Karanlık geceleri aydınlatan portakal

Max Verstappen, Singapur’da sprint zaferi, pole pozisyonu ve yarış galibiyetiyle gövde gösterisi yaptı. Red Bull’un yeniden yükselişe geçtiğini gösteren bu sonuç, Formula 1’de sezonun son bölümüne dair dengeleri de yeniden gündeme taşıdı.

Mehmet Can Subaşı

Yazan: Mehmet Can Subaşı

· 3 dk okuma

Karanlık geceleri aydınlatan portakal

Formula 1'de başarı, kazanabileceğiniz bir yarışı kazanmak değil, kaybetmemeyi başarmaktır. Max Verstappen'in hafta sonu bize gösterdiği tam olarak buydu. Cumartesi günü sprint yarışını kazandı. Ardından pole pozisyonunu aldı. Pazar günü de ilk virajdan damalı bayrağa kadar yarışın kontrolünü elinde tuttu.

Kâğıt üzerinde oldukça kolay görünen bir galibiyet.

Ancak yarış Singapur’daydı.

Dar virajlar, geçiş yapmanın zorluğu, lastik yönetimi ve en ufak hatanın bütün hafta sonunu mahvedebileceği bir pist.

Üstelik Verstappen'in telsiz sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldığını da düşünürsek bu galibiyetin değeri biraz daha artıyor.

Yıllardır Singapur'da yarışıyordu ama bir türlü kazanamıyordu. Bu kez o eksik parçayı da tamamladı. Red Bull, yükselme dönemine devam ediyor.

Bir dönem yarış kazanması bile zor görünen takım, şimdi üst üste galibiyetler alıyor. Verstappen'in sürüş kalitesini zaten tartışmıyoruz ama eline rekabetçi bir otomobil geçtiğinde neler yapabildiğini bir kez daha görüyoruz.

Ve bence Formula 1'in diğer takımları için en tehlikeli tarafı da bu.

Verstappen'in yeniden kazanmaya başlaması.

Ferrari tarafında ise biraz karışık duygular var.

Leclerc'in ikinciliği elbette önemli. Hatta Ferrari'nin hafta sonu boyunca gösterdiği performans, sezonun geri kalanı için umut vericiydi.

Ama Hamilton için aynı şeyleri söylemek zor.

Yarışın ilk bölümünde podyum oldukça yakın görünüyordu. Sonrasında lastikler, strateji ve kaçırılan bir pit girişi bütün hikâyeyi değiştirdi.

Bir ara Ferrari'nin iki otomobille podyuma çıkabileceğini düşünürken Hamilton'ın altıncı sıraya kadar gerilemesini izledik.

İşin ilginç tarafı, Ferrari'nin bu sezonki hikâyesini anlatmak için bazen tek bir yarış yetiyor.

Hız var.

Potansiyel var.

Ama bir şeyler sürekli eksik kalıyor.

Hamilton'ın özellikle yarışın son bölümünde yaşadığı düşüş de bunun en açık örneklerinden biriydi.

Norris, Piastri ve Antonelli'nin kendisini geçişini izlerken insan ister istemez aynı soruyu soruyor:

Ferrari ne zaman iyi başladığı bir hafta sonunu iki otomobiliyle de iyi bitirecek?

McLaren cephesinde ise bambaşka bir durum vardı.

Sprint yarışında iki pilotun birbirine temas ederek yarış dışı kalmasının ardından pazar günü daha kontrollü bir görüntü izledik.

Norris dördüncü, Piastri beşinci oldu.

Kötü bir sonuç mu?

Belki değil.

Ama McLaren'ın sezon içerisinde gösterdiği potansiyeli düşününce bu sonuçların yeterli olduğunu söylemek de zor.

Üstelik yarışın son bölümünde Hamilton'ın arkasında yaşanan mücadele, Singapur'un en hareketli anlarından biriydi.

Norris'in geçiş denemesi, Antonelli'nin fırsatı değerlendirmesi ve Hamilton'ın giderek geriye düşmesi...

Uzun süre sakin ilerleyen yarış, son turlarda bir anda hareketlendi.

Formula 1'in sevdiğim taraflarından biri de bu zaten.

Bazen elli tur boyunca beklediğiniz mücadele, birkaç virajın içerisine sığabiliyor.

Antonelli ise üçüncülükle şampiyonluk yolunda bir adım daha attı. Russell'ın dokuzuncu sırada kaldığı hafta sonunda puan farkını 102'ye çıkardı.

Artık şampiyonluk ihtimallerinden değil, ne zaman şampiyon olabileceğinden bahsediyoruz.

Ama Singapur'dan benim için geriye kalan asıl mesele şampiyonluk tablosundan biraz farklı.

Red Bull'un yeniden ayağa kalkması.

Sezonun büyük bölümünde Mercedes'in üstünlüğünü konuştuk. McLaren'ın zaman zaman ortaya koyduğu performansı, Ferrari'nin bir türlü istikrar yakalayamamasını tartıştık.

Şimdi ise Verstappen yeniden yarış kazanan bir otomobilin içerisinde.

Üstelik bunu sadece rakiplerinin hatalarından yararlanarak yapmıyor.

Pole alıyor.

Yarışı yönetiyor.

Lastiklerini koruyor.

Ve gerektiğinde farkı açıyor.

Singapur'da da tam olarak bunu yaptı.

Elbette Marina Bay'de çok fazla geçiş izlediğimiz, sürekli liderliğin değiştiği bir yarış olmadı. Hatta yarışın büyük bölümünde biraz daha fazla mücadele görmek istediğimi söyleyebilirim.

Ama her yarışın unutulmaz olması gerekmiyor.

Bazen bir yarış bize sezonun gidişatı hakkında önemli şeyler anlatıyor.

Mercedes şampiyonluğa yaklaşıyor.

Ferrari hâlâ aradığı istikrarın peşinde.

McLaren yeniden zirveye çıkmanın yollarını arıyor.

Verstappen ise sezonun son bölümünde herkese kendisini yeniden hatırlatıyor.

Ve açıkçası benim en çok merak ettiğim şey de bu.

Red Bull bu seviyeye sezonun başında ulaşabilseydi bugün nasıl bir şampiyona izliyor olurduk?

Bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Ama bildiğimiz bir şey var.

Verstappen yeniden kazanmaya başladı.

Ve Formula 1'de bu, diğer herkes için her zaman ciddiye alınması gereken bir haber.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim