- Bahar Şahin, yapımcıların kendisinden kötü yazılmış karakterleri oyunculuğuyla haklı göstermesini beklediğini söyledi.
- Selçuk Yöntem, kendisine gelen üç senaryoda yalnızca karakter isimlerinin değiştiğini belirtti.
- Yapımcı Onur Güvenatam ise daha önce benzer hikâyelere yönelmede yurt dışı satışlarının etkisine dikkat çekmişti.
Dizilerde tekrar eden hikâyelere ve oyunculara sunulan benzer rollere yönelik eleştirilere Bahar Şahin de katıldı. “Sarp Bozkurt’la Acı Sohbet” programına konuk olan oyuncu, “Zalim İstanbul”da canlandırdığı Ceren Karaçay karakterinin sonraki teklifleri de şekillendirdiğini anlattı.
Ceren’den sonra yine benzer roller
Şahin, yapımcıların karşısına sık sık “Biz burada kötüyü haklı çıkartacak iyi bir oyuncu arıyoruz” beklentisiyle geldiğini söyledi. Ancak bazı karakterlerin davranışlarının senaryoda yeterince temellendirilmediğini belirtti.,
Örnek verdiği projede, canlandırması istenen kadının ölen ablasının eşine âşık olacağını anlatan oyuncu, bu hikâyenin nasıl haklı gösterileceğini sorgulayarak “Edep ya hu. Ahlak hiç mi yok?” tepkisini verdi.
Şahin’in eleştirisi oyuncudan beklenenle senaryonun sunduğu arasındaki fark üzerinde yoğunlaştı. Oyuncu, karakter iyi yazılmadığında ya da yönetmen hikâyenin dünyasını kuramadığında, güçlü bir performansın da tek başına yeterli olmadığını vurguladı.
Selçuk Yöntem: Sadece isimler değişik
Benzer bir eleştiriyi Selçuk Yöntem de Ceyda Düvenci’nin sunduğu “Bambaşka Sohbetler” programında dile getirmişti. Oyuncu, kendisine farklı zamanlarda gönderilen üç senaryonun aynı konuyu işlediğini şöyle anlatmıştı:
“Bana geçen yıl belli aralıklarla 3 tane senaryo geldi, üçünün de konusu aynı! Sadece isimler değişik!”
“Aşk-ı Memnu” sonrasında üç konak dizisinde oynadığını söyleyen Yöntem, aynı tür karakterleri tekrar canlandırmanın kendisine yeni bir şey katmadığını belirtti. Türkiye’nin yerel hikâyelerinden evrensel anlatılar çıkarılabileceğini vurgulayan oyuncu, iyi bir senaryo ve kadroyla yeniden dizide rol almaya açık olduğunu ifade etti.
Yapımcıların gündeminde satış kaygısı var
Hikâyelerin benzerleşmesine yapımcı cephesinden gelen açıklamalardan biri ise OGM Pictures’ın kurucusu Onur Güvenatam’a ait. Kasım 2025’te Boğaziçi Film Festivali kapsamındaki bir panelde konuşan Güvenatam, yurt dışındaki alıcıların Türk dizilerinden ağırlıklı olarak aşk, aile ve entrika hikâyeleri talep ettiğini söylemişti.
Güvenatam, “Yaratıcılık öncelik olmuyor, dizinin satılıp satılmayacağına odaklanılıyor” değerlendirmesinde bulunmuştu. Yükselen maliyetler karşısında kanallardan alınan ücretlerin hareket alanını daralttığını belirten yapımcı, yurt dışı satışı olmadan televizyon için dizi üretmenin zorlaştığını da ifade etmişti.