Dünya nereye gidiyor?

Fazıl Ergüt

Yazan: Fazıl Ergüt

· 1 dk okuma

Dünya nereye gidiyor?

Birileri hala “barış” kelimesini dilinden düşürmüyor.

Ama o barış dedikleri şeyin altında binlerce çocuğun cansız bedeni yatıyor.

ABD, geçtiğimiz gün İran’ın Fordow, Natanz ve İsfahan’daki üç nükleer tesisini vurdu.

Ne bir kınama, ne bir açıklama… Dünya suskun.

Sanki uluslararası hukuk yalnızca zayıflar için var.

Güçlünün her suçu, “meşru müdafaa” kılıfıyla aklanıyor.

Evet, biz bu senaryoyu çok iyi biliyoruz. Aynısını Gazze’de izledik. Aynısını Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de yaşadık.

Hep aynı aktörler!

ABD, İsrail ve suskun dünya.

ABD’nin iki yüzlü politikaları artık sır değil. Bir elinde BM kararnameleri, diğer elinde savaş uçakları… “Barışı tesis ediyoruz” diyerek bölgeye sözde demokrasi değil, sadece ölüm getiriyor.

Aynı anda hem yangını çıkaran, hem de itfaiyeci gibi poz veren bir emperyal akıl bu.

İsrail ise bu aklın şımarık çocuğu. Gazze’de hala enkaz altından çocuk sesleri geliyor.

60 bine yakın can kaybı…

Açlıktan ölen bebekler, bombalanan hastaneler, okullar…

Ama ne ABD, ne AB, ne de BM bu vahşete dur diyebiliyor.

Çünkü karşılarındaki İsrail.

Çünkü mesele, Müslüman coğrafyada akan kandı, ve o kanın bir bedeli yoktu onların nezdinde.

İran’ın nükleer tesislerinin vurulması ise sadece bir mesaj!

“Bu dünyada kuralı biz koyarız. İstediğimizi vurur, istediğimizi yaşatırız.”

Peki dünya ne yapıyor?

Korkuyla başını eğiyor.

Ne hak var, ne hukuk.

Ne adalet var, ne vicdan.

Dünya nereye gidiyor?

Haklının değil, güçlünün konuştuğu karanlık bir düzene…

Uluslararası hukuk mezara gömüldü. İnsan hakları, sadece Batılıların işine geldiğinde hatırlanıyor.

Evrensel değerler, çıkarların arkasında yok oluyor.

Ama bu düzen böyle gitmez.

Tarih, zulmü alkışlayanları değil, zulme karşı duranları yazar.

Bugün Türkiye’nin sesi, vicdanın son kalelerinden biri olarak yükseliyorsa, bu sadece bir siyaset meselesi değil, bir insanlık meselesidir.

Sessiz kalırsak, yarın aynı uçaklar, aynı füzeler, bizim çocuklarımızın başına da yağar.

Ve işte o zaman “biz neden sustuk?” sorusu, geceleri uykumuzu kaçırır.

Ya susup bu düzenin parçası olacağız…

Ya da hakikatin tarafında dimdik duracağız.

Üçüncü bir seçenek yok.

Vesselam…

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim