Mizah mı, mühendislik mi?

Fazıl Ergüt

Yazan: Fazıl Ergüt

· 2 dk okuma

Mizah mı, mühendislik mi?

Türkiye’de bazı olaylar vardır; yalnızca bir sahne performansı, bir sosyal medya çıkışı ya da münferit bir densizlik olarak okunamaz. Çünkü bu ülkede hiçbir söz, hiçbir hakaret, hiçbir provokasyon boşlukta durmaz.

Hele söz konusu olan milletin inanç değerleri, ortak hassasiyetleri ve ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı ise mesele artık mizah sınırlarının çok ötesine geçer.

Son günlerde sözde komedyen Deniz Göktaş’ın sahne adı altında İslami değerlere ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelen arsız ifadeleri de tam olarak bu çerçevede ele alınmalıdır.

Bunun adı mizah değildir.

Bunun adı cesaret hiç değildir.

Bu, toplumun sinir uçlarıyla oynamaktır.

Türkiye’de uzun yıllardır muhalefet cephesinin en güçlü tutkalı, Erdoğan karşıtlığı üzerinden kurulan ortaklıktı. Farklı siyasi eğilimleri, farklı ideolojik çevreleri, hatta birbirine benzemeyen birçok yapıyı aynı hatta buluşturan temel duygu buydu;

“Erdoğan gitsin de ne olursa olsun.”

Fakat özellikle ana muhalefet partisinde yaşanan iç çekişmeler, liderlik kavgaları ve parti içi hesaplaşmalar bu birlikteliği ciddi şekilde zayıflattı.

Eski ezberler tutmamaya, eski sloganlar karşılık bulmamaya başladı. İşte tam da böyle bir dönemde, sözde komedi adı altında milletin kutsallarını hedef alan çıkışların devreye sokulması zamanlama açısından manidardır.

Çünkü bu ülkede bazı çevreler çok iyi bilir: Milletin inanç değerlerine saldırırsanız, toplumda güçlü bir tepki doğar. O tepki büyürse gerilim artar. Gerilim artarsa kutuplaşma derinleşir. Kutuplaşma derinleşirse dağılmış saflar yeniden toparlanabilir.

Mesele tam da budur.

Birileri mizah perdesinin arkasına saklanarak aslında toplumsal fay hatlarını yokluyor.

İnançla, değerlerle, milletin ortak sembolleriyle, Cumhurbaşkanı üzerinden şekillenen siyasi hassasiyetlerle oynuyor.

Sonra da buna özgürlük, sanat, komedi diyor.

Hayır.

Kimse kusura bakmasın; kutsala hakaret mizah değildir.

Milletin değerlerini aşağılamak sanat değildir. Toplumun inanç dünyasını hedef almak özgürlük değildir.

Hele bunu, ülkenin siyasi atmosferinin kırılgan olduğu bir dönemde yapmak asla masum değildir.

Elbette her iddia hukuk önünde delille değerlendirilir. Elbette kimse hakkında somut bilgi olmadan kesin hüküm kurulamaz. Fakat siyasi akıl, yalnızca mahkeme dosyalarına bakarak işlemez.

Toplumsal olayların zamanlamasına, etkisine, hedef aldığı hassasiyetlere ve doğurduğu atmosfere de bakmak gerekir.

Türkiye geçmişte bu filmleri gördü. Toplumun sinir uçlarına dokunarak sokakları hareketlendirmeye çalışanları da gördü.

Bir kıvılcımdan yangın çıkarmak isteyenleri de gördü.

Milletin öfkesini kendi siyasal hesaplarına yakıt yapmak isteyenleri de gördü.

Ama artık o eski Türkiye yok.

Bu millet bir kere aynı yerden yara aldı. Devlet de millet de bu tecrübelerden ders çıkardı. Bugün yapılması gereken şey öfkeye kapılmak değil; ferasetle, hukukla ve soğukkanlılıkla hareket etmektir.

Çünkü provokasyonun istediği şey tam da kontrolsüz öfkedir.

Bize düşen, bu oyunu görmek ve bozmaktır.

Deniz Göktaş veya benzeri isimler üzerinden sahnelenen bu tür çıkışlar, sadece bir kişinin densizliği olarak geçiştirilemez.

Bu olayların toplumsal karşılığı, siyasi zamanlaması ve kimlerin işine yaradığı dikkatle okunmalıdır.

Milletin kutsalına dil uzatan herkes bilmelidir: Bu toplumun inancı sahipsiz değildir. Bu milletin değerleri oyuncak değildir. Bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına hakaret etmek de kimsenin entelektüel cesaret madalyası değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir gerilim hattı değil; aklıselim, hukuk ve toplumsal birliktir.

Gerilimden beslenenlere verilecek en güçlü cevap da budur.

Çünkü bu millet artık neyin mizah, neyin provokasyon olduğunu ayırt edecek ferasete sahiptir.

Yemezler.

O bir kere oldu.

Devlet de millet de aynı yerden ikinci defa gol yemez.

Vesselam…

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim