Sumud’un açtığı gedik

Fazıl Ergüt

Yazan: Fazıl Ergüt

· 1 dk okuma

Sumud’un açtığı gedik

Sumud filosu bir gedik açtı.

Bu gedik, yalnızca bir deniz yolunun yarılması değil; ümmetin, mazlumların ve insanlığın vicdan kapısını aralayan bir kırılmadır.

O gediğin açılmasıyla birlikte artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Bugün birkaç gemiyle başlayan bu sefer, yarın onbinlerin, milyonların dayanışmasına dönüşebilir.

Çünkü mesele yalnızca yardım malzemelerini Gazze’ye ulaştırmak değil; zulmün kuşatmasını insanlığın vicdanıyla yarmaktır.

Bu çağrı şiddete değil, barışa ve insani yardıma çağrıdır.

Her gemi bir ses, her seyir mazlumun sofrasına uzanan bir eldir. Rotamız; açlığı, susuzluğu, çaresizliği yardımla, hukukla ve küresel vicdanla yenmektir.

Hazırlıklarımızı akılla yapmalı, yolculuğumuzu hukuka ve insan haklarına dayandırmalıyız.

Çünkü haklı olan güçlüyse eğer, güç de ancak adaletle birleştiğinde meşrudur.

Bugün küçük bir gedik açıldıysa, yarın o gedik bir kapıya, sonra bir yola ve sonunda da zulmü yıkacak bir direnişe dönüşecektir.

Onbinlerce gemi hayali bugün için uzak görünebilir.

Ama unutmayalım!

Tarihin büyük dönüşümleri hep bir küçük adımla başladı.

Bugün açılan gedikten cesaretle geçersek, yarın daha büyük filolar, daha güçlü bir dayanışma ile Gazze’ye ulaşacağız.

Sumud’un açtığı gedik, sadece bir deniz hattı değil; insanlığın onur sınavıdır.

Ve bu sınav, susarak değil, dayanışarak kazanılacaktır.

Bu sefer farklı bir yol izlenmeliyiz

1-Uluslararası hukukçular, insan hakları örgütleri ve bağımsız gözlemciler filonun planlama ve hareket noktalarında aktif olmalı. Her yardımın kaynağı, yükün içeriği ve dağıtım süreci şeffaf biçimde kayıt altına alınmalı.

2-Birkaç gemiyle sınırlı bir girişim değil, kontrollü, güvenlik ve hukuka dayalı bir büyüme stratejisi izlenmeli.

Bu kademeli yöntem, provokasyonları azaltır, uluslararası desteği güçlendirir.

3-Sivil toplum, sendikalar, topluluklar, yerel yönetimler ve uluslararası aktörler bir ağ kurmalı; dayanışma sadece denizde değil, limanlarda, sokaklarda, parlamentolarda görünür olmalı.

Bu görünürlük, hukuki koruma ve siyasi baskı sağlar.

4-Medya canlı yayınlarla deniz yolculuğunu insani açıdan anlatılmalı; Propaganda değil, insan hikayeleri konuşmalı.

Bugün Gazze’ye uzanan her rota, aslında insanlığın vicdanına uzanan bir sınavdır.

Çocukların açlığı, kadınların çaresizliği, yaşlıların sessiz duası bize şunu hatırlatıyor!

Mazlumun gözyaşıyla sulanan hiçbir deniz, zalimin engelleriyle kurutulamaz.

Sumud’un açtığı gedikten geçmek, sadece Gazze’ye değil, insanlığın kendi onuruna yol almaktır.

Çünkü merhametin bittiği yerde insanlık da biter; dayanışmanın başladığı yerde ise zulüm er geç çöker.

Vesselam…

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim