Derin Osmanlı: Alev Alatlı'nın dilinden Erdoğan'ın portresi

Fazıl Ergüt

Yazan: Fazıl Ergüt

· 1 dk okuma

Derin Osmanlı: Alev Alatlı'nın dilinden Erdoğan'ın portresi

Alev Alatlı, derinliğin, irfanın ve hafızanın yazarıydı.

Kalemini sıradanlıkla değil, köklerle besledi. Bu yüzden onun bir kişiyi, hele de bir lideri tanımlarken seçtiği kelimeler sıradan değildir.

Alatlı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandığı “Derin Osmanlı” ifadesi de işte bu bağlamda üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir tarif, hatta bir şifre gibidir.

Peki ne demektir “Derin Osmanlı”?

Yüzeyde olanla yetinmeyen, tarihi sürekliliği bir misyon olarak gören, dün ile yarın arasında yaşayan bugünü inşa eden bir anlayış demektir. Sadece tarih bilgisi değil,tarih bilinci demektir.

Toprağı vatan yapan ruhu, devleti millet yapan adaleti, sancağı anlam yapan ilây-ı kelimetullah idealini yeniden kuşanmak demektir.

Alev Alatlı bu ifadesiyle, Erdoğan’ı sadece bir siyaset figürü olarak değil, medeniyet bakiyesini taşıyan bir hafıza muhafızı olarak gördüğünü söylüyordu. Çünkü Erdoğan, iktidara geldiği ilk günden itibaren sadece ekonomik reformlarla değil, aynı zamanda kültürel bir diriliş çağrısıyla da yürüdü. Ayasofya’yı zincirlerinden kurtaran da, Kudüs’e selam duran da, İslam coğrafyasına sesiyle nefes olan da o oldu.

Bu yüzden Alatlı, Erdoğan’ın duruşunu Osmanlı’nın derinliklerinden süzülüp gelen bir ruh haliyle eşleştirdi.

Bürokratik aristokrasiden değil, halkın vicdanından süzülen bir liderlik…

Batı’ya öykünmeden değil, kendi köklerine güvenerek inşa edilen bir devlet adamlığı…

Derin Osmanlı budur.

Kibirli değil vakar sahibi, gösterişli değil temsil gücü yüksek bir tarz.

Bugün Türkiye, içeride ve dışarıda birçok meydan okumayla karşı karşıya. Bu fırtınalı coğrafyada Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun tarihsel bir arka planı olduğu kadar, kadim bir anlam dünyasına yaslandığı da aşikar.

Alatlı’nın bu tespiti, onu günübirlik tartışmaların değil, tarihi bir yürüyüşün öznesi olarak görmenin adıdır.

Alev Alatlı gitti, ama geride bıraktığı bu cümle, sadece bir tanım değil, bir miras niteliğinde:

“Erdoğan, Derin Osmanlı’dır.”

Bu cümle bir teşhistir, bir şahidliktir, aynı zamanda bir çağrıdır.

Tarihle bağını koparanların savrulduğu bir dünyada, kökü derin olanlar ayakta kalır.

Ve evet, kökü derin olan, Derin Osmanlı’dır.

Vesselam…

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim