- Alman basını, Türkiye'nin enerji altyapısı, sondaj filosu ve yüzen santralleriyle küresel bir enerji merkezine dönüşme hedefini ele aldı.
- Türkiye'nin 20'den fazla ülkeye enerji sağladığı ve uluslararası enerji ticaretinde stratejik rol üstlendiği belirtildi.
- Analizde, devlet yatırımları ile özel sektör iş birliğinin Türkiye'nin küresel etkisini artırdığı vurgulandı.
Türkiye'nin enerji alanında son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlar ve stratejik hamleler, uluslararası basında da gündem oldu. Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW), yayımladığı video analizde Türkiye'nin enerji altyapısını, sondaj filosunu ve yüzen elektrik santrallerini mercek altına alarak ülkenin küresel bir enerji merkezine dönüşme hedefini ele aldı.
Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'nın kesişim noktasında bulunan Türkiye'nin enerji ticaretinde stratejik bir konuma sahip olduğuna dikkat çekilen analizde, Ankara'nın yalnızca enerji ihtiyacını karşılamayı değil, uluslararası enerji akışında belirleyici bir aktör olmayı hedeflediği belirtildi.
Enerji koridorundan küresel merkeze
Analizde, Türkiye'nin coğrafi konumunun enerji ticaretindeki avantajına dikkat çekildi. Azerbaycan gazının TANAP üzerinden Avrupa'ya taşındığı, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa'ya Rus gazı ulaştıran son büyük hatlardan biri olan TürkAkım'ın da önemini koruduğu kaydedildi.
Türkiye'nin bu konumunu güçlendirmek amacıyla karada ve denizde LNG terminalleri, doğal gaz depolama tesisleri ve farklı altyapı yatırımlarına yöneldiği aktarıldı. Rüzgar ve güneş enerjisindeki kapasite artışının da Türkiye'nin temiz enerji merkezi olma hedefinin bir parçası olduğu ifade edildi.
"İşte burada türkiye devreye giriyor"
Analizde, Türkiye'nin enerji kaynakları bakımından zengin ülkelerle enerji altyapısına ihtiyaç duyan devletler arasında köprü kurduğu belirtildi. Bu modele örnek olarak Gana gösterildi.
Petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olmasına rağmen yeterli işleme tesisleri bulunmayan Gana'nın yaşadığı sorunlara dikkat çekilerek Türkiye'nin altyapı ve yatırım kapasitesinin önemine işaret edildi.
Türkiye'nin kendi sondaj gemisi filosunu kurarak enerji arama faaliyetlerini ülke sınırlarının dışına taşıdığı da vurgulandı. Somali, Pakistan ve Libya gibi ülkelerde yürütülen petrol ve doğal gaz arama çalışmalarının, Ankara'nın küresel enerji aktörü olma hedefinin bir parçası olduğu kaydedildi.
Yüzen santrallerle 20'den fazla ülkeye ulaşıyor
Türkiye'nin enerji alanındaki uluslararası etkisini artıran bir diğer unsur olarak yüzen elektrik santrallerini öne çıkardı. ABD'nin petrol yaptırımları nedeniyle enerji sıkıntısı yaşayan Küba'ya Türk gemileriyle elektrik sağlandığı hatırlatıldı.
Dünyanın en büyük yüzen elektrik santrali filolarından birine sahip olduğu belirtilen Türk şirketinin gemilerinin, limanlara yanaşarak ulusal elektrik şebekelerine bağlandığı ve enerji ihtiyacını karşıladığı aktarıldı. Küba ve Gine-Bissau'nun yanı sıra şirketin 20'den fazla ülkede faaliyet gösterdiği ifade edildi.
Devlet politikası ve özel sektör iş birliği
Analizde, Türkiye'nin enerji alanındaki yükselişinde devlet politikalarıyla özel sektör yatırımlarının birbirini tamamladığına dikkat çekildi. Yüzen santraller, sondaj filosu ve enerji altyapısı yatırımlarının Türkiye'nin farklı coğrafyalardaki varlığını güçlendirdiği belirtildi.
DW, Türkiye'nin enerji kaynaklarına sahip ülkelerle bu kaynaklara ihtiyaç duyan pazarlar arasında kurduğu bağlantıların, Ankara'nın uluslararası ilişkilerine de katkı sağladığını değerlendirdi.