Yeniden merhaba. Hiçbir mecrada göremeyeceğiniz, duvarlar arkasında kalmış Ankara Fısıltıları’nı her pazar olduğu gibi sizlere aktarmaya çalışacağım. Çayları, kahveleri hazırlayın, başlıyoruz.
CHP’de yönetim krizine çözüm
İlk başlığımız CHP’den. Daha önce sizlere bu köşeden CHP yönetiminde yaşanan sorunlara dikkati çekmiştim. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yapılan MYK toplantısında CHP yönetiminde yapılacak değişiklikleri gündeme getirme kararı aldı. Ancak partinin “ağır abileri” devreye girince Kılıçdaroğlu, değişiklikleri açıklamaktan vazgeçti. Üstüne bir de mahkeme kararıyla İstanbul İl Başkanlığına gelen Gürsel Tekin’in görevi yine mahkeme kararıyla sona erdi.
İstanbul’da yaşanan “figüran” krizinden sonra Gürsel Tekin’in görevi bırakması istenmişti. Kılıçdaroğlu’nun Gürsel Tekin’e Ankara’da bir görev vereceği konuşuluyor. Bu görevin muhtemelen örgütlerin koordinasyonundan sorumlu danışmanlık olması bekleniyor.
İstanbul için kulisler
Gürsel Tekin’in yerine İstanbul milletvekilleri ve örgütlerinin isteğiyle Mehmet Ali Yüksel’in atanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Fakat duruma göre aradan sürpriz isimlerin çıkması da mümkün. Zira CHP içinde, İstanbul’a Gürsel Tekin’in de “evet” diyeceği bir isim atanmalı diyenler var.
Abant toplantısından sonra
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu ay sonunda Abant’ta yapılacak milletvekilleri toplantısından sonra MYK’da değişiklik yapması bekleniyor. Buna göre bazı isimler MYK’ya veda edecek ve yerlerine yeni isimler gelecek. Bazı alanlara danışmanlar atanacak. Bu danışmanlar doğrudan Kılıçdaroğlu’na bağlanacak. Medya ve halkla ilişkiler tek çatı altında toplanacak ve etkili bir danışman başına geçecek.
Abant’ta MYK ve Parti Meclisi toplantıları da yapılacak.
Kılıçdaroğlu nabız yoklayacak
Bazı partililerin, Abant’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilkbaharda yapılması planlanan kurultayda aday olmasını da gündeme getireceği, böylece Kılıçdaroğlu’nun grubun nabzını yoklayacağı ifade edildi.
CHP’de pek çok isim için “genel başkan adayı” yazılsa da parti tabanında adaylığı “ciddiye” alınan iki isim var: Oğuz Kaan Salıcı ve Muharrem İnce. İki ismin de CHP tabanında karşılığı var. Oğuz Kaan Salıcı ise yıllarca örgütlerden sorumlu olduğu için daha avantajlı bir konumda.
Konuştuğum kıdemli bir CHP’liye göreyse, Kemal Kılıçdaroğlu “ben adayım” derse karşısına ciddi bir rakip çıkmaz. Partinin akil isimleri ve etkili kanaat önderleri Kılıçdaroğlu’na “çekil” derse de Kemal Kılıçdaroğlu aday olmaz.
Bu kadarına da pes…
Baştan uyarayım, yazacağım bu bölüme önce inanamayacaksınız, sonra da “bu kadarına da pes” diyeceksiniz. İster inanın ister inanmayın ama CHP Lüleburgaz İlçe Başkanlığının 1974 yılından bu yana su aboneliği bulunmuyormuş.
Olayı açıklayan, CHP’den bir süre önce istifa eden Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli. Gerenli, CHP’den istifa edince ilk iş olarak CHP İlçe Başkanlığının suyunu kestirmiş. Fıkra gibi ama gerçek…
Enteresan Parlamento
Yasama Uzmanı Doç. Dr. Habip Kocaman, TBMM’de yaşanan eylemleri, cinayetleri, protestoları ve ilginç olayları “Enteresan Parlamento” adlı kitabında topladı. Kitapta hem trajik hem de komik onlarca olay var.
Mecliste ilk cinayet
Kitaba göre TBMM’de ilk cinayet 1925 yılında işlenmiş. İlk cinayet diyorum, zira Meclisimizde daha sonra iki milletvekili daha cinayete kurban gitti.
Anlatalım: 9 Şubat 1925 günü Meclis koridorlarında silah sesleri işitilir. Kısa süre sonra Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın (Deli Halit) vurulduğu anlaşılır. Halit Paşa’yı Ali Çetinkaya’nın vurduğu anlaşılır.
Bir başka cinayet ise 1989 yılında işlenir. Siirt Milletvekili Abdürrezzak Ceylan, hemşehrisi Siirt Milletvekili Zeki Çeliker tarafından Meclis kulisinde tabancayla vurularak öldürülür.
Bu sefer yumruklar konuştu. 2001 yılında Meclisteki kavgalı bir oturumda aldığı yumruklarla yaralanan Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu, Meclis kulisinde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeder.
Tutanaklara giren Japonca
Mecliste yine Kürtçe konuşmaların tartışmaları yaşanırken okunan bir Kürtçe şiire milletvekilleri tepki gösterir. Bunun üzerine Sırrı Süreyya Önder de Latince bir şiir okuyarak “Ne farkı var?” diye sorar.
Önder’e “Ne diyorsun? Aynen iade.” sözleriyle takılan Muharrem İnce, bir Japon masalındaki “Uzun Adlı Çocuk” karakterinin adını seslendirir: “Tiki Tiki Tempo Noserombo Çari Bari Ruçi Titaritempo…”
Diğer konuşmaların yanına “anlaşılmayan dilde” notu düşülürken İnce’nin seslendirdiği Japonca isim aynen Meclis tutanaklarına girer.
Meclisin ilk çanta fırlatma olayı
TBMM Genel Kurulunda iktidar ve muhalefet milletvekilleri kavgaya tutuşunca birbirlerine kitap, kalem ve çanta fırlatmaları neredeyse normal artık. Ama Mecliste ilk çanta fırlatma olayının 1956 yılında bir CHP milletvekili tarafından gerçekleştirildiğini biliyor muydunuz?
DP, basın kanununu değiştiren bir kanun tasarısını gündeme getirir. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü kanunu eleştirirken DP milletvekilleri laf atar. İnönü, bazı miting alanlarında kendisine hakaret edildiğini ifade eder. DP milletvekillerinden biri de “Sizinkiler de bize eşşoğlu eşek diyor…” şeklinde karşılık verince CHP Tunceli Milletvekili Arslan Bora, “Eşşoğlu eşek sensin!” diyerek önündeki çantayı DP sıralarına fırlatır.
Bora, bu hareketi dolayısıyla dışarı çıkarılırken fırlattığı çantadaki eşyalar etrafa saçılır. Bu sırada bir de toplu tabir edilen ve içinde altı mermi bulunan bir tabanca bulunur.