- Ündemir’in 54 yaşında resim kursuyla başlayan yolculuğu, dikiş, ev tekstili ve takı tasarımıyla devam etti.
- Karaman Halk Eğitimi Merkezi’nde edindiği becerileri evindeki çalışmalarla geliştirdi.
- Dört-beş yıldır satış yapan Ündemir, atık malzemeleri yeniden kullanılabilir hâle getirmeyi seviyor.
Uzun yıllar Karaman Tekstil Fabrikası’nda çalışan Nuran Ündemir, emeklilikte çalışma hayatının eksikliğini hissedince yeni uğraşlar aramaya başladı. Halk eğitimi kurslarına katılma kararı, daha önce fark etmediği yeteneklerini keşfetmesini sağladı.
İki çocuk ve iki torun sahibi Ündemir, resimle başlayan çalışmalarına zamanla farklı el sanatlarını ekledi. Üretimi arttıkça açtığı dükkân, hem ürünlerini sergilediği hem de satışa sunduğu bir yer oldu.
“Resimde kendimi buldum”
İlk resim kursuna 54 yaşında başlayan Ündemir, öğretmenlerinin desteğiyle çalışmalarını sürdürdü. Resmin ardından dikiş, ev tekstili ve takı tasarımı eğitimlerine katılarak öğrendiği teknikleri evinde uyguladı.
“İlk olarak resimle başladım. Sonra fark ettim ki benim resim kabiliyetim varmış” diyen Ündemir, kursların kendisine iyi geldiğini belirterek, “Resimde kendimi buldum. Ondan sonra da arkası geldi” sözleriyle bu süreci anlattı.
Önce hediye etti, sonra satmaya başladı
Ündemir, ilk yıllarda ürettiği parçaları çevresindeki insanlara hediye ediyordu. Son dört-beş yıldır satış da yapan Ündemir, Almanya’da yaşayan kız kardeşinden sipariş aldığını söyledi.
Ürünlerini paylaşmanın kendisini mutlu ettiğini belirten Ündemir, “Bir şeyler yapıp birine hediye etmek çok hoşuma gidiyor. İnsanları mutlu ederek, mutlu olmak güzel bir şey” dedi.
“Hiçbir şey atık değil bence”
Kullanılmayan malzemeleri değerlendirmek, Ündemir’in üretiminde önemli bir yer tutuyor. Eski olanı farklı bir ürüne dönüştürmekten keyif aldığını anlatan Ündemir, çalışmalarında yumurta kabuklarından yapraklara kadar çeşitli malzemeler kullanıyor.
“Atıkları değerlendirmeyi çok seviyorum. Eski olan şeylerden farklı bir şey yapmak beni çok mutlu ediyor, tekrar işe yarar vaziyete getiriyorsun” diyen Ündemir, ekliyor: “Yani hiçbir şey atık değil bence.”