- AB, Kanada ile tam üyeliği kapsamayan ancak mevcut ortaklığın ötesine geçen yeni bir ilişki modeli oluşturmak istiyor.
- "Gelecek için ittifak" girişiminin merkezinde AB ve Kanada yer alacak.
- Benzer değerleri paylaşan diğer güvenilir ülkelerin de girişime katılması hedefleniyor.
- Dijital ticaret, kritik ham maddeler, enerji, savunma ve tedarik zincirleri işbirliğinin öncelikli alanları arasında bulunuyor.
Avrupa Birliği (AB) yönetimi, Kanada ile ilişkileri yeni bir aşamaya taşımak için harekete geçti. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Montreal'de düzenlenen AB-Kanada Zirvesi öncesinde yaptıkları açıklamalarda, iki taraf arasında mevcut ortaklığın ötesine geçen ancak AB tam üyeliğini kapsamayan yeni bir ilişki modeli oluşturmak istediklerini duyurdu.
Costa, iki taraf arasındaki ilişkilerin ticaret, güvenlik, savunma, iklim ve teknoloji alanlarının ötesinde ortak tarih ve demokratik değerlere dayandığını söyledi.
Kanada'nın Avrupa'nın farklı ülkelerinden milyonlarca göçmeni kabul ederek toplumuna kazandırdığını hatırlatan Costa, Kanada'yı Avrupa dışındaki ortakları arasında "en Avrupalı" ülke olarak nitelendirdi. Costa, demokrasi, insan onuru, çoğulculuk ve hukukun üstünlüğü konularında iki tarafın ortak değerlere sahip olduğunu belirtti.
Zirvede "gelecek için ittifak" girişimini başlatacaklarını açıklayan Costa, şöyle konuştu:
"İlişkimiz o kadar ayrıcalıklı ki yeni bir şey oluşturmak istiyoruz. Basit bir ortaklığın ötesine geçmek ancak Avrupa Birliği'ne tam üyeliğe kadar gitmemek."
Costa, von der Leyen'in Kanada'yı AB'nin ortak üyesi yapma fikrini daha önce gündeme getirdiğini hatırlatarak bu hedefi desteklediğini ifade etti. Yeni modelin adından bağımsız olarak AB-Kanada ilişkilerinin mümkün olan en yakın, en derin ve en benzersiz ortaklık haline getirilmesini amaçladıklarını söyledi.
Yeni girişimle işletmeler, çalışanlar, araştırmacılar ve öğrenciler için fırsatlar oluşturulması; ekonomik bağımlılıkların azaltılması, istihdamın artırılması ve güvenlik ile rekabet gücünün güçlendirilmesi hedefleniyor.
Dijital ticaret anlaşması açıklanacak
AB ve Kanada'nın 2016'da imzaladığı stratejik ortaklık ve ticaret anlaşmalarının sonuç verdiğini belirten Costa, karşılıklı pazarların açılmasının Atlantik'in iki yakasındaki işletmeler, çalışanlar ve tüketiciler için yeni fırsatlar oluşturduğunu kaydetti.
2025 yılında mal ve hizmet ticaretinin 130 milyar avroyu aştığını bildiren Costa, açık ve kurallara dayalı ticari ilişkilerin ortak refah sağlayabileceğini söyledi.
İlişkileri daha da derinleştirmek istediklerini belirten Costa, zirvede Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nı (CETA) tamamlayacak bir dijital ticaret anlaşmasının açıklanacağını duyurdu.
Costa ayrıca stratejik sanayiler, enerji, kritik kaynaklar ve havacılık-uzay sektörlerinde ortak yatırımların teşvik edilmesi ve tedarik zincirlerinin daha fazla bütünleştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Von der Leyen: Diğer güvenilir ortaklara da açığız
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Kanada-AB İş Forumu kapsamında yaptığı açıklamada, zirvenin iki taraf arasındaki ilişkilerin geleceği açısından özel bir nitelik taşıdığını belirtti.
Von der Leyen, zirvenin yalnızca mevcut ilişkilerin nasıl yönetileceğine değil, ortaklığın nasıl yeniden tasarlanarak bir üst seviyeye taşınabileceğine odaklandığını söyledi.
AB ile Kanada'nın uzun süredir yakın ilişkilere sahip olduğunu belirten von der Leyen, artık yeni işbirliği alanlarını değerlendirdiklerini ve ortaklığı mümkün olan en üst seviyeye çıkarmayı amaçladıklarını kaydetti.
"Gelecek için ittifak" girişiminin yalnızca AB ve Kanada arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmayacağını vurgulayan von der Leyen, benzer görüşleri paylaşan diğer ülkelerin de sürece katılabileceğini belirtti.
Von der Leyen, "Burada çekirdeği, böyle adlandırabilirsem, AB ve Kanada oluşturuyor. Elbette benzer görüşleri paylaşan diğer güvenilir ortakların katılımına da açığız." ifadelerini kullandı.
Girişim kapsamında kritik ham maddeler, dayanıklı tedarik zincirleri, savunma ve güvenlik alanlarında ortak bir işbirliği zemini oluşturulmasının hedeflendiğini aktaran von der Leyen, zirvenin iş dünyası temsilcilerinin görüşlerinin alındığı bir forumla başlamasının önemine dikkati çekti.