Rusya’daki siyasi sistemi Ukrayna eliyle yıkmayı başaramayan güç odakları, Avrupa’nın daha fazla dahil olacağı bir çatışmayı gün geçtikçe daha somut bir zemine taşıma gayretindeler. Bir yandan Rusya’nın hibrit saldırılarını daha da artıracağına dair haberler yayılırken, bir yandan da sahte bayrak operasyonu olup olmadığı anlaşılamayan kamikaze dron saldırısı içerikli vakalar Avrupa hava sahasında artmakta. İspanya’dan El Mundo gazetesi ile İngiltere’den The Telegraph ve The Sunday Times da operasyonel haberleriyle yangına benzin temin ederek sıcak çatışma istikametinin taşlarını döşüyorlar. Geride bıraktığımız haftanın en ilginç haberlerinden biri El Mundo gazetesinde yayınlandı. Rusya konusunda uzman bir isim olarak işaret edilen Xavier Colás’ın Litvanya’nın başkenti Vilnius’tan bildirdiğine göre Rusya, kamikaze dronlarla Fransa, İspanya ve İtalya’ya saldırı hazırlığı yapıyor.
Akdeniz kıyısındaki 3 NATO ülkesi hedefte mi?
Colás’ın iddiası o ki, Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA’nın Direktörü John Ratcliffe’nin 25 Ağustos’taki esrarlı Moskova ziyaretinin ardından Litvanya hükümetine bu konuyla ilgili istihbarat ulaşmış. CIA kaynaklı istihbarata göre Rusya’nın hayalet filosuna bağlı ticari görünümlü gemiler Akdeniz’deki seyirleri esnasında bahsi geçen 3 NATO ülkesine güvertelerindeki konteynerlerden dron fırlatacak. Bu saldırılar için ABD istihbarat servisine göre yaklaşık 2 metre uzunluğunda, iki buçuk metre kanat açıklığına sahip 18 kilo ağırlığındaki 600 kilometre menzile sahip Gerbera tipi dronlar kullanılacak. Şahid-136’lar ya da jet motorlu Geran tipi drolar yerine Gerberaların kullanılacak olmasının sebebi ise fırlatmanın diğerlerine göre daha kolay olması. Haberi hazırlayan Xavier Colás, 2024 yılının Mart ayında, 12 yıldır gazetecilik faaliyetini sürdürdüğü Moskova’yı terk etmek zorunda kalmıştı. Ukrayna’da savaşan Rus askerlerinin eşlerinin düzenlediği protesto eylemlerini haberleştirdiği için polis tarafından uyarılara maruz kalan Colás’ın çalışma izni yenilenmemiş ve 24 saat içerisinde Rusya’yı terk etmesi istenmişti. Colás’ın, CIA destekli haberinin doğru çıkması halinde Avrupa’nın doğu kanadını her gün yıpratan kamikaze dron saldırılarında yeni bir cephe açılmış olacak. Nitekim NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) General Alexus G. Grynkewich’in Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Güvenlik ve Savunma Komitesi (SEDE) ve NATO Parlamenter Asamblesi ile İlişkiler Delegasyonu'nun Brüksel'deki ortak toplantısındaki uyarısının zamanlaması da bu anlamda dikkat çekici. Amerikalı General, pazartesi günkü toplantıdaki savunma sanayii odaklı konuşmasında Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore’nin artan askeri işbirliğine dikkat çekerek kritik altyapılara yönelik hibrit saldırı tehditlerinin her zamankinden daha yüksek olduğunu vurguladı. Grykenwich, “Artık hepimiz doğu kanadı uluslarıyız” sözleriyle, Birinci Soğuk Savaş döneminde özellikle Türkiye’nin üzerine yıkılan savunma sorumluluğunun artık her NATO ülkesinin meselesi olduğunun altını çizdi.
Putin kıyamet günü sığınağını inşa etti mi?
