- AYM, Medeni Kanun'daki süresiz yoksulluk nafakası düzenlemesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti
- Kategorik olarak süresiz nafaka yükünün kusursuz eş üzerinde dahi ağır bir külfet oluşturduğu belirtildi
- Yasal boşluk oluşmaması için iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi
- Karar oyçokluğuyla alınırken 3 üye karşıoy kullandı, 1 üye ise farklı gerekçeyle katıldı
Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medenî Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve boşanma sonrası ödenen yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" talep edilebilmesine imkân tanımış olan hükmü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Resmi Gazete'nin 30 Eylül 2026 tarihli sayısında yayımlanan karara göre, iptal hükmü yasal boşluk oluşmaması ve gerekli idari/hukuki düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla kararın yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Hakime takdir yetkisi ve somut olay kriteri vurgusu
Gerekçeli kararda, evliliğin sona ermesinden sonra tarafların dayanışma yükümlülüğünün kısmen devam edebileceği ancak bunun ölçüsüz bir yüke dönüşmemesi gerektiği vurgulandı. Mevcut yargısal uygulamada "süresiz" ibaresinin emredici kabul edildiği ve hakime nafaka süresi konusunda takdir yetkisi tanınmadığı hatırlatıldı.
AYM, dengeli bir sistem için hakime; evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitimi, sağlık durumu ve kendi imkânlarıyla geçinebilme kapasitesi gibi kriterleri gözeterek nafaka süresini belirleme yetkisinin tanınması gerektiğini altını çizerek ifade etti.
Karşıoy ve farklı gerekçe kararları
Karar oyçokluğuyla alınırken Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar karşıoy kullandı. Karşıoy gerekçesinde, yoksulluk nafakasının boşanma nedeniyle riske giren ekonomik açıdan zayıf tarafı (özellikle kadınları) koruyan sosyal bir mekanizma olduğu ve mevcut kanunun uyarlama imkânları sunduğu savunuldu.
Üye Yıldız Seferinoğlu ise iptal kararına katılmakla birlikte, iptalin Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "belirlilik ilkesi" eksikliğine dayanması gerektiği yönünde farklı gerekçe yazdı.