissi
* Ciltte kızarma
* Batma veya karıncalanma hissi görülür.
Bu belirtiler çoğu zaman 20-60 dakika içerisinde azalır ve kendiliğinden kaybolur.
Ancak bazı kişilerde daha yoğun seyredebilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Sıklıkla karşılaştırılan kavramlardan biri de sıcaklık alerjisi ve isilik!
İsilik, ter bezlerinin veya ter kanallarının tıkanması sonucu oluşur. Özellikle bebeklerde sık görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Sıcak ve nemli havalarda ter cilt altında birikir ve küçük kırmızı döküntülere neden olur. Ayrıca kaşıntı şikayetlerin başında gelir.
Her iki durumun tedavi ve korunma yöntemleri benzerlik gösterse de aynı hastalık değildir.
Sıcak havalarda nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle belirtiler başladığında paniğe kapılmamak gerekir. Çoğu vakada tablo geçicidir ve doğru önlemlerle kontrol altına alınabilir.
Vücut sıcaklığını yavaş ve kontrollü şekilde düşürmek önemlidir. Bu nedenle aşırı soğuk uygulamalar yerine ılık veya serine yakın duşlar tercih edilmelidir. Çok soğuk su bazı kişilerde farklı cilt reaksiyonlarını tetikleyebilir. Bunun yanında;
* Günün en sıcak saatlerinde yoğun egzersiz yapmamak
* Bol sıvı tüketmek
* Hafif ve nefes alan kıyafetler tercih etmek
* Ortam sıcaklığını mümkün olduğunca düşürmek
* Aşırı baharatlı yiyecekleri sınırlamak
* Stres yönetimine önem vermek şikâyetlerin azalmasına yardımcı olabilir.
Eğer belirtiler sık tekrarlıyorsa, günlük yaşamı etkiliyorsa veya giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.
Özellikle;
* Nefes darlığı
* Baş dönmesi
* Yaygın şişlik
* Çarpıntı
* Bayılma hissi gibi belirtiler eşlik ediyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Bazı durumlarda hekim kontrolünde antihistaminik tedavi gerekebilir. Bu ilaçlar histaminin etkilerini azaltarak kaşıntı ve kızarıklıkların kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
Unutmayınız ki, yaz aylarında ortaya çıkan her kızarıklık güneş yanığı değildir, her kaşıntı da klasik bir alerji anlamına gelmez. Bazen vücudumuzun sıcaklığa karşı verdiği doğal yanıt, beklenenden daha güçlü olabilir ve cildimiz bunu çeşitli belirtilerle gösterebilir. Halk arasında "sıcak alerjisi" olarak bilinen bu durum çoğu zaman kontrol altına alınabilen, doğru tanı ve uygun tedaviyle yönetilebilen bir sağlık problemidir.
Bedeninizin verdiği sinyalleri önemseyin. Çünkü bazen birkaç küçük kabarcık, vücudunuzun size gönderdiği önemli bir mesaj olabilir.