Haftanın dikkate değer ikinci operasyonel haberi ise İngiliz The Sunday Times’tan geldi. Gazetenin haberine göre Rusya Devlet Başkanı Putin’in olası bir nükleer çatışmayı yönetmesi için Ural Dağları bölgesindeki Kytlym köyüne “Tesis 1335” kod isimli bir sığınak inşa edildi. İngiliz gazetesinin Danwatch ve Dossier Center adlı kuruluşlarla beraber yürüttüğü “araştırmacı gazetecilik!” faaliyetinde 2020-2021 yılından itibaren elde edilen milyonlarca belge ve görüntü incelenmiş. Belgelerin büyük bölümü Rusya’nın bahsi geçen nükleer sığınağı inşa etmek için yaptığı alışveriş listesini kapsıyor. Batılıların “Dead Hand” Rusların ise “Perimetre Sistemi” olarak adlandırdıkları, yarı ya da tam otomatik nükleer misilleme sistemi Putin tarafından “Tesis 1335”ten yönetilecek. Tesisin 2025’te tamamlandığı öne sürülen inşası için Eyfel Kulesi’nde kullanılanın 3 katı çelik, 361,4 kilometre çeşitli tipte kablo, yine farklı amaçlar için 5 bin 429 ampul, 30 trafo, 160 havalandırma ünitesi ve muhtelif ebatlarda 648 delici cihaz sipariş edilmiş. The Sunday Times’ın haberine göre Kosvinsky Kamen Dağı’nın granit yapısının içerisine yerleştirilmiş bu sığınak ABD’nin elindeki en güçlü sığınak delici bombaları dahi etkisiz kılacak yapıda. Elde ettikleri bilgiler ve uydu görüntüleri de dikkate alındığında İngiliz gazetesinin bir “habercilik başarısı” mı sergilediğini yoksa, Rusya’ya gözdağı vermek için CIA ile MI6’in ulaşabildiği bilgilerle şov mu yapıldığını söylemek kolay değil.
ABD ve İngiltere uzay silahlarını neden ifşa ediyor?
Bu bilgi ifşası yoluyla güç gösterme operasyonunun bir diğer ayağı da bir başka İngiliz basın kuruluşu BBC aracılığıyla gerçekleştirildi. ABD, 2 hafta önce dünya yörüngesine içeriğini açıklamadığı bir silah yerleştirdiğini askeri yetkilileri aracılığıyla ilan etmişti. İngiltere ise hasım ülkelerin uydularını etkisiz hale getiren, yeryüzünde konuşlu bir silah sistemi kullandığını BBC’ye sızdırdı. İngiliz yayın kuruluşunun verdiği bilgiye göre bu sistem özellikle İngiliz nükleer denizaltılarını takip eden hasım ülke uydularını körleştirmek için kullanılıyor. GDH’nin değerli okuyucuları, görüleceği üzere Batı medyasının da içerisinde yer aldığı bir hibrit savaşta, sokaktaki sıradan insanı endişeden endişeye koşturacak gelişmelerle kuşatılmış vaziyetteyiz.
Pandaların performansı soğuk savaşı rayına oturtabilir mi?
Bu gidişatın daha tehlikeli bir boyuta ulaşmasını engelleyebilecek yegane umutlarımız ise Ping Ping ve Fu Shuang. Her ikisi de Çin hükümetinden ya da ordusundan yetkililer değil. Çin Devlet Başkanı Şi’nin 11 yıl aradan sonra 23 Eylül’de gerçekleştirdiği ABD ziyaretinin ardından Atlanta’ya gönderilen pandaların isimleridir bunlar. Pekin yönetiminin “Panda diplomasisi”ni yeniden yürürlüğe koyması, ABD ile Çin arasındaki yeni soğuk savaşın belli bir dengeye oturmuş olduğu anlamına gelebilir. Şu anda Rusya’nın hibrit saldırılarının tırmanışa geçmesini engelleyebilecek en önemli ihtimal işte bu iki pandanın uluslararası diplomasideki rolleri olacak.