- Almanya’da ocak-ağustos döneminde 12 bin 102 kişi vicdani ret başvurusunda bulundu.
- Başvuru sayısı 2025 yılının tamamında kaydedilen 3 bin 879 başvurunun üç katından fazla olurken, 2024’teki 2 bin 249 başvurunun da önemli ölçüde üzerine çıktı.
- Artışta Almanya’nın yeni askerlik sistemi, Avrupa’daki güvenlik koşulları ve genç erkeklerin yeniden askerlik yükümlülüğüyle karşılaşma ihtimaline ilişkin tartışmaların etkili olduğu değerlendiriliyor.
- Almanya’da zorunlu askerlik 2011’de askıya alınmış durumda. Ancak 2026 başında yürürlüğe giren yeni sistemle erkekler için askerlik muayenesi zorunlu hale getirildi.
Almanya’da vicdani ret başvurularındaki artış yıl boyunca hız kazanarak devam etti.
Federal Aile ve Sivil İşler Dairesi’nin verilerine göre, ocak-ağustos döneminde 12 bin 102 kişi silahlı askerlik hizmetini vicdani nedenlerle reddetmek için başvuru yaptı. Bu sayı, 2025’in tamamında kaydedilen 3 bin 879 başvurunun üç katından fazla. 2024’te ise 2 bin 249 başvuru yapılmıştı.
Haziran sonunda başvuru sayısı 5 bin 862 olarak açıklanmıştı. Böylece yalnızca iki ay içerisinde başvuru sayısı yaklaşık iki katına çıktı.
Yeni askerlik sistemi yürürlükte
Başvurulardaki artış, Almanya’nın savunma politikasında asker sayısını artırmaya yönelik yeni düzenlemelerin uygulamaya girdiği döneme denk geldi.
1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren yeni askerlik sistemi kapsamında erkek Alman vatandaşlarına askerlik hizmetine yönelik uygunluk ve istekliliklerini belirlemek amacıyla anket gönderiliyor. 2008 ve sonrasında doğan erkekler için askerlik muayenesi de zorunlu hale getirildi. Kadınlar açısından ise süreç gönüllülük esasına dayanıyor.
Bununla birlikte, Almanya’da askerlik hizmeti şu aşamada otomatik olarak zorunlu değil. Yeni sistem öncelikle gönüllü katılımı artırmayı hedefliyor. Gönüllü başvurularla belirlenen personel hedeflerine ulaşılamaması halinde ise Federal Meclis’in ihtiyaç temelli zorunlu askerliği devreye sokabilmesinin önü açık tutuluyor.
Vicdani ret anayasal güvence altında
Almanya’da silahlı askerlik hizmetini vicdani gerekçelerle reddetme hakkı Anayasa’nın 4. maddesinde güvence altına alınıyor.
Düzenlemeye göre hiç kimse vicdanına aykırı biçimde silahlı askerlik hizmetine zorlanamıyor. Başvuru yapmak isteyenlerin yazılı bir dilekçe sunması, özgeçmişlerini vermesi ve silahlı hizmeti neden vicdani gerekçelerle reddettiklerini kişisel ve ayrıntılı şekilde açıklaması gerekiyor.
Bu hak yalnızca henüz askerlik yapmamış kişiler için değil, aktif askerler ve yedek personel için de geçerli.
Almanya ordusunu büyütmek istiyor
Berlin yönetimi, Avrupa’daki güvenlik ortamının değişmesi ve Rusya kaynaklı tehdit değerlendirmeleri nedeniyle Bundeswehr’in personel kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Alman Silahlı Kuvvetleri’nde yaklaşık 186 bin 400 aktif personel bulunurken, hükümet 2035’e kadar aktif asker sayısını 260 binin üzerine çıkarmayı amaçlıyor. Bu hedef doğrultusunda her yıl yaklaşık 20 bin yeni personel kazanılması gerekiyor.
Almanya’da zorunlu askerlik 2011 yılında askıya alınmıştı. Ancak yükümlülük anayasal olarak tamamen kaldırılmadığı için yeni düzenlemelerle birlikte askerlik sisteminin yeniden genişletilmesine ilişkin tartışmalar gündeme geldi.
Başvuruların tamamı kabul edilmiyor
Başvurulardaki hızlı artışın yanı sıra Alman makamları, yapılan başvuruların önemli bir bölümünün usul açısından sorunlu olduğuna da dikkat çekiyor.
Federal Aile ve Sivil İşler Dairesi, bazı başvuruların gerekli kişisel gerekçeleri içermediğini ve kabul edilebilir formatta sunulmadığını belirtti. Bu tür başvuruların işleme alınmadan geri gönderildiği bildirildi.
Dolayısıyla 12 bin 102 rakamı vicdani ret hakkı tanınan kişilerin sayısını değil, yapılan başvuruların toplamını ifade ediyor.
Güvenlik tartışmaları askerlik politikasını etkiliyor
Almanya’daki başvuru artışı, Berlin’in savunma kapasitesini genişletmeye çalıştığı bir dönemde yaşanıyor.
Yetkililer ve medya kuruluşlarının aktardığı değerlendirmelerde, Avrupa’daki güvenlik koşullarının kötüleşmesi ve yeni askerlik düzenlemesinin başvurulardaki yükselişin başlıca nedenleri arasında olduğu belirtiliyor.
Ortaya çıkan tablo, Almanya’nın daha büyük bir ordu oluşturma hedefi ile toplumdaki bazı kesimlerin silahlı askerlik hizmetine karşı anayasal haklarını kullanma eğiliminin aynı dönemde belirginleştiğini gösteriyor.