“Hocam, brokoli yiyebilir miyim?” “Hocam, süt içersem ilacımın etkisi azalır mı?” “Gluteni tamamen bırakmalı mıyım?” “İyot kullanmalı mıyım?” “Brezilya cevizi yersem tiroidim düzelir mi?” Hipotiroidi hastalarımdan bu soruları o kadar sık duyuyorum ki… Tiroid hastalığı ile beslenme arasında adeta bir korku duvarı oluşmuş durumda. Bir yiyecek yasaklanıyor, diğeri “tiroid dostu” ilan ediliyor, bir başkası “guatrojen” denilerek sofradan çıkarılıyor. Sonunda siz de ne yiyeceğinizi düşünmekten, sofraya oturmaktan çekinir hale geliyorsunuz.
Oysa gerçek çok daha basit: Hipotiroidiniz varsa uzun bir yasaklı yiyecekler listeniz yok. Sizin için asıl önemli olan brokoli yiyip yememek değil; levotiroksini doğru zamanda almak, ilacın emilimini bozan besin ve takviyeleri doğru saatlerde tüketmek ve dengeli beslenmek. Hipotiroidinin temel tedavisi, vücudunuzun eksik ürettiği tiroid hormonunu yerine koymaktır. Bunun için en sık kullandığımız ilaç levotiroksindir. İlacınızı doğru dozda ve doğru şekilde kullandığınızda hipotiroidi hayatınızı kısıtlayan bir hastalık değildir. Ama burada küçük görünen, önemli bir ayrıntı var: Bazen tiroid tedavinizi hastalığınız değil, kahvaltınız bozuyor.
Hipotiroidi hastalarının yaptığı 7 büyük beslenme hatası
1. İLACINIZI KAHVEYLE ALMAYIN
Levotiroksininizi aç karnına alın. İlacınızı kahveyle birlikte kullanmayın. Çünkü kahve, levotiroksinin bağırsaktan emilimini azaltır. En doğru sabah düzeni çok basit: İlacınızı yalnızca suyla alın, ardından kahvaltı için en az 30 dakika bekleyin. Mümkünse 60 dakika bekleyin. Kahvenizi de bundan sonra için. Avrupa Tiroid Birliği'nin güncel önerisi de levotiroksinin kahvaltıdan yaklaşık 60 dakika önce alınması veya gece, son öğünden en az 3 saat sonra kullanılması yönünde.
Kısacası sabah formülünüz şu olsun: İlaç + su → bekleyin → kahvaltı + kahve. İlacınızı alıp hemen üzerine kahve içmeyin.
2. SÜTÜ VE YOĞURDU HAYATINIZDAN ÇIKARMAYIN
“Tiroidim yavaş çalışıyor, süt ve yoğurt yememeliyim.” Hayır, böyle bir kural yok. Süt, yoğurt ve peynir sizin için yasak değil. Tam tersine, protein ve kalsiyum açısından değerli besinlerdir. Özellikle kemik sağlığınızı korumak için yeterli kalsiyum ve protein almanız gerekir. Burada dikkat etmeniz gereken tek nokta zamanlama. Kalsiyum, levotiroksinin emilimini azaltır. Bu nedenle süt ve diğer yüksek kalsiyum içeren besinleri ilacınızla aynı saatte tüketmeyin. Kalsiyum ve demir tabletlerinizi de levotiroksinden ayrı alın; arada yaklaşık 4 saat bırakın. Yani sütü kesmeyin, sütü ilacınızdan ayırın.
3. BROKOLİDEN KORKMAYIN
Hipotiroidi tanısı aldığınızda ilk yaptığınız şeylerden biri brokoli, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanasını sofradan çıkarmak olmasın. “Guatrojen” kelimesini duyup sebzelerden korkmayın. Brokoli yasak değil. Karnabahar yasak değil. Lahana yasak değil. Brüksel lahanası da yasak değil. Bu sebzeleri normal porsiyonlarda tüketebilirsiniz. Özellikle pişirerek tüketmeniz uygundur. Üstelik bu sebzeler lif, vitamin, mineral ve çeşitli bitkisel bileşikler açısından değerlidir. Tiroid hastalığınız var diye sebzeyi sofranızdan çıkarmayın. Tam tersine, tabağınızı çeşitlendirin.
4. SOYA YASAK DEĞİL
“Hashimoto hastası soya yiyemez.” Bu cümleyi de artık geride bırakalım. Tofu, soya sütü ve diğer soya ürünlerini tüketebilirsiniz. Ancak soya, levotiroksinin emilimini azaltır. Bu nedenle soya ürünlerini ilacınızla aynı saatte tüketmeyin. Soya için de kural basit: Yasaklamayın, zamanlamasını ayarlayın. Hipotiroidi hastası için yiyecekleri yasaklamak yerine, ilaç ile besinlerin zamanlamasını doğru yapmak gerekir.
5. GLUTENİ BIRAKMAK HİPOTİROİDİYİ TEDAVİ ETMEZ
Sosyal medyada sık duyduğunuz “Gluteni bırakırsanız tiroidiniz düzelir” cümlesine de mesafeli durun. Çölyak hastalığınız yoksa yalnızca hipotiroidiniz var diye gluteni tamamen bırakmayın. Glutensiz beslenme hipotiroidinin tedavisi değildir. Elbette beyaz ekmek, hamur işi, tatlı ve ultra işlenmiş gıdaları fazla tüketmeyin. Bunlar toplam kalori alımınızı artırır ve kilo kontrolünüzü zorlaştırır. Burada hedefiniz glutenle savaşmak değil, beslenmenizin kalitesini yükseltmek olsun. Gluteni değil, gereksiz kaloriyi azaltın.
6. “İYOT ALAYIM, TİROİDİM ÇALIŞSIN” DEMEYİN
İyot, tiroid hormonlarının üretimi için gereklidir. Ama bu, sizin ekstra iyot kullanmanız gerektiği anlamına gelmez. Özellikle internetten satılan yüksek doz iyot ve kelp yani deniz yosunu takviyelerini gelişigüzel kullanmayın. Fazla iyot da tiroid fonksiyonlarını bozar ve hipotiroidiyi ağırlaştırır. Bu nedenle doktorunuz önermediyse iyot tableti kullanmayın. Eksiklik varsa yerine koyun. Eksiklik yoksa yüksek doz iyot kullanmayın. “Doğal” kelimesinin “zararsız” anlamına gelmediğini de unutmayın.
7. BREZİLYA CEVİZİNİ TİROİD İLACI SANMAYIN
Selenyum, tiroid hormon metabolizmasında görev alan önemli bir mineraldir. Fakat daha fazla selenyum almak, tiroidinizin daha iyi çalışacağı anlamına gelmez. Son yıllarda Brezilya cevizi ve selenyum takviyeleri neredeyse tiroid ilacı gibi anlatılıyor. Değil. Gereksiz yüksek doz selenyum toksiktir. Bu nedenle selenyum ihtiyacınızı öncelikle dengeli beslenmeyle karşılayın. Brezilya cevizi yiyebilirsiniz ama Brezilya cevizi yiyerek hipotiroidinizi tedavi edemezsiniz.
PEKİ SİZİN TABAĞINIZDA NE OLMALI?
Aslında sağlıklı bir insanın tabağından çok farklı değil. Yumurtanızı, balığınızı, tavuğunuzu, etinizi, yoğurdunuzu, kefirinizi ve baklagillerinizi tüketin. Tabağınızı bol ve çeşitli sebzelerle doldurun. Mevsim meyvelerini porsiyon kontrolüyle yiyin. Bulgur, yulaf, tam tahıllar ve baklagiller gibi kaliteli karbonhidratlara yer verin. Zeytinyağını, cevizi, bademi ve fındığı ölçülü kullanın. Balığı da haftada yaklaşık iki kez sofranıza koyun. Gördüğünüz gibi sizin için özel, karmaşık bir “tiroid diyeti” yok. Dengeli beslenme var.
“TİROİDİM YAVAŞ, O YÜZDEN KİLO VEREMİYORUM” DEMEYİN
Bu cümleyi çok sık duyuyorum. Evet, hipotiroidi kilo alımına neden olur ve kilo vermeyi zorlaştırır. Yorgunluk, ödem ve metabolizma hızında düşüş de tabloya eşlik eder. Ama tiroid hormonlarınız uygun tedaviyle normal düzeye geldiğinde bütün kilo probleminizi tiroid hastalığıyla açıklayamazsınız. O noktada günlük enerji alımınız, hareket düzeyiniz, uykunuz, stresiniz, kas kütleniz ve beslenme düzeniniz devreye girer. Bu nedenle hipotiroidi tedavisinde hedefiniz yalnızca TSH değerini düzeltmek olmasın. Kasınızı, kemiklerinizi, metabolik sağlığınızı ve yaşam kalitenizi de koruyun.
SOFRANIZI CEZALANDIRMAYIN
Hipotiroidi hastalarıma özellikle şunu söylüyorum: Hastalığınızı yönetmek başka, hayattan vazgeçmek başka. Brokoli yiyin, lahana yiyin, yoğurt yiyin, soya tüketin. Çölyak hastalığınız yoksa gluten tüketin. Ama ilacınızı kahveyle almayın. Kalsiyum ve demiri levotiroksinden ayırın. İyot ve selenyum takviyelerini gelişigüzel kullanmayın. Yani sizin için asıl soru “Ne yasak?” olmasın. “Ne zaman, ne kadar ve nasıl tüketmeliyim?” diye düşünün.
Hipotiroidi hastasının ihtiyacı mucize bir yiyecek değildir. Doğru dozda ilaç, doğru ilaç kullanımı ve dengeli beslenmedir.