CHP gündemden düşmüyor… CHP gündemde ancak fikri, siyasi programıyla değil; hizip savaşları, yolsuzluk soruşturmaları, mahkeme kararları, ihraçlar ve CHP’den ayrılacak yeni partiler üzerinden tartışılıyor. Halbuki CHP, değişen dünya, bölge ve Türkiye şartlarına uygun yeni fikirler ve siyasi programlarla gündemde olmalıydı.
CHP’de bunu yapabilecek bir mahfil ve dergi dahi yok… Bugün, 1970’lerin şartlarında bunu yapmaya çalışmış Toplumcu Düşün dergisinden bahsetmek istiyorum. CHP’nin önemli isimlerinden Turan Güneş’in maddi ve siyasi desteğiyle çıkan derginin bugün hatırlanması, belki CHP ve CHP’den ayrılarak yeni parti kuracaklar için öğretici bir örnek olabilir…
CHP’liler de belki yeniden böyle bir dergiyle meselelerini tartışacak bir hamlede bulunurlar… Siyasete ve CHP’ye lazım olan şey; fikri seviye, yeni ufuklar, arayışlar ve medeni tartışmalardır…
Demokrasi İçin Toplumcu Düşün dergisi, 1978 Mayıs’ında, siyasi hareketlerin şiddet ortamı içerisinde giderek umutlarını tükettiği bir dönemde, "demokrat-sosyalist" bir dergi olarak yayımlanmıştır. 1977 genel seçimlerinden %41,3 oranında oyla birinci parti olarak çıkan ancak tek başına iktidara gelecek sayıda milletvekili çıkaramayan CHP, 11 milletvekilini AP’den istifa ettirerek hükümeti düşürmüş ve CHP liderliğinde bir koalisyon kurmuştur.
Bakanlık karşılığında desteğini aldığı bu milletvekilleriyle hükümet olan CHP, 70’lerde "yükselen sol dalganın" umudunu tüketen bir performans sergilerken, daha sonra iktidara gelen AP azınlık hükümeti altında Türkiye, 12 Eylül askeri müdahalesine giderken Toplumcu Düşün, bu dönemi "demokrat-sosyalist" bir perspektiften değerlendirecektir.
Dönemin sağda ve solda yaygın totaliter anlayışlarıyla, siyaseti popülist bakışın ötesinde bir ideolojik çerçeveye taşıyamayan merkez partilerini ve bilhassa CHP’yi eleştiren Toplumcu Düşün, bir yandan solda Leninizm dışındaki demokratik akımları tanıtmayı, diğer yandan da Türkiye tarihine lider kültü ötesinde, dünya tarihiyle mukayeseli eleştirel bir perspektifle bakmaya çalışmıştır.
Toplumcu Düşün’ün çizgisi bu bakımdan solda ve sağda ilgiyle karşılanmıştır. Bu perspektifin esası da sivil toplum kavramı etrafında şekillenmektedir. Toplumcu Düşün, Türkiye’nin Batı ile mukayeseli tarihinde sivil toplumun gelişiminde gördüğü eksikliği gidermek gerekliliğini öne çıkarmaktadır.
Toplumcu Düşün, 1980 sonrasındaki siyasi analiz ve tartışmalarda tayin edici bir konuma yükselen sivil toplumun ve sivil toplumculuğun erkenci ve öncü bir örneğidir.
"Ülkemizdeki tek demokrat-sosyalist dergi olan Toplumcu Düşün" (Kasım 1979, Sayı: 5 ilave duyuru) ifadesi, derginin kendi misyonunu da bu şekilde kabul ettiğini ilan etmektedir. Daha sonra da Türk fikir hayatına ciddi katkılarda bulunan Yahya Sezai Tezel ve Etyen Mahçupyan’ın editöryal katkılarıyla çıkan dergi, CHP’nin iktidara gelişiyle yayın hayatına başlarken, Türkiye’nin 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden süreçte demokratik sosyalist ve demagojiden uzak, serinkanlı analizleriyle dikkat çekmiştir. Toplumcu Düşün, 12 Eylül darbesiyle sona ermiştir.
Toplumcu Düşün dergisi, Türkiye’nin 1980 sonrası tartışacağı sivil toplum, demokrat-sosyalizm, CHP’nin ideolojik karmaşası ve yöntemde çoğulculuk gibi konuları erken bir zamanda ele almıştır. 1980 öncesi sağdaki ve bilhassa soldaki totaliterci Jakoben anlayışa ciddi ve tutarlı eleştiriler getirmiştir. Leninizmi eleştiren yabancı ve Mehmet Ali Aybar gibi yerli görüşleri gündemine taşıyan, Avrupa komünizmine ilgi duyan dergi; hümanizmi esas alarak şiddetten ekonomiye, sosyal meselelerden kooperatifleşmeye, faşizm kuramlarından AET’ye kadar geniş bir yelpazede hem demokrat hem sosyalist bir ideolojik çerçeveyi geliştirmeye çalışmıştır.
Bunu yaparken demagojiye prim vermeyen ve eleştirilerini teorik temellere oturtan entelektüel bir seviye gözetmiştir. Evrensel değerleri içselleştirirken ezberciliğe ve basit bir model aktarmacılığına, yerel şartları dikkate alırken ise evrensel değerlere kapalı, içe kapanmacı bir tavra savrulmayan; somut durumun somut analizinden hareket etmeyi amaçlayan dergi, dar bir kadroyla, dar bir zamanda genel bir çerçeve çizmeye ve sorunsalları vazetmeye muvaffak olabilmiştir. 1980 öncesinin aleyhteki havasına kapılmadan IMF hakkında gerçekçi analizler yapabilmiş, Türkiye’nin bir üçüncü dünya ülkesi olarak değerlendirilmesine karşı çıkmıştır.
Toplumcu Düşün çevresi, siyasette determinist şartların ötesinde aktörlerin tercih imkânına dikkat çeken, lider kültürünün aşılmasında bireyin teşekkülünün ve yeni model arayışlarının rolünü vurgulayarak bu vadide CHP’nin 10 yıldır süren arayışının demokratik sosyalizm istikametinde durulmadığını tespit etmiştir.
Bu hususlarda Turan Güneş, Haluk Ülman ve Haluk Özdalga gibi CHP içinde siyaset yapan isimlerin de Toplumcu Düşün’de yazmış olması ayrıca kaydedilmelidir. Toplumcu Düşün, Türkiye’nin kültürel bölünme etrafında şekillenen bölünmüşlüğünün aydın-halk kutuplaşmasıyla devam ettiği değerlendirmesini yaparken, Türkiye’deki gelişimin sınıf farklılaşmasını tahrik ettiğini ve buna bağlı olarak siyasetin bu değişimi de devreye sokarak yeniden yapılanması sürecinde sınıf kavramına indirgenemeyecek bir demokratik sosyalizm seçeneği için teorik müdahalenin zemini olmuştur. Bu müdahale, 1980 öncesinde olduğu gibi 1980 sonrasında da siyaset pratiğinde yer bulamamıştır.
CHP ve sol, hâlâ Toplumcu Düşün dergisinde 1970’lerin sonunda ortaya konulan problemleri aşamamıştır. İşin kötüsü, artık bu problemleri tartışabilecek Toplumcu Düşün gibi dergi ve platformlardan da mahrumdur. Yolsuzluk davalarında bahsi geçen muazzam paralar, katlar ve yatlar dikkate alınacak olursa, çok mütevazı imkânlarla çıkarılabilecek böyle dergilerin ve düşünce kuruluşlarının olmaması, siyasetin ve CHP’nin fikre kıymet vermekten hâlâ çok uzak olduğunu bizlere hatırlatıyor. CHP’deki parti içi iktidar kavgalarının sertliği biraz da fikri zayıflığın sonucu değil midir?