- Değerli metallerdeki sert düşüşün, Fed’in faiz baskısı ve borsalardaki nakit ihtiyacından kaynaklanan satışlardan beslendiği bildirildi.
- Ons altında satış baskısının sürebileceği belirtilirken 3.800 doların kritik destek, 3.900 doların ise toparlanma seviyesi olduğu vurgulandı.
- Dolar kurunun iç piyasadaki kaybı sınırlayabileceği ifade edilerek yatırımcıların borçlu ve kaldıraçlı işlemlerden kaçınması önerildi.
Küresel finans piyasalarında altın, gümüş ve hisse senetlerinde görülen satışlar, yatırımcıların risk algısını yeniden gündeme getirdi. Petrol fiyatlarındaki yükselişe karşılık değerli metallerin gerilemesi, piyasalarda düşüşün devam edip etmeyeceği ve mevcut fiyat seviyelerinin alım fırsatı oluşturup oluşturmadığı sorularını beraberinde getirdi. Ekonomist Dr. Özgür Özcan, A Haber canlı yayınında yaptığı değerlendirmede, altın fiyatlarındaki aşağı yönlü baskının henüz sona ermediğini belirterek ons altın için kritik seviyeleri açıkladı.
Altın ve gümüş neden düşüyor?
Küresel piyasalarda son dönemde yaşanan fiyat hareketlerini değerlendiren Ekonomist Dr. Özgür Özcan, petrol fiyatlarındaki artışa rağmen altın ve gümüşte satışların devam etmesini faiz ve enflasyon beklentileriyle ilişkilendirdi. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra merkez bankalarının para politikalarının da yatırım kararlarında belirleyici olduğunu ifade eden Özcan, şu değerlendirmede bulundu:
"Bir tarafta altın ve gümüşte sert düşüşler yaşanıyor, diğer tarafta borsalarda ciddi satışlar görüyoruz, buna karşılık petrol fiyatları da yükseliyor. İlk bakışta bir çelişki varmış gibi görünüyor. Normal şartlarda dünyada savaşlar, siyasi belirsizlikler ve ekonomik riskler arttığında altına yönelik talebin artmasını bekleriz. Fakat bu defa farklı bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü küresel piyasalarda yatırımcılar artık yalnızca jeopolitik riskleri değil, aynı zamanda enflasyonu ve merkez bankalarının faiz politikalarını da fiyatlıyorlar."
Altın fiyatlarında düşüş devam edecek mi?
Altın piyasasında son dönemde yaşanan değer kaybının ardından fiyatların dip seviyeye ulaşıp ulaşmadığına ilişkin soruları yanıtlayan Özcan, mevcut hareketin önemli bir düzeltme sürecine işaret ettiğini söyledi.
Kısa vadede satış baskısının yeniden güçlenebileceğini belirten Özcan, "Ancak düşüşün kesin olarak sona erdiğini söyleyemem. Kısa vadede aşağı yönlü risklerin devam ettiğini düşünüyorum." dedi.
Fed'in faiz politikası altın fiyatlarını nasıl etkiliyor?
Altındaki geri çekilmenin nedenlerine değinen Özcan, ABD ekonomisine ilişkin veriler ve enerji fiyatlarının enflasyon beklentileri üzerindeki etkisine dikkat çekti. ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına yönelik beklentilerin değerli metaller üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Özcan, şu ifadeleri kullandı:
"Fiyat artışlarının hâlâ yeterince kontrol altına alınamaması, özellikle petrol ve enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyon açısından yeni bir risk oluşturuyor. Bunun sonucunda da piyasalarda ABD Merkez Bankası'nın faizleri düşürmesi bir yana, yeniden faiz artıracağı beklentisi güçleniyor. Altın, faiz getirisi sağlayan bir yatırım aracı olmadığından dolayı, ABD faizlerinin yüksek kalması veya daha da yükselmesi durumu yatırımcı açısından tahvil ve benzeri faiz getirili varlıkları daha cazip hale getirebiliyor. Dolayısıyla altın tutmanın alternatif maliyeti artıyor ve altına olan talep de zayıflayabiliyor."
Borsalardaki satış dalgası altını da etkiliyor
Küresel hisse senedi piyasalarında görülen kayıpların altın ve diğer yatırım araçları üzerindeki etkisini değerlendiren Özcan, özellikle ABD'deki teknoloji şirketlerine yönelik beklentilerin değiştiğini belirtti. Yapay zekâ yatırımlarının finansal getirisine ilişkin belirsizliklerin teknoloji hisselerinde satışlara neden olduğunu ifade eden Özcan, bu hareketin diğer piyasalara da yansıdığını söyledi.
Özcan, "Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki teknoloji şirketleriyle ilgili endişeler had safhaya varmış durumda. Yapay zekâ alanına yapılan büyük yatırımların ne ölçüde kâra döneceği sorgulanmaya başlandı. Teknoloji hisselerindeki sert satışlar piyasanın diğer alanlarına da yayıldı. Böyle dönemlerde bazı yatırımcılar borsada uğradıkları zararları karşılamak, teminat yükümlülüklerini yerine getirmek veya nakit pozisyonlarını artırmak amacıyla altın gibi varlıkları da satabiliyor." dedi.
Altındaki düşüş alım fırsatı mı?
Altın fiyatlarında yaşanan gerilemenin yatırımcılar açısından alım fırsatı oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmede bulunan Özcan, kısa vadeli görünüm konusunda temkinli konuştu. Fiyatlarda zaman zaman toparlanma görülebileceğini ancak genel görünümde dalgalanmanın sürebileceğini ifade eden Özcan, şu açıklamayı yaptı:
"Ben daha da düşeceğine inanıyorum. Altın fiyatlarında kısa vadede aşağı yönlü baskının tamamen sona erdiğini düşünmüyorum. Özellikle Amerikan Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin beklentiler ve küresel piyasadaki gelişmeler belirleyici olmaya devam edecek. Ancak altın oldukça sert bir düşüş yaşadı. Bu nedenle önümüzdeki hafta zaman zaman tepki alımlarının gelmesini, fiyatların az da olsa toparlanma yaşamasını bekliyorum. Benim beklentim, haftanın genelinde dalgalı bir seyir izlenmesi yönünde olur."
Ons altında kritik seviyeler: 3.800 ve 3.900 dolar
Altın fiyatlarının kısa vadeli yönü açısından teknik seviyelerin önem taşıdığını belirten Özcan, ons altında iki fiyat aralığına dikkat çekti.
Özcan, "Ons altında 3.800 dolar bölgesinin korunması önemli. Bu seviyenin altında satışlar derinleşebilir. Buna karşılık yeniden 3.900 doların üzerine çıkılması, toparlanma açısından olumlu bir işaret olacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Buna göre Özcan'ın teknik analizinde 3.800 dolar seviyesi aşağı yönlü hareketler açısından, 3.900 dolar ise olası toparlanmanın izlenmesi bakımından önem taşıyor.
Gram altın fiyatlarında dolar kuru etkisi
Türkiye'deki gram altın fiyatlarının yalnızca uluslararası piyasalardaki ons altın hareketlerine bağlı olmadığını hatırlatan Özcan, döviz kurundaki değişimlerin de fiyatlar üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Özcan, "Türkiye'de gram altının fiyatını hem uluslararası altın fiyatı hem de dolar kuru belirliyor. Dolayısıyla ons altında düşüş devam etse bile dolar kurundaki yükseliş gram altındaki düşüşü biraz da olsa sınırlayabilir. Yatırımcılarımızın bunlara dikkat etmesini öneriyorum." ifadelerini kullandı.

Altın ve borsa yatırımcılarına panik uyarısı
Piyasalardaki yüksek oynaklığın yatırım kararlarında riskleri artırabileceğini belirten Özcan, birikimlerin tek bir yatırım aracında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Özellikle kısa vadede ihtiyaç duyulacak parayla riskli işlemler yapılmasının ve borçlanarak yatırım gerçekleştirilmesinin olası kayıpları büyütebileceğini belirten Özcan, şu uyarıda bulundu:
"Benim burada en önemli tavsiyem; bütün birikimlerini tek bir yatırım aracına bağlamasınlar. Yatırımlarını çeşitlendirsinler, kısa vadede ihtiyaç duyulacak parayla riskli işlemlere girmemelerini özellikle öneriyorum. Özellikle borçlanarak veya kaldıraç kullanarak yatırım yapmanın böyle dalgalı dönemlerde ciddi kayıplara neden olabileceğini de unutmamaları gerektiğini söylüyorum."
Borsa yatırımcılarının da kararlarını doğrulanmamış piyasa söylentileri yerine ekonomik verilere dayandırması gerektiğini ifade eden Özcan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Borsa yatırımcıları açısından da temel önerim; söylentilerle değil, ekonomik verilerle hareket etmeleri, risklerini dağıtmaları ve yatırımlarını kendi mali durumları ile yatırım vadelerine göre değerlendirmeleri olacaktır."