Asalaklık hakkında cevaplamamız gereken asıl soru

Nevzad Yenikişi

Yazan: Nevzad Yenikişi

· 2 dk okuma

Asalaklık hakkında cevaplamamız gereken asıl soru

B. Fransız filozof Michelle Serres’in “Le Parasite” isimli ünlü eseri asalakları anlatır. Asalaklar toplumdan sürekli alan ancak ona hiçbir şey vermeyen; buna mukabil yeni yeni düzenlerin oluşmasına vesile olan kimselerdir. Elbette Serres’in salak kavramı Marx’ın salak tanımından derin içimde etkilenmiştir. Üretim süreçlerine katılmayan ve üretenlerin emeği üzerinden geçinen sosyal ve ekonomik keneler bir şekilde vardır ve bunlar bu şekilde varlıklarını sürdürürler. Bu. Fransız filozofun Basamakları yaklaşımı son derece ilginçtir: Asalaklar olmadan bir sistem arızasız içimde yürüyemez der Serres. Öyleyse her sistem yeni bir düzeni geçse dahi kendi asalaklarını oluşturmak durumundadır. Yahut asalaklar yeni oluşacak düzene yön verirler.

1980 sonrası Türkiye Asalakların sistem içindeki rolünü diğer bütün sistemlerden ve dönemlerden daha fazla önemsemiş olmalı ki 40 yıldır asalaklar tarafından şekillendirilen bir düzende yaşıyoruz. Birkaç yıl önce kendisini sosyal demokrat siyasetçi olarak tanımlayan ana muhalefet partisi liderimiz “Türkiye’de şu kadar sayıda muhtar var her bir muhtara bir yardımcı istihdam etsek işsizlik sorunu büyük oranda çözülür” gibi bir şey söylemişti hatırlarsınız. Ne işe yarayacak bu yabancılar diye hiç düşünmüş müydü acaba. İşsizliğin çaresi yeni asalakların ve asalak sınıflarının yaratılması olarak görülmüştü. Gerçekten hiçbir şey üretmeyip de ara katman hizmetlerini zorunlu kılan sistem sebebiyle bizim cebimizden beslenen bu kadar fazla sayıda asalak var ki… sistemi değiştirdiğimiz anda büyük bir işsizlik dalgasıyla karşı karşıya kalacağımızı zannedenler, hayata yeni atılan gençlere bundan sonraki hayatlarını asalak olarak geçirmeyi ister istemez teklif ettiğimizi ya fark etmiyorlar ya bunu tartışmak işlerine gelmiyor. 20 yaşında bir genci bir otoparkta vale olarak istihdam etmek bu gencin istikbaline verilebilecek en büyük zarardır. Bunu bile bile gençlerimize bunu teklif ediyoruz ve onlar da bunu kabul ediyorlar.

Adalet Bakanı Akın Gürlek‘in Ön ayak olduğu köklü bir değişim yaşanıyor. Bir türlü çıkmayan hal yasasının neden çıkmadığını incelediğimizde karşımıza çıkan en acı cevap kabzımalların siyasetle ilişkilerinin son derece iyi olduğu ve bu düzenin pekçok çevre tarafından talep edildiği cevabı oluyordu. Oysa hepimiz biliyorduk ki tarla ile tezgah arasından beslenen kökleşmiş bir asalak düzenimiz var ve bu bir an evvel ortadan kaldırılmazsa bunun acısını biz çekeriz çocuklarımız çeker. Mazot fiyatlarından şikayet ederek aradaki vurgunu anlamlandırmaya çalışanların dürüst olmadığı hepimizin malumudur. Ara katmandan beslenirken bu katmanın hiç kimseye bir faydası olmadığını kendisi de bilen çıkarcının meşrulaştırma izahlarıdır bunlar; gerçek değillerdir. Çok önemli ve köklü dönüşümler yaşayan Türkiye bir soruya cevap vermeli ve bu cevaptan sonra bir adım atıp atmayacağına karar vermelidir. 12 Eylül sonrası liberal ekonomiye yelken açarken kurumlaşan ve sistemin ayrılmaz bir parçası haline gelen yapılarla yaşamaya devam mı edeceğiz yoksa yeni Türkiye gerçekten yeni Türkiye olarak başka kurumlara mı sahip olacak? Mazot fiyatlarini sonra konuşuruz öncelikli cevap vermemiz gereken soru tam olarak budur.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim