- 17 yıl önce böbrek kanserini atlatan hasta, tek böbreğinde gelişen iki tümör nedeniyle yeniden büyük bir riskle karşı karşıya kaldı.
- Gerçekleştirilen organ koruyucu ameliyatla tümörler temizlenirken, hastanın böbreği ve böbrek fonksiyonları korundu.
- Uzmanlar, böbrek kanseri geçiren hastaların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.
17 yıl önce böbrek kanseri nedeniyle bir böbreğini kaybeden 69 yaşındaki Mustafa Uyan, tek böbreğinde gelişen 7 ve 4 santimetrelik iki tümör nedeniyle diyaliz riskiyle karşı karşıya kaldı. Medipol Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Rahim Horuz tarafından gerçekleştirilen başarılı ameliyatla hem tümörler temizlendi hem de böbreği korunan Uyan, kanserden kurtularak sağlığına kavuştu.
"17 yıl sonra tek böbreğimde yeniden tümör çıktı"
17 yıl önce böbrek kanseri nedeniyle sağ böbreğini kaybettiğini anlatan 69 yaşındaki Mustafa Uyan, yıllarca sağlıklı bir yaşam sürmesine rağmen tek böbreğinde yeniden tümör geliştiğini söyledi. İlk hastalığının tesadüfen ortaya çıktığını belirten Uyan, “2009 yılında yaşadığım sırt ağrısının ardından yapılan tetkiklerde sağ böbreğimde tümör tespit edildi ve böbreğim tamamen alındı. Bir süre düzenli kontrollerime gittim ancak zamanla aksattım. Yıllar sonra bu kez idrarda kan görünce hiç vakit kaybetmeden hastaneye başvurdum. Tek böbreğim olduğu için çok büyük bir korku yaşadım. Diyalize girmekten endişe ediyordum.” dedi.
"Yeniden umutlandım"
Tedavi sürecinde Prof. Dr. Rahim Horuz’un kendisine verdiği güvenin moralini yükselttiğini ifade eden Uyan, “Rahim Hocamız süreci en ince ayrıntısına kadar anlattı. İlk kez bu kadar güven duydum ve yeniden umutlandım. Ameliyatım başarılı geçti. Bugün çok şükür sağlıklıyım ve normal hayatıma devam edebiliyorum. Benim yaşadıklarımı kimsenin yaşamamasını isterim. Bu yüzden özellikle böbrek kanseri geçiren hastaların kontrollerini asla aksatmaması gerekiyor. Erken teşhis ve doğru tedavi gerçekten hayat kurtarıyor.” şeklinde konuştu.
Tek böbrekteki tümör ameliyatı büyük hassasiyet gerektiriyor
Tek böbrekte gelişen tümörlerin tedavisinin standart vakalara göre çok daha hassas planlandığını belirten Prof. Dr. Horuz, “Tek böbreği bulunan hastalarda en büyük hedefimiz yalnızca kanseri temizlemek değil, aynı zamanda hastayı diyalize ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebilecek durumda bırakmaktır. Bu nedenle ameliyatın her aşaması büyük titizlik gerektiriyor. Kanserli dokuyu tamamen çıkarmak kadar sağlam böbrek dokusunu korumak da hayati önem taşıyor.” dedi.
Hem tümörler temizlendi hem böbrek korundu
Ameliyatın teknik açıdan oldukça zorlu geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Horuz, “Operasyon sırasında böbreği geçici olarak dolaşımdan ayırıp soğutarak sağlıklı dokunun zarar görmesini önlemeye çalıştık. Amacımız tümörleri tamamen temizlerken böbreğin çalışmaya devam etmesini sağlamaktı. Operasyon sonunda hem kanserli dokuları tamamen çıkardık hem de hastanın böbrek fonksiyonlarını korumayı başardık.” ifadelerini kullandı.
Böbrek kanserinde takipler aksatılmamalı
Böbrek kanseri geçiren hastaların ömür boyu takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Horuz, “Böbrek tümörleri tedavi edilse bile belirli aralıklarla kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor. Düzenli görüntüleme ve muayeneler sayesinde olası nüksler erken dönemde tespit edilebilir. Erken yakalanan tümörlerde hem organ koruyucu cerrahi şansı artıyor hem de hastaların yaşam kalitesi korunabiliyor.” şeklinde konuştu